Oğlunun Hayatını Adadı: Babaların En Büyük Fedakârlığı Babalar Günü'nde Duygulandırdı!
Zonguldak'ta yaşayan baba Ayhan Kuru, serebral palsi hastası oğlu Sercan için hayatını adadı. Çocuğunun tüm ihtiyaçlarını karşılayan Kuru, geçimini merdiven temizleyerek sağlıyor. Bu yürek burkan fedakârlık, Babalar Günü'nde en anlamlı örneğini sergiledi.
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinden yürekleri ısıtan bir yaşam öyküsü yükseliyor. 50 yaşındaki Ayhan Kuru, 'Her baba evladı için yaşar' sözünü adeta iliklerine kadar hissettiren bir babalık destanı yazıyor. Doğuştan serebral palsi (beyin felci) hastası olan 26 yaşındaki oğlu Sercan Kuru'nun hayat mücadelesinde, babaların evlatları için neler yapabileceğinin en çarpıcı örneğini sergiliyor. Babalar Günü'nde, bu fedakârlık kimilerine göre bir görev olsa da, Kuru'nun azmi ve sevgisiyle yoğrulmuş hayatı, tüm topluma ilham veriyor.
Oğlunun Her Anı İçin Zamandan Feragat Etti
Ayhan Kuru'nun hayatı, oğlu Sercan'ın özel gereksinimleri nedeniyle bambaşka bir yöne evrildi. Serebral palsi hastası olan Sercan'ın günlük bakımının her aşaması, babasının titiz ilgisiyle gerçekleşiyor. Yemeğinden içmesine, banyosundan kişisel bakımına kadar her detayı baba Ayhan Kuru üstleniyor. Bu yoğun ilgi ve bakım gereksinimi, Kuru'nun tam zamanlı bir işte çalışmasını imkânsız kılıyor. Ancak o, bu durumu bir engel olarak görmüyor, aksine evladının mutluluğu ve sağlığı için zamanından ve kendi ihtiyaçlarından fedakârlık yapıyor.
Merdiven Temizliğiyle Umutları Yeşertiyor
Oğlunun masraflarını karşılamak ve evinin geçimini sağlamak için Ayhan Kuru, bulabildiği her türlü gündelik işi yapıyor. Apartmanların merdivenlerini temizleyerek, evinin bereketi için alın teri döküyor. Bu zorlu şartlara rağmen, yüzündeki tebessümü ve oğluna olan bağlılığını kaybetmiyor. Kuru, yaşadığı durumu şu sözlerle özetliyor: “50 yaşındayım. Doğuştan serebral palsi hastası 26 yaşında oğlum Sercan'la birlikte yaşamaktayım. Oğlum Sercan özel gereksinimli, özel eğitim çocuğudur. Çocuğumun bütün ihtiyaçlarını; yemesini, içmesini, banyosunu ben yapmaktayım.” Bu samimi sözler, bir babanın evladına duyduğu tarifsiz sevginin bir göstergesi.
Fedakârlık, Sevginin En Saf Haliyle Buluştu
Ayhan Kuru'nun hikayesi, sadece bir baba-oğul ilişkisinin ötesinde, toplumsal dayanışma ve insanlığın sıcak yüzünü de gözler önüne seriyor. Kuru'nun gösterdiği azim ve asla pes etmeyen ruh hali, çevresindeki insanlara da umut aşılıyor. Bir yandan Sercan'ın özel eğitim ve rehabilitasyon masraflarını karşılamaya çalışırken, diğer yandan da evladına sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunma gayretinde. Bu özel durum, Ayhan Kuru'yu sadece bir baba olmaktan çıkarıp, adeta bir kahramana dönüştürüyor. Onun bu büyük fedakârlığı, Babalar Günü gibi özel günlerde, babaların sevgisinin ve sorumluluğunun ne denli büyük olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Kuru'nun hikayesi, devletin ve toplumun bu tür özel gereksinimli bireylere ve ailelerine yönelik daha fazla destek mekanizması geliştirmesi gerektiği gerçeğini de vurguluyor. Ayhan Kuru gibi fedakâr babaların yalnız olmadığını bilmeleri ve desteklenmeleri, sadece ailelerin değil, tüm toplumun refahı için büyük önem taşıyor.
Hakan Yılmaz
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.