ABD Verileri Küresel Piyasaları Sallayacak Mı? Faiz Artırımı Beklentisi Yükseliyor!
ABD'den gelecek kritik veriler, piyasalarda heyecan dorukta. Teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler, yatırımcıları diken üstüne yatırdı. Fed'in faiz politikası ve küresel dengeler masada.
Küresel piyasalar, gözünü kulağını ABD'den gelecek makroekonomik verilere çevirdi. Jeopolitik risklerin ve teknoloji sektöründeki son gelişmelerin belirleyici rol oynadığı bu dönemde, yatırımcılar Fed'in olası adımlarına odaklanmış durumda. Yapay zeka odaklı teknoloji hisselerinde yaşanan rekor yükselişlerin ardından gelen kar satışları, sektördeki iyimserliği törpülerken, ABD'li çip devi Broadcom'un beklentilerin altında kalan gelir tahminleri bu baskıyı artırdı.
Jeopolitik Gerilimler ve Orta Doğu Barış Umutları
Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesine karşın, ABD ile İran arasında bir anlaşma sağlanabileceği beklentileri, piyasalardaki satış baskısını bir nebze olsun dengelemeyi başardı. ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen ve Washington yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören 'savaş yetkileri' tasarısı, küresel risk algısını hafifletti. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran lideri Mücteba Hamaney ile bir anlaşma zemini bulmak için görüşebileceği yönündeki açıklamaları da bu yumuşama sinyallerini güçlendirdi. Trump'ın, "Onunla tanışmaktan onur duyarım. Bir anlaşmaya varabilir miyiz bunu görmek isterim" şeklindeki sözleri, diplomasi kapılarının aralık kaldığına işaret ediyor.
ABD İstihdam Piyasası Verileri Kritik Öneme Sahip
Makroekonomik göstergeler tarafında ise ABD iş gücü piyasasından gelen veriler, piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta işsizlik maaşı başvurularının 225 bine yükselmesi ve piyasa beklentilerini aşması dikkat çekti. Bu hafta açıklanacak olan JOLTS açık iş sayısı ve ADP özel sektör istihdamı verileri, piyasaların yönünü belirlemede kritik rol oynayacak. Eğer tarım dışı istihdam verileri de beklentilerin üzerinde gelirse, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına gidebileceği spekülasyonları daha da güçlenecek.
Fed Yetkililerinden Faiz Mesajları
Para politikası cephesinde Fed yetkililerinin açıklamaları yakından izleniyor. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, merkez bankasının önündeki temel tercihin, enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırmak ile sabırlı olup faiz oranlarını sabit tutmak arasında gidip geldiğini belirtti. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise para politikasının mevcut durumda iyi bir konumda olduğunu ancak ekonomideki belirsizliklerin, faiz oranlarının geleceğine dair net bir öngörüde bulunmayı zorlaştırdığını dile getirdi.
Teknoloji Hisselerinde Sert Düşüşler ve Dow Jones Rekoru
Piyasaların genelinde teknoloji sektörü kaynaklı satış baskısı hissedilirken, ABD borsalarında karışık bir seyir izlendi. Teknoloji hisselerindeki düşüşlere rağmen, makroekonomik verilerin ekonominin direncini teyit etmesi ve ekonomik aktivitenin devam edeceğine dair beklentiler, sanayi şirketlerinin hisselerine olan ilgiyi artırdı. Broadcom hisseleri yüzde 12,6'lık sert bir düşüş yaşarken, Qualcomm (yaklaşık %3), AMD (%3,6) ve Micron Technology (%7,7) gibi diğer çip üreticilerinin hisseleri de değer kaybetti. Siber güvenlik firması CrowdStrike hisseleri de zayıf gelir beklentileriyle %3,8 düştü. Bu dalgalanmalara rağmen, Dow Jones endeksi günü %1,73'lük bir artışla 51.657,89 puana ulaşarak rekor seviyede tamamlarken, S&P 500 endeksi %0,41 yükseldi, Nasdaq endeksi ise %0,09 geriledi.
Avrupa ve Asya Borsalarında Farklı Seyirler
Avrupa borsaları, İsrail ve Lübnan arasındaki ateşkes haberlerinin petrol fiyatlarındaki düşüşe olumlu yansımasıyla genel olarak pozitif bir seyir izledi. Sağlık sektöründeki yükselişler de bu olumlu havaya katkı sağladı. Avro Bölgesi'nde perakende satışlar beklentilerin altında kalsa da, AB Komisyonu'nun bankacılık sektörüne yönelik Basel III güncellemeleri piyasalara olumlu yansıdı. Almanya'da DAX 40 endeksi %0,60, Fransa'da CAC 40 %1,15, İtalya'da FTSE MIB 30 %0,27 ve İngiltere'de FTSE 100 %0,27 prim yaptı.
Asya borsalarında ise teknoloji hisselerindeki satış baskısı daha belirgin hissedildi. Özellikle Güney Kore borsasında sert düşüşler yaşanırken, dolar/Güney Kore wonu paritesi 2009'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Analistler, bu durumun küresel hisse senedi piyasalarına yönelik risk algısını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu gelişmeler ışığında, ABD'den gelecek veriler ve Fed'in para politikası adımları, önümüzdeki günlerde küresel piyasaların ana belirleyicisi olmaya devam edecek. Orta Doğu'daki gelişmeler ve teknoloji sektöründeki dalgalanmalar da piyasa üzerindeki etkisini sürdürecek.