Bakan Güler'den Kritik Açıklama: Türk Ordusu Sadece Savaşmaz, 'Türkiye Yüzyılı'nın Mimarı!
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Maltepe'de yaptığı açıklamada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) sadece savunma değil, aynı zamanda Türkiye'nin 'yeni yüzyıl' vizyonunun itici gücü olduğunu vurguladı. Güler, ordunun gücünün milli savunma sanayiindeki atılımlarla perçinlendiğini belirtti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' kapsamında İstanbul Maltepe'de önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Maltepe İlçe Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Güler, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutlayarak başladığı konuşmasında, Maltepe'nin tarihi ve stratejik önemine dikkat çekti. Bölgenin, Osmanlı'dan Milli Mücadele'ye uzanan süreçte kritik bir lojistik ve geçiş noktası olduğunu hatırlatan Güler, Maltepe'nin Cumhuriyet dönemindeki gelişimine de değindi.
Küresel Belirsizliklere Karşı Türkiye'nin Güçlü Duruşu
Konuşmasının ana eksenine küresel güvenlik ortamındaki değişimleri oturtan Bakan Güler, dünyanın son derece kritik bir dönemden geçtiğini ifade etti. Yakın coğrafyada yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, çatışmalar ve savaşların, güçlü devlet yapısının, milli birlik ve beraberliğin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Bu zorlu süreçte Türkiye'nin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hem kendi huzurunu ve güvenliğini koruyabildiğini hem de uluslararası güvenlik mimarisinin etkin bir aktörü haline geldiğini vurguladı. Güler, Türkiye'nin ihtilaflı meselelerin çözümündeki yapıcı tutumu ve yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğiyle bu iddiasını pekiştirdiğini sözlerine ekledi.
Diplomasi ve Sahadaki Gücün Sinerjisi
Bakan Güler, Türkiye'nin artık güvenliğini sağlarken çevresindeki krizlere kayıtsız kalmayan, diplomasinin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanan, gerektiğinde ise inisiyatif alabilen bir ülke olduğunu belirtti. BM Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vurguladığı gibi, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda bölgesel sahiplenme, açık diplomasi, karşılıklı güven ve ortak kalkınmanın önemine işaret etti. Türkiye'nin bu anlayışla, Irak ve Suriye'deki istikrarsızlık, Libya'daki sorunlar, Kafkaslar'daki kalıcı barış çabaları ve Karadeniz'deki güvenlik gibi konularda yoğun diplomatik faaliyetler yürüttüğünü dile getirdi. Aynı zamanda Filistin gibi kriz bölgelerinde insani değerleri ve uluslararası hukuku savunmaya devam ettiklerini söyledi. Güler, diplomasideki gücün en önemli dayanağının ise sahada etkin ve caydırıcı bir güce sahip olmaktan geçtiğini şu sözlerle ifade etti:
Türk Silahlı Kuvvetleri: 'Türkiye Yüzyılı'nın Teminatı ve Gurur Kaynağı
“Elbette ülkemizin diplomasi masasında güçlü olmasının en önemli dayanaklarından biri de sahada etkin ve caydırıcı bir güce sahip olmasıdır. Bu noktada kahraman ordumuz, ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için yurt içinde ve sınır ötesinde fedakarca görev yapmaktadır.”
Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) gazi ve muzaffer ordusu olduğunu vurgulayarak, hudut güvenliğinden terörle mücadeleye, mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin korunmasından uluslararası görevlere kadar tüm misyonları başarıyla yerine getirdiğini kaydetti. TSK'nın fedakarlığın ve kahramanlığın timsali olduğunu belirten Bakan Güler, ordunun sahip olduğu tecrübeli personel, yüksek hazırlık seviyesi ve üstün harekat kabiliyetiyle ülkenin en önemli güç ve gurur kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Bu üstün kabiliyetlerin, yerli ve milli savunma sanayiindeki büyük atılımlarla daha da ileriye taşındığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen bu dönüşümün, dışa bağımlılığı azaltırken stratejik hareket serbestisini ve teknolojik bağımsızlığı güçlendirdiğini vurguladı. Milli gemiler, insansız hava araçları, füze ve hava savunma sistemleri gibi yerli ve milli sistemlerle TSK'nın etkinliğinin ve caydırıcılığının her geçen gün arttığını belirtti.
Kendi Kaderini Belirleyen Bir Türkiye
Artık Türkiye'nin, güvenliği konusunda başkalarının kararlarına göre hareket eden değil, kendi ihtiyaçlarını belirleyen, kritik teknolojileri geliştirebilen ve stratejik hamlelerini hayata geçirebilen bir ülke konumuna geldiğini ifade eden Güler, bu kabiliyetlerin Türkiye'nin dünyadaki gücünü ve konumunu daha da ileriye taşıdığını sözlerine ekledi. Konuşmasının son bölümünde, milletin birlik ve beraberliğinin bu hedeflere ulaşmadaki en sağlam dayanak olduğunu yineleyen Güler, terörle mücadeledeki kazanımların kalıcı hale getirilmesi ve bin yıllık kardeşliğin pekiştirilmesiyle 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hayata geçirileceğini müjdeledi.