İmamoğlu Davasında 'Perde Arkası' İddiaları: Hangi İsimler, Ne Kadar Ödeme Yaptı? Savunmalar Şok Etkisi Yarattı!
Ekrem İmamoğlu davasında 89. duruşmada sanıklar önemli savunmalar yaptı. Organizasyon firması sahibi Serkan Yıldız ve İBB çalışanı Yakup Öner'in ifadeleri, iddialara ışık tutarken, dikkat çekici isimler ve ödeme detayları öne çıktı.
İstanbul'da görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği Ekrem İmamoğlu'na yönelik davanın 89. duruşması, sanık savunmalarıyla adeta nefes kesti. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki mahkeme salonunda, tutuksuz sanıklar önemli açıklamalarda bulunarak iddialara yanıt verdi. Davanın bu duruşmasında öne çıkan isimler ve savunmalar, olayın boyutunu daha da genişletti.
Organizasyon Firması Sahibi Yıldız'dan Çarpıcı İfadeler: 'Emrah Bağdatlı Yönlendirmesiyle Ödeme Yaptım!'
Duruşmada ilk olarak savunmasını yapan tutuksuz sanık ve organizasyon firması sahibi Serkan Yıldız, ticari faaliyetlerinde yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Yıldız, son dönemde girdiği ihaleleri alamadığını ve bu durumun sektörel çevresiyle de paylaştığını belirtti. Aldığı duyumlara göre, bu işlerin kendisinden Emrah Bağdatlı isimli kişiye aktarıldığını öğrendiğini ifade etti. Ardından, Eyüp isimli bir kişi aracılığıyla Emrah Bağdatlı tarafından yönlendirildiğini savunan Yıldız, şunları söyledi: 'Eyüp isimli kişiyle yaptığım telefon görüşmesinde, Emrah Bağdatlı tarafından yönlendirildiğimi anladım. Bu kişinin bana ulaştığı numarayı avukatım dosyaya sunacaktır.'
Yıldız, söz konusu kişinin Kültür AŞ çalışanı olduğunu düşündüğünü belirterek, 'Çünkü ne kadar alacağım olduğuna kadar tüm ticaretime hakimdi. Bana fatura gönderdiler. Ben de alacağımı ve ticaretimi riske atmamak için ödemeyi yaptım. Ancak fatura karşılığında tarafıma hiçbir mal veya hizmet teslim edilmedi.' dedi. Ağustos 2024 civarında, iki farklı ödeme yaptığını anlatan Yıldız, 'Biri 75 bin lira, diğeri ise 58 bin lira olmak üzere toplamda 133 bin lira ödeme yaptım. O tarihte Kültür AŞ'den 15 milyondan fazla alacağım bulunuyordu. Bu ödemeleri, ticari faaliyetlerime devam edebilmek için mecburen yaptım.' ifadelerini kullandı.
Serkan Yıldız, mahkemede kendisi gibi ödeme yapan başka şirketlerin de olduğunu ve bu durumun sanki yapay zeka ile oluşturulmuş gibi gösterilmeye çalışıldığını ancak gerçekte birçok şirketin benzer olaylar yaşadığını vurguladı. Şirketlerin, iş alabilmek ve ödemelerini tahsil edebilmek için bu tür ödemeler yapmak zorunda kaldığını sözlerine ekledi.
İBB Çalışanı Öner'den 'Örgüt Üyeliği' Suçlamasına Ret: 'Danışmanlar ve Dış Bağlantılar Ağım'
Davanın bir diğer tutuksuz sanığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) çalışanı harita mühendisi Yakup Öner, örgüt üyeliği suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Öner, İBB'de başkanlık danışmanları ve onlara bağlı birimlerin görev tanımlarını detaylandırdı. Kurum içinde, Ertan Yıldız, Murat Ongun ve Yiğit Oğuz Duman gibi isimlerin farklı alanlarda yetkili resmi danışmanlar olduğunu söyledi. Bu danışmanların kendi alanlarında hareket ettiğini, gerektiğinde bu alanların birbirine bağlandığı bir işleyişin söz konusu olduğunu anlattı. Kendisinin hiçbir zaman yönetim toplantılarına katılmadığını ve bu yapının hiçbir unsuru veya çalışanı olmadığını savundu.
Öner, belediye dışındaki bağlantılara da değinerek, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin gibi isimlerin bu yapının dış bağlantıları içerisinde yer aldığını duyduğunu belirtti. Ancak bu isimler hakkında net bir bilgisi olmadığını ifade etti. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu'nun, hafriyat işlerini İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş ile birlikte yürüttüğüne dair duyumları olduğunu dile getirdi.
Kurum içi işleyişin temel çalışma biçimini açıklayan Öner, 'Bir iş veya konu gündeme geldiğinde, işin niteliğine göre ilgili kişi devreye giriyor, belediye içindeki karar mekanizmaları ve dışarıdaki kişi/şirket ilişkileri bu süreci tamamlıyordu. Bu nedenle farklı kişiler ve işler gibi görünse de, aralarında görev ve yetki paylaşımı olan, gerektiğinde koordinasyon sağlayan bir düzen olduğunu düşünüyorum.' dedi. İhale süreçlerinde bazı firmalardan yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini duyduğunu ancak kendisinin bu işlerin içinde yer almadığını yineledi.
'Para İşlerinin Takibi Fatih Keleş'teydi' İddiası
Yakup Öner, seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart veya nakit gibi taleplerde bulunulduğunu öğrendiğini iddia etti. Bu para işlerinin takibini ise Fatih Keleş'in yürüttüğünü ve kimlerden ne kadar para alındığını bilen kişinin de kendisi olduğunu anladığını belirtti. Ancak kendisinin Fatih Keleş'e bağlı bir çalışan olmadığını ve başkanın yönlendirdiği sınırlı konular dışında kendisiyle bilgi paylaşımı olmadığını vurguladı.
Öner, mevcut yapıda fiilen etkili olan yalnızca üç danışman ve bir kişi olduğunu gözlemlediğini belirterek, bu kişilerin belirli alanlardan sorumlu olduğunu ve bu alanların gerektiğinde birbiriyle bağlantılı çalıştığını ifade etti. Kendisinin bu organizasyonun hiçbir yerinde olmadığını savundu. İddianamedeki rüşvet iddialarını reddeden Öner, kendisinin veya üçüncü kişiler adına bir menfaatte bulunmadığını ve yasal mevzuatlar kapsamında hareket ettiğini savundu.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın daha önceki etkin pişmanlık ifadelerinin doğruluğunu sorması üzerine, Yakup Öner beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Başkan Aylan'ın, 'Gülaylar konusu var. İfadenizde bu durumun 22 milyon dolar civarında bir maliyeti olduğundan bahsettiniz. Gülaylar bunu kabul etmedi. Bunun üzerine bu durumu Ekrem İmamoğlu'na arz ettiğinizde, Başkan bir şey...' şeklindeki sorusu üzerine duruşmaya ara verildi.