--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 12.06.2026 23:15 6 okunma

Türkiye'nin Su Kaynakları Alarm Veriyor: 2028'e Kadar Büyük Değişim Şart! Kişi Başı Düşen Su Miktarı Vantilatörü Kapatıyor Mu?

Türkiye, artan nüfus ve iklim değişikliği etkileriyle birlikte ciddi bir su kıtlığı riskiyle karşı karşıya. Devlet Su İşleri verileri, mevcut su potansiyelinin kişi başına düşen miktarın 1700 metreküplük kritik eşiğin altında kaldığını gösteriyor.

Türkiye'nin Su Kaynakları Alarm Veriyor: 2028'e Kadar Büyük Değişim Şart! Kişi Başı Düşen Su Miktarı Vantilatörü Kapatıyor Mu?

Türkiye, son yıllarda giderek daha belirgin hale gelen su stresi tehdidiyle yüzleşiyor. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı güncel veriler, ülkenin gelecekte karşılaşabileceği potansiyel su kıtlığına dair önemli ipuçları sunuyor. 78 milyon hektarlık devasa yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarının tarım arazisi olarak değerlendirildiği Türkiye'de, 2028 yılına kadar 7,85 milyon hektarlık alanın sulanabilir hale getirilmesi gibi iddialı hedefler bulunuyor. Ancak bu hedeflerin gerçekleştirilebilmesi ve sürdürülebilirliği, ülkenin su kaynaklarının mevcut durumu ve gelecekteki projeksiyonları göz önünde bulundurulduğunda daha da kritik hale geliyor.

Yarı Kurak İklimin Vurduğu Türkiye: Yağışlar Yeterli Mi?

Türkiye'nin coğrafi konumu ve genel iklim özellikleri, onu yarı kurak bir iklim kuşağında yerleştiriyor. Bu durum, ülkenin yağış rejiminin mevsimsel ve bölgesel farklılıklar göstermesine neden oluyor. Yıllık toplam yağış miktarının ortalama 450 milyar metreküp olarak hesaplanması, kağıt üzerinde önemli bir rakam gibi görünse de, bu suyun ne kadarının depolanabildiği, kullanılabildiği ve etkin yönetildiği asıl belirleyici faktör olarak öne çıkıyor. DSİ'nin yürüttüğü kapsamlı rasat faaliyetleri, hidrometrik, hidrometeorolojik, sediment, kar ve su kalitesi gibi birçok alanda anlık veri toplama imkanı sunuyor. Bu veriler, hidroelektrik santrallerinden (HES) bırakılan doğal hayat suyu seviyelerinin takibi gibi hayati önem taşıyan konuları da kapsıyor. Mevcut verilere göre, Türkiye genelindeki depolama tesislerinin toplam hacmi 183,82 milyar metreküp seviyesindeyken, sulanan alanın brüt miktarı 7,28 milyon hektar olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Kritik Eşik Altında: Kişi Başı Düşen Su Miktarı Tehlikede!

Bir ülkenin su kaynakları açısından zengin sayılabilmesi için yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 1700 metreküpü aşması gerekiyor. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaşan nüfusuyla birlikte, Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 112 milyar metreküplük su potansiyeli, kişi başına yıllık ortalama 1301 metreküpe denk geliyor. Bu rakam, Birleşmiş Milletler'in belirlediği su stresi eşiği olan 1700 metreküpün belirgin bir şekilde altında. Uzmanlar, bu durumun nüfus artışı, kentleşme baskısı ve en önemlisi iklim değişikliği etkileriyle birlikte gelecekte çok daha vahim boyutlara ulaşabileceği konusunda uyarıyor. Mevcut senaryolar, Türkiye'nin yakın gelecekte su kısıtı yaşayan ülkeler kategorisine dahil olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, suyun tasarruflu ve optimum seviyede kullanımı hayati bir önem taşıyor.

Geleceğe Yatırım: Havza Planlarından Modern Sulama Sistemlerine

DSİ, bu zorlu tabloyu iyileştirmek ve geleceğe yönelik bir güvence oluşturmak adına çok yönlü stratejiler geliştiriyor. Depolamalı tesislerin artırılması, mevcut su kaynaklarının potansiyelinin tam olarak değerlendirilmesi ve bu kaynakların çok amaçlı kullanımına yönelik çalışmalar yoğunlaşmış durumda. Özellikle işletmedeki sulama sistemlerinde yaşanan kayıpları minimize etmek, suyun daha verimli kullanılmasını sağlamak ve toprağın kalitesini olumsuz etkileyen drenaj sorunlarını çözmek amacıyla yenileme projeleri önceliklendiriliyor. Klasik açık sistem sulama şebekelerinin yerini, modern ve kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin alması, su tasarrufu açısından büyük önem taşıyor. Bu sistemler, suyun buharlaşma ve sızıntı yoluyla kaybını önemli ölçüde azaltarak, daha az suyla daha geniş alanların sulanmasına olanak tanıyor.

İklim Değişikliğinin Gölgesinde Master Plan Güncellemeleri

Küresel iklim değişikliğinin etkileri, Türkiye'nin su kaynakları yönetimini de doğrudan etkiliyor. Son yıllarda gözlemlenen yağış miktarındaki dalgalanmalar ve değişen yağış rejimleri, geliştirilen projelerin kaynak-ihtiyaç dengesini bozabiliyor. Bu belirsizliklerle başa çıkabilmek ve mevcut projelerden en üst düzeyde fayda sağlamak amacıyla, 25 ayrı hidrolojik havzanın master planları güncelleniyor. Bu güncellemeler, iklim değişikliği senaryolarını dikkate alarak daha optimum ve esnek proje formülasyonlarının geliştirilmesini hedefliyor. Bu kapsamlı çalışmalar, Türkiye'nin su geleceğini güvence altına alma yolunda atılan önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.

Hakan Yılmaz

Hakan Yılmaz

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Teknoloji 13.06.2026 09:15 0 okunma

Meta'nın Yapay Zeka Botu Kalkanı Delindi: Milyonlarca Instagram Hesabı Tehlikede Miydi?

Instagram'ın yapay zeka destekli müşteri hizmetleri botu, hackerlar tarafından manipüle edilerek kritik bir güvenlik açığı oluşturdu. Ünlü isimlerin ve kurumların hesaplarının da hedef alındığı saldırıda, şirketten gelen son açıklama dikkat çekiyor.

Meta'nın Yapay Zeka Botu Kalkanı Delindi: Milyonlarca Instagram Hesabı Tehlikede Miydi?

Sosyal medyanın devlerinden Meta'nın çatısı altındaki Instagram, kullanıcı hesap güvenliği konusunda son zamanların en endişe verici açıklarından biriyle yüzleşti. Güvenlik araştırmacıları ve etkilenen kullanıcıların raporlarına göre, saldırganlar Meta'nın yapay zeka destekli sohbet botunu ustaca manipüle ederek, kullanıcıların hesaplarına izinsiz erişim sağlamayı başardı. Bu durum, platformun milyonlarca kullanıcısının verilerinin ve dijital kimliklerinin büyük bir riske maruz kalmış olabileceği endişesini doğurdu.

Yapay Zeka Botu Nasıl Argüman Silahına Dönüştü?

Olayın detayları, özellikle Reddit ve X gibi sosyal medya platformlarında hızla yayılan kullanıcı paylaşımlarıyla gün yüzüne çıktı. Birçok kullanıcı, hesaplarının aniden ele geçirildiğini ve şifrelerinin izinsiz olarak değiştirildiğini bildirdi. Bu saldırılardan etkilenenler arasında sadece sıradan kullanıcılar değil; eski ABD Başkanı Obama dönemine ait Beyaz Saray Instagram hesabı ve ABD Uzay Kuvvetleri Başçavuşu John Bentinvegna gibi dikkat çekici isimler ve kurumlar da bulunuyordu. Bu durum, saldırının hedefinin ne kadar geniş ve stratejik olabileceğine işaret etti.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi hesabının da benzer bir yöntemle ele geçirildiğini doğrulayarak, sürecin işleyişine dair önemli ipuçları verdi. Saldırganların, Instagram'ın otomatik güvenlik protokollerini atlatmak için VPN kullanarak hedef kullanıcıların coğrafi konumlarını taklit ettiği belirlendi. Bu sayede, sistemin normalde şüpheli hareketleri algılamasını engellemeyi başardılar.

Saldırı Zinciri: Botu Manipüle Etme Süreci

Hackerların izlediği yöntem, yapay zeka destekli sistemlerin beklenmedik zafiyetlerini ortaya koydu. Saldırganlar, Meta AI Destek Asistanı ile bir sohbet başlatıyor ve bu sohbet sırasında hedef hesaba yeni bir e-posta adresi eklenmesi talebinde bulunuyorlardı. Bot, saldırganın belirttiği bu yeni e-posta adresine bir doğrulama kodu gönderiyordu. Kurbanın gerçek e-posta adresine veya cihazına herhangi bir müdahale olmadan, saldırganın sohbet botuyla paylaştığı doğrulama kodu sayesinde şifre sıfırlama ekranı aktif hale geliyordu. Bu süreç, sistemin doğrulama mekanizmasındaki kritik bir boşluğu kullanarak, bot üzerinden doğrudan yetki yükseltilmesine olanak tanıyordu. Sonuç olarak saldırganlar, kurbanın orijinal şifresini bilmeden veya herhangi bir fiziksel erişim sağlamadan hesabın tam kontrolünü ele geçiriyordu.

Meta'dan Hızlı Müdahale: Sorun Çözüldü Mü?

Kullanıcıların ve güvenlik otoritelerinin endişeli bekleyişi sürerken, Meta'dan nihayet bir açıklama geldi. Şirketin sözcüsü Andy Stone, Pazartesi günü yaptığı resmi açıklamada, söz konusu güvenlik sorununun başarıyla giderildiğini ve sistemin güvence altına alındığını doğruladı. Ancak Stone, bu saldırıdan toplamda kaç kullanıcının etkilendiğine dair kesin bir rakam vermekten kaçındı. Bu durum, etkinin boyutunun tam olarak bilinmediği ve belki de daha fazla kullanıcının bu durumdan habersiz olabileceği spekülasyonlarına yol açtı.

Uzmanlardan Güvenlik Uyarısı

Yaşanan bu olay, yapay zeka destekli otomasyon sistemlerinin siber güvenlik açısından taşıdığı riskleri bir kez daha gözler önüne serdi. Güvenlik uzmanları, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin, kullanıcı verilerine erişim sağlayan bu tür otomatik destek sistemleri üzerinde çok daha sıkı denetimler ve gelişmiş güvenlik protokolleri uygulaması gerektiğini vurguluyor. Yapay zekanın sunduğu kolaylıkların, aynı zamanda potansiyel saldırı yüzeyini de genişletebileceği ve bu nedenle sürekli bir güvenlik güncellemesi ve adaptasyonun şart olduğu belirtiliyor.

Meta'nın bu güvenlik zafiyetini ne kadar hızlı kapattığı önemli olsa da, olayın yankıları ve yapay zeka güvenliği konusundaki tartışmalar uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Kullanıcıların hesap güvenliği için iki faktörlü kimlik doğrulama gibi ek önlemleri aktif hale getirmeleri ve şüpheli aktivitelere karşı dikkatli olmaları tavsiye ediliyor.

Ekonomi 13.06.2026 08:45 0 okunma

İş Bankası'ndan Cep Telefonunu POS'a Çeviren Devrim: İşPOS ile Ödemeler Cebinizde!

Türkiye İş Bankası, Maximum İşyerim uygulamasını yenileyerek İşPOS adıyla sundu. Yeni platform sayesinde işletmeler, cep telefonları üzerinden anlık ödeme alıp POS işlemlerini yönetebilecek.

İş Bankası'ndan Cep Telefonunu POS'a Çeviren Devrim: İşPOS ile Ödemeler Cebinizde!

Türkiye İş Bankası, ticari hayata sunduğu yenilikçi çözümlerle dikkat çekmeye devam ediyor. Banka, daha önce Maximum İşyerim adıyla bilinen mobil uygulamasını, işletmelerin ödeme alma süreçlerini kökten değiştirecek şekilde güncelleyerek İşPOS adı altında yeniden kullanıma sundu. Bu çığır açan yenilik, artık işletmelerin cep telefonlarını birer tahsilat noktasına dönüştürmelerini sağlıyor.

Ticari Hayatın Dijitalleşen Yüzü: İşPOS Nedir?

İşPOS, en basit tanımıyla, işletmelerin tüm POS ve ödeme alma işlemlerini tek bir dijital çatı altında yönetmelerine imkan tanıyan gelişmiş bir uygulamadır. Eskiden fiziksel POS cihazlarına veya farklı kanallara ihtiyaç duyan işletmeler, artık akıllı telefonları aracılığıyla müşterilerinden temassız ödeme alabiliyor, ödeme linkleri oluşturabiliyor ve karekod ile tahsilat yapabiliyor. Uygulama, mobil ödeme almanın ötesinde, gerçekleştirilen tüm işlemlerin anlık takibini ve detaylı raporlamasını da sunarak işletmecilere tam bir kontrol sağlıyor.

İşPOS'un sunduğu ödeme yöntemleri arasında öne çıkanlar şunlar:

  • POS’um Cepte: Müşterilerin fiziki POS cihazı olmadan, satıcının mobil cihazı üzerinden kartla ödeme yapmasını sağlar.
  • Linkle Tahsilat: İşletmelerin, müşterilerine e-posta, SMS veya sosyal medya aracılığıyla gönderebilecekleri güvenli ödeme linkleri oluşturmasına olanak tanır.
  • TR Karekod ile Ödeme Alma: Müşterilerin mobil bankacılık uygulamaları üzerinden karekod okutarak kolayca ödeme yapabilmesini mümkün kılar.

Bu çeşitlilik, her türlü iş modeline ve müşteri tercihlerine uyum sağlama esnekliği sunarak, işletmelerin tahsilat süreçlerini çok daha verimli hale getiriyor.

İş Bankası'ndan Kapsamlı Dijital Dönüşüm Vurgusu

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sn. Sezgin Lüle, yeni uygulama İşPOS ile ilgili yaptığı açıklamada, bankanın yaklaşımını net bir şekilde ortaya koydu. Lüle, bankacılığı sadece finansal işlemlerden ibaret görmediklerini, aksine müşterilerin günlük yaşamlarını ve ticari faaliyetlerini kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele aldıklarını belirtti. Teknolojiye yaptıkları yatırımların ve yenilikçi bakış açılarının, müşterilerin beklentilerine hızlı, pratik ve güvenilir çözümler sunma hedeflerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.

“Maximum İşyerim uygulamasını bir adım öteye taşıyarak İşPOS’u hayata geçirdik” diyen Lüle, bu adımın işletmelerin dijitalleşme yolculuğunu sadeleştirmeyi ve finansal işlemleri daha hızlı ve pratik hale getirmeyi amaçladığını kaydetti. Geleceğe yönelik vizyonlarını da paylaşan Lüle, İş Bankası’nın dijital dönüşümü destekleyen, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren uygulamalar geliştirmeye ve ticari hayatı kolaylaştıran çözümler üretmeye devam edeceğinin altını çizdi.

İşPOS'un İşletmelere Sağladığı Avantajlar

İşPOS uygulaması, işletmeler için birçok somut fayda sunuyor. Bunların başında, sanal POS maliyetlerinden tasarruf etme imkanı geliyor. Fiziksel POS cihazı ihtiyacını ortadan kaldırması veya mevcut POS sistemlerine ek olarak mobil bir çözüm sunması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için önemli bir maliyet avantajı sağlıyor. Ayrıca, anlık takip ve raporlama sayesinde işletme sahipleri, nakit akışlarını daha etkin yönetebiliyor ve finansal durumları hakkında her an bilgi sahibi olabiliyorlar.

Uygulamanın sunduğu kolaylıklar, sadece ödeme alma ile sınırlı değil. İşletmeler, müşteri bilgilerini düzenleyebilir, geçmiş işlemlerini kolayca sorgulayabilir ve hatta tahsilatlarla ilgili çeşitli raporlar alabilirler. Bu da, operasyonel verimliliği artırarak işletme sahiplerinin asıl işlerine odaklanmalarına olanak tanıyor. İş Bankası’nın bu hamlesi, mobil teknolojinin gücünü ticari faaliyetlere entegre ederek, Türkiye'deki KOBİ ekosistemini daha da güçlendirme potansiyeli taşıyor.

Spor 13.06.2026 08:15 1 okunma

Florentino Perez'den Olay Yaratacak Mourinho Açıklaması: Efsane Hoca 13 Yıl Sonra Madrid'e Dönüyor Mu?

Real Madrid'de seçim arefesi: Mevcut Başkan Florentino Perez, yeniden seçilmesi halinde Jose Mourinho'yu takımın başına getireceğini duyurdu. Bu hamle, futbol dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Florentino Perez'den Olay Yaratacak Mourinho Açıklaması: Efsane Hoca 13 Yıl Sonra Madrid'e Dönüyor Mu?

Real Madrid'de sular durulmuyor! Sezonu kupasız tamamlamanın hayal kırıklığını yaşayan ve taraftarların beklentilerini karşılayamayan kulüpte, 7 Haziran'da yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde mevcut başkan Florentino Perez'den ortalığı sarsacak bir açıklama geldi. Perez, eğer yeniden başkan seçilirse, futbolseverlerin yakından tanıdığı Portekizli teknik direktör Jose Mourinho'yu takımın başına getireceğini resmen duyurdu. Bu hamle, futbol gündemine adeta bomba gibi düştü.

Spor 13.06.2026 07:45 1 okunma

Milliler Miami'de Antrenmanda! Hidayet Türkoğlu ve İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan Destek Geldi: Büyük Hedef Tek Yürek!

A Milli Futbol Takımı'nın 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Miami'deki ilk antrenmanına TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu da katılarak moral verdi. İki başkan da milli ekibe duydukları güveni ve başarı dileklerini paylaştı.

Milliler Miami'de Antrenmanda! Hidayet Türkoğlu ve İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan Destek Geldi: Büyük Hedef Tek Yürek!

2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıklarını sürdüren A Milli Futbol Takımı, ABD'nin Miami kentindeki ilk antrenmanını gerçekleştirdi. Ay-yıldızlı ekibin bu kritik kampına, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu da çıkarak milli takıma destek verdiler. İki spor camiasının önde gelen isimlerinin bir araya gelmesi, spor kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Ekonomi 13.06.2026 07:15 1 okunma

Ortadoğu'da Barış Umutları Sönüyor, Petrol Fiyatları Kontrolden Çıkıyor: 96 Dolarlık Şok!

İran'dan gelen kritik bir haber, küresel petrol piyasalarında deprem etkisi yarattı. Barış görüşmelerinin durdurulduğu bilgisiyle birlikte petrol fiyatları adeta fırladı.

Ortadoğu'da Barış Umutları Sönüyor, Petrol Fiyatları Kontrolden Çıkıyor: 96 Dolarlık Şok!

Ortadoğu'daki tansiyonun yükselmesi ve barış umutlarının belirsizliğe sürüklenmesi, küresel enerji piyasalarını altüst etti. Özellikle İran ve İsrail arasındaki gerilimin tırmanması, petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere neden oldu. Yaklaşık altı haftadır düşüş eğiliminde olan petrol, son gelişmelerle birlikte küllerinden yeniden doğarak rekor seviyelere yaklaştı.

Barış Görüşmelerindeki Sessizlik Petrolü Ateşledi

Daha önce Nisan ortasından bu yana en düşük seviyelerini gören Brent petrol, Cuma günü itibarıyla varil başına 93 dolar seviyelerine dayanmıştı. Benzer bir şekilde, ABD ham petrolü olan WTI da 89 dolar civarında seyrediyordu. Ancak hafta sonuna doğru İran'dan gelen ve tüm dengeleri değiştiren bir haber, piyasalarda adeta şok dalgası yarattı. İran medyasında yer alan bilgilere göre, Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları gerekçesiyle ABD ile yürüttüğü müzakerelerdeki mesajlaşmayı tamamen durdurduğunu duyurdu. Bu beklenmedik gelişme, bölgede tansiyonun daha da yükseleceği endişelerini beraberinde getirdi.

Petrol Fiyatları Aniden Fırladı: Rekor Seviyeler Kapıda

İran'ın müzakere masasını terk etme kararı, küresel petrol piyasalarında anında etkisini gösterdi. Mesajlaşmanın durdurulduğu haberinin yayılmasının hemen ardından, Brent petrol hızla yükselişe geçerek 96 dolar seviyesini gördü. Bu rakam, son dönemdeki en yüksek seviyelerden biri olarak kayıtlara geçti. Aynı şekilde, Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı da 92 doların üzerine çıkarak yatırımcıları ve enerji ekonomistlerini endişelendirdi. Bu ani yükselişin arkasında, bölgedeki olası bir çatışmanın petrol arzını sekteye uğratacağı korkusunun yattığı belirtiliyor.

Jeopolitik Riskler ve Enerji Piyasaları: Kırıgan Denge

Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi, İran ile yaşanan son krizde bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle Ortadoğu gibi kritik bir bölgedeki istikrarsızlık, küresel petrol arzının dörtte birini kontrol eden OPEC+ grubunun dinamiklerini doğrudan etkiliyor. İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuz mücadelesi nedeniyle ABD ve Batılı güçlerle olan gergin ilişkisi, zaten hassas olan enerji piyasalarında yeni bir türbülansa yol açma potansiyeli taşıyor. Analistler, görüşmelerin tamamen kesilmesi ve tansiyonun artması durumunda, petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkabileceği konusunda uyarıyor. Bu durumun, enflasyonist baskıları artırarak küresel ekonomiyi daha da zorlayabileceği tahmin ediliyor.

Gelecek Beklentileri: Belirsizlik Hakim

Piyasalar şimdi gözünü İran ve ABD arasındaki diplomatik temasların yeniden başlayıp başlamayacağına çevirdi. Görüşmelerin yeniden canlanmaması ve gerilimin tırmanması halinde, petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi bekleniyor. Bu durum, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünya ekonomileri için ciddi riskler barındırıyor. Enerji bağımlılığı yüksek olan ülkeler, artan maliyetlerle mücadele etmek zorunda kalacak. Önümüzdeki dönemde, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilecek ve petrol piyasasındaki dalgalanmaların seyrini belirleyecek.