--° -- --/--°
Gündem 19.09.2026 00:45 1 okunma

Trump'tan Şi'ye Kritik Zirve Daveti: "Çok Verimli Bir Görüşme Bekliyorum!"

ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'yi Beyaz Saray'da ağırlayacak. İki lider arasındaki görüşmenin 'çok verimli' geçmesi bekleniyor. Bu kritik zirve, küresel ekonomiyi yakından ilgilendiriyor.

Trump'tan Şi'ye Kritik Zirve Daveti: "Çok Verimli Bir Görüşme Bekliyorum!"

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, görevdeki liderliği boyunca en çok üzerinde durduğu dış politika konularından biri olan Çin ile ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralamaya hazırlanıyor. Trump, 23 Eylül'de Beyaz Saray'da Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping'i ağırlayacak. Bu önemli zirve öncesinde açıklamalarda bulunan Trump, Çin lideriyle olan kişisel ilişkisine dikkat çekerek, gerçekleşecek görüşmelerin 'son derece verimli' geçmesini beklediğini dile getirdi.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 19.09.2026 01:15 0 okunma

Türkiye'de Hayvancılıkta Dev Sıçrama: Küçükbaş Sayısı Hedefi Aştı! Yetiştiricilerin Yüzü Güldü

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği, küçükbaş hayvan varlığının 55-60 milyon hedefine ulaşmasının sektöre büyük moral olduğunu açıkladı. Bu başarı, geleceğe dair umutları artırdı.

Türkiye'de Hayvancılıkta Dev Sıçrama: Küçükbaş Sayısı Hedefi Aştı! Yetiştiricilerin Yüzü Güldü

Ülke hayvancılığında son yılların en sevindirici gelişmeleri yaşanıyor. Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Turan Saldırıcıer'in yaptığı açıklamalar, sektör temsilcileri tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Eldeki veriler, Türkiye'deki küçükbaş hayvan varlığının beklenen 55-60 milyon başlık hedefine ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, hem yetiştiricilerin emeklerinin karşılığını aldığına işaret ediyor hem de sektörün geleceğine dair olumlu bir tablo çiziyor.

Sektörün Hedefe Kilitlenmesi ve Başarının Analizi

TÜDKİYEB Genel Başkanı Turan Saldırıcıer, küçükbaş hayvan varlığındaki bu yükselişin, sektörün kolektif çabasının bir sonucu olduğunu vurguladı. Saldırıcıer, yaptığı değerlendirmede, “Son dönemde attığımız adımlar ve yetiştiricilerimizin gösterdiği gayretle, ülkemizdeki küçükbaş hayvan sayısını hedeflediğimiz 55-60 milyon başlık seviyelerine çıkarmış olmamız bizler için son derece memnuniyet verici. Bu, sadece bir sayısal artış değil, aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sağlayan, istihdam yaratan ve gıda arz güvenliğimizin pekişmesine yardımcı olan önemli bir gelişmedir” ifadelerini kullandı. Bu başarının arkasında, devletin verdiği destekler, modern üretim tekniklerinin benimsenmesi ve yetiştiricilerin bilgi birikiminin artması gibi pek çok faktörün yattığı düşünülüyor.

Yetiştiricilerin Beklentileri ve Geleceğe Yönelik Umutlar

Küçükbaş hayvan varlığındaki bu dikkat çekici artış, doğrudan yetiştiricilerin gelirlerine yansıyor. Daha fazla hayvanın sisteme dahil olması, yemden gübreye, veterinerlik hizmetlerinden ekipman tedariğine kadar pek çok alt sektörü de canlandırıyor. Salgın hastalıkların ve ekonomik dalgalanmaların etkilerinin henüz tam olarak atlatılamadığı bir dönemde, bu haber, sektördeki binlerce ailenin yüzünü güldürdü. TÜDKİYEB'in önümüzdeki dönemdeki hedefleri arasında, sadece sayısal artışı değil, aynı zamanda verimliliği ve hayvan başına düşen et, süt, yapağı verimini de yükseltmek bulunuyor. Bu kapsamda, genetik ıslah çalışmalarına ağırlık verileceği ve çiftçilere yönelik eğitimlerin artırılacağı belirtiliyor.

Devlet Destekleri ve Sektörün Geleceği

Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla devlet tarafından sunulan teşvikler ve destekleme politikaları, bu olumlu tablonun oluşmasında kritik bir rol oynuyor. Kırsal kalkınma projeleri kapsamında verilen krediler, hibeler ve yem bitkileri ekiminin yaygınlaştırılması gibi uygulamalar, yetiştiricilerin maliyetlerini düşürerek daha sürdürülebilir bir üretim yapmalarına olanak tanıyor. Genel Başkan Saldırıcıer, bu desteklerin devamlılığının ve yaygınlaştırılmasının, küçükbaş hayvan varlığını daha da yukarılara taşıyarak Türkiye'yi bu alanda bölgesel bir lider konumuna getirebileceğini dile getirdi. Ayrıca, katma değeri yüksek ürünlerin (örneğin yöresel peynirler, yün ürünleri) pazarlanması konusunda da yeni stratejiler geliştirileceği müjdelendi.

Ekonomik Etkiler ve Gıda Güvenliği

Küçükbaş hayvancılığın büyümesi, sadece tarım sektörü için değil, genel ekonomi için de önemli faydalar sağlıyor. Et ve süt ürünleri başta olmak üzere, temel gıda maddelerinin arz güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunurken, aynı zamanda ihracat potansiyelini de güçlendiriyor. Üretilen kaliteli et ve süt ürünleri, iç piyasadaki talebi karşılarken, aynı zamanda dış pazarlarda da Türk hayvancılık ürünlerine olan ilgiyi artırıyor. Bu büyüme trendinin sürdürülebilirliği için, yem fiyatlarının istikrarı ve girdi maliyetlerinin kontrol altında tutulması gibi konular da yakından takip ediliyor.

Spor 18.09.2026 02:15 4 okunma

Bruno Genesio Patladı: 'Tamamen Dağıldık, Bırakmak Kolay Ama Pes Etmek Yok!'

UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş'a farklı yenilen Marsilya'da Teknik Direktör Bruno Genesio, maç sonu beklenmedik bir açıklama yaptı. Genesio, 'pes etme' mesajı verirken, takımın yaşadığı mental çöküşü ve hataları gözler önüne serdi.

Bruno Genesio Patladı: 'Tamamen Dağıldık, Bırakmak Kolay Ama Pes Etmek Yok!'

UEFA Avrupa Ligi'nde ilk haftasında Beşiktaş'a deplasmanda 4-1 gibi farklı bir skorla mağlup olan Olympique Marsilya'da sular durulmuyor. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Marsilya Teknik Direktörü Bruno Genesio, alınan sonucun ardından beklenmedik itiraflarda bulundu. Fransız çalıştırıcı, takımın yaşadığı mental çöküşü ve maç içindeki kırılma anlarını çarpıcı ifadelerle dile getirdi.

'Konsantrasyon Kaybı ve Dağılma Bizi Bitirdi'

İlk yarıda sahada daha iyi bir oyun sergilediklerini ve beraberlik golünü de bulduklarını belirten Genesio, ikinci yarıya başlarken 5 ila 10 dakika boyunca doğru işler yaptıklarını düşündüğünü ifade etti. Öne geçme fırsatı yakalayabildiklerini ancak sonrasında konsantrasyonlarının tamamen dağıldığını ve takım olarak adeta kaybolduklarını söyledi. Özellikle kornerden yedikleri golün kendileri için bardağı taşıran son damla olduğunu ve farkın açılmasının kaçınılmaz hale geldiğini sözlerine ekledi.

'Son 25 Dakikaya Gol Yüküyle Girip Oyunu Bıraktık'

Fiziksel olarak daha iyi durumda olmaları gerektiğinin altını çizen Genesio, tekrarlanan hataların mutlaka bir sebebinin olduğunu ve bu sebebin derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Takımın son 20-25 dakikasında oyunu tamamen bıraktığını ve enerjilerinin tükendiğini gözlemlediğini belirtti. Üçüncü golü yedikten sonra dahi skoru 3-2'ye getirme veya en azından beraberlik için çabalama potansiyelleri olduğunu ancak bunu gerçekleştirmediklerini ve en çok üzen noktanın da bu olduğunu dile getirdi. Organizasyonlarının tamamen çöktüğünü ve oyundan koptuklarını ifade etti.

'İstifa Kolay, Çalışmaya Devam Etmeliyiz'

Antrenörlük mesleğinin zorluklarına değinen tecrübeli çalıştırıcı, bu tür durumları daha önce de tecrübe ettiğini ve sorumluluğun tamamen kendisinde olduğunu kabul etti. Ancak pes etme lüksünün olmadığını ve çalışmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Strasbourg maçından sonra bazı şeylerin düzeltilmesi gerektiğini ancak aynı hataların tekrarlandığını belirterek, bu durumun kendisini kırıcı hale getirdiğini ancak kesinlikle pes etme gibi bir niyetinin olmadığını net bir dille ifade etti.

'Sistem Değil, Mental Çöküş Var'

Oyun sistemlerinde herhangi bir sorun görmediğini belirten Genesio, asıl sorunun mental bir çöküş olduğunu söyledi. Bu çöküşün hem agresifliği hem de enerjiyi azaltabildiğini, bunun isteyerek yapılan bir durum olmadığını ve konsantrasyon düşüklüğünün de bunun bir parçası olduğunu ekledi. Oyuncuların kafasında sürekli aynı düşüncenin hakim olduğunu, 55 dakika iyi oyun sergilendikten sonra kendiliğinden bir düşüşe geçme endişesinin mental olarak yıpratıcı olduğunu dile getirdi. Duran toplardan gol yemeye devam ettiklerini ve buna da dikkat etmeleri gerektiğini belirten Genesio, çözümü bulmakla yükümlü kişinin kendisi olduğunu ve düzeltilmesi gereken her şeyi yapacağını sözlerine ekledi. Beşiktaş'ın seviyesine şaşırmadığını, analizleri doğrultusunda çok güçlü bir takım çıktığını ve bunu beklediklerini söyledi. İlk yarıda ellerinden geleni yaptıklarını ancak ikinci yarıda işlerin yolunda gitmediğini ifade eden Genesio, Beşiktaş'ın bu turnuvada ileriye gidebilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Ekonomi 18.09.2026 01:15 4 okunma

SPK'dan Dev Adım Sonrası A1 Capital'den Çarpıcı Açıklama: Fonlara O Kapı Kapandı!

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı kritik karar sonrası A1 Capital, ana hissedarı olduğu portföy şirketlerinin TEFAS'ta işlem gören yatırım fonlarının alım satım işlemlerinin durdurulduğunu duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, gelişmelerin yatırımcılarla şeffaf bir şekilde paylaşılacağı belirtildi.

SPK'dan Dev Adım Sonrası A1 Capital'den Çarpıcı Açıklama: Fonlara O Kapı Kapandı!

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı ve finans piyasalarında önemli yankı uyandıran kararın ardından, A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (A1 Capital) grubundan dikkat çekici bir açıklama geldi. Kurul'un aldığı karar doğrultusunda, A1 Capital'in ana hissedarı olduğu A1 Capital Portföy Yönetimi A.Ş. ile dolaylı ortaklarından Pardus Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından TEFAS platformunda işlem gören yatırım fonlarının alım ve satım işlemleri geçici olarak durduruldu.

SPK Kararının Detayları ve Fonlara Etkisi

A1 Capital'in Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yayımladığı resmi açıklamada, SPK'nın söz konusu kararı uyarınca, söz konusu iki portföy yönetim şirketine ait TEFAS'ta işlem gören fonların, yatırımcılar için alım ve satış yönündeki işlemlerinin kapatıldığı açıklandı. SPK'nın karar metninde unvanları belirtilen ve tasfiyesi gerekliliği öngörülen fonlara yönelik süreçlerin, mevzuat çerçevesinde, SPK tarafından belirlenecek özel usuller ve fon bilgilendirme dokümanlarında yer alan esaslara uygun olarak yürütüleceği vurgulandı. Bu durum, yatırımcılar için fonlara yeni girişlerin ve mevcut pozisyonların kapatılmasının geçici olarak askıya alındığı anlamına geliyor.

A1 Capital'den Güven Vurgusu ve Yatırımcı Mesajı

Şirket tarafından yapılan açıklamada, A1 Capital Portföy ve Pardus Portföy'ün, SPK başta olmak üzere ilgili tüm düzenleyici kurumlarla yakın temas halinde olduğu ve alınan karara tam uyum sağlamak adına gerekli tüm adımların titizlikle atıldığı belirtildi. Grubun kurumsal işleyişinin ve finansal faaliyetlerinin ise olağan seyrinde ve kesintisiz olarak devam ettiğinin altı çizildi. Bu süreçte, yatırımcıların ve genel kamuoyunun herhangi bir yanlış bilgiye itibar etmemesi gerektiği uyarısında bulunularak, yalnızca A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin resmi iletişim kanalları ve yetkili otoriteler tarafından yapılan bilgilendirmelere kulak verilmesi istendi. Bu hassas dönemde şeffaflık ve sorumluluk bilinciyle hareket eden şirket, gelişmeler oldukça resmi kanallardan kamuoyunu bilgilendireceğini taahhüt etti.

Finans Piyasalarında Neler Oluyor?

SPK'nın bu türden kararlar alması, sermaye piyasalarının sağlığı ve yatırımcıların korunması açısından büyük önem taşıyor. Özellikle yatırım fonları gibi geniş kitlelere ulaşan finansal ürünlerde alınan önlemler, piyasalarda güvenin tesisi ve olası risklerin bertaraf edilmesi hedefini taşıyor. Tasfiyesi öngörülen fonların durumu, bu fonlara yatırım yapmış olan kişilerin haklarının korunması ve sürecin şeffaf bir şekilde yönetilmesiyle yakından ilgili. A1 Capital'in bu süreçteki rolü ve aldığı tedbirler, piyasa aktörleri tarafından yakından takip ediliyor. Şirketin, grubun genel operasyonlarının aksamadan devam ettiğini vurgulaması, piyasalara yönelik olası spekülasyonların önüne geçme amacı taşıyor. Yatırımcılar için ise bu süreçte sabırlı olmak ve resmi açıklamalara odaklanmak büyük önem arz ediyor.

Gündem 17.09.2026 02:15 5 okunma

Büşra Bebek Kayboldu, Anne Babası Tutuklandı: Arazide Aranırken Şoke Eden Gerçekler Ortaya Çıktı!

Sivas'ta kaybolduğu ihbar edilen Büşra bebeğin annesi ve babası, yapılan geniş çaplı arama çalışmaları ve soruşturma sonucunda tutuklandı. Bebeğin kaybolduğu bölgede yapılan incelemeler, olayın ardındaki sır perdesini aralamaya başladı.

Büşra Bebek Kayboldu, Anne Babası Tutuklandı: Arazide Aranırken Şoke Eden Gerçekler Ortaya Çıktı!

Sivas'ın Divriği ilçesinde yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan Büşra bebek vakasında son dakika gelişmeleri yaşanıyor. Hayvancılıkla uğraşan ailenin dramı, kayıp ihbarıyla başlayıp akılalmaz bir soruşturmaya evrildi. Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda yaşayan ve 5 çocuk annesi olan Elif Balıkçı, 10 Eylül'de 2 yaşındaki kızı Büşra'yı çadırlarında bulamayınca 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi. Bu ihbar üzerine bölgeye derhal AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kayıp bebeği bulmak için adeta seferberlik ilan edilirken, yapay zeka destekli insansız hava araçları ve iz takip köpekleri de arama çalışmalarına dahil edildi.

Soruşturma Başladı, Anne İfadesiyle Yıkıcı İddialar Ortaya Atıldı

Genişletilmiş arama çalışmaları sürerken, soruşturma derinleştikçe şüpheler aileyi işaret etmeye başladı. Gözaltına alınan anne Elif Balıkçı'nın savcılıktaki ifadesi, olayın boyutunu bambaşka bir noktaya taşıdı. Anne Balıkçı, kızını babasının öldürüp araziye bıraktığını iddia etti. Bu şok edici iddia üzerine jandarma ekipleri, annenin gösterdiği yer gösterme işlemi için İncedere Yaylası'ndaki belirtilen bölgeye hareket etti. Ancak yapılan detaylı aramalarda ne yazık ki bebeğe ait herhangi bir bulguya rastlanmadı. Bu durum, soruşturmayı daha da karmaşık hale getirdi.

Anne ve Babadan Şoke Eden Tutuklama

Jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye getirilen anne Elif Balıkçı (27) ve baba Yusuf Balıkçı'nın yanı sıra, akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadır bölgesinde yaşayan K.D. (50) ve Ö.B. (19) isimli toplam 9 kişi savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemede çıkarıldıkları hakimlik sorgusu sonucunda, Büşra bebeğin annesi ve babası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 7 şüphelinin ise işlemleri sürüyor. Bu tutuklama kararı, olayın aydınlatılması yönünde önemli bir adım olarak görülse de, Büşra bebeğin akıbeti hala belirsizliğini koruyor.

Yayın Yasağı Getirildi, Soruşturma Titizlikle Devam Ediyor

Yaşanan bu trajik olayın ardından Divriği Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından yayın yasağı kararı alındı. Bu karar, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla alındığı belirtildi. Arama çalışmaları ve soruşturma titizlikle devam ederken, ailenin yakınları ve bölge halkı şok içerisinde. Küçük Büşra'nın başına ne geldiği ve bu trajedinin ardındaki tüm gerçeklerin ne zaman ortaya çıkacağı merakla bekleniyor. Bu olay, çocukların güvenliği ve aile içi şiddet konularını bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer, soruşturmanın tüm yönleriyle ele alındığını ve adaletin yerini bulması için ne gerekiyorsa yapılacağını belirtti.

Gündem 17.09.2026 01:45 4 okunma

Kongo'da Ebola Kabusu Büyüyor: 7 Bin Vaka, 3 Bin 500 Can Kaybı! Uluslararası Sağlık Örgütü'nden Endişe Veren Rapor

Dünya Sağlık Örgütü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki (KDC) Ebola salgınının yayılmaya devam ettiğini ve bilanço artışını duyurdu. 7 eyalette 7 bin 200'den fazla vakaya ve 3 bin 500'ün üzerinde ölüme ulaşılmasıyla durumun vahameti gözler önüne serildi.

Kongo'da Ebola Kabusu Büyüyor: 7 Bin Vaka, 3 Bin 500 Can Kaybı! Uluslararası Sağlık Örgütü'nden Endişe Veren Rapor

Ebola Salgını Kontrol Altına Alınamıyor: KDC'de Durum Vahametini Koruyor

Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) yapılan son açıklamalar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) devam eden Ebola salgınının boyutları hakkında endişe verici bir tablo çiziyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kontrol altına alınması yönündeki çabalara rağmen yayılmaya ve can almaya devam ettiğini belirtti. Ghebreyesus'un paylaştığı rakamlar, salgının yarattığı insani krizi daha da gözler önüne seriyor.

Salgının Yaygınlığı ve Ölümcül Etkisi: Rakamlar Konuşuyor

Verilere göre, KDC'nin yedi farklı eyaletinde Ebola vakaları tespit edilmiş durumda. Bugüne kadar kayıtlara geçen toplam vaka sayısı 7 bin 200'ü aşarken, trajik bir şekilde hayatını kaybedenlerin sayısı da 3 bin 500'ün üzerinde kaydedildi. Bu sayılar, salgının ne kadar geniş bir coğrafyada etkili olduğunu ve yayılma hızının düşürülmesindeki zorlukları açıkça ortaya koyuyor. Özellikle ölüm oranlarının yüksekliği, salgının ne denli tehlikeli bir virüs olduğunu ve halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini vurguluyor.

Uluslararası Müdahalenin Rolü ve Geleceğe Yönelik Kaygılar

DSÖ ve diğer uluslararası sağlık kuruluşları, salgınla mücadele kapsamında bölgede yoğun bir çaba sarf ediyor. Aşı çalışmaları, tedavi merkezlerinin kurulması, karantina uygulamaları ve halkın bilinçlendirilmesi gibi birçok alanda çalışmalar sürdürülüyor. Ancak, altyapı sorunları, güvenlik endişeleri ve yerel halkın bazı müdahale yöntemlerine karşı gösterdiği direnç gibi faktörler, mücadeleyi güçleştiriyor. Uzmanlar, salgının tamamen kontrol altına alınabilmesi için uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi ve yerel halkın tam desteğinin sağlanması gerektiğini vurguluyorlar. Ghebreyesus'un açıklamaları, salgının uluslararası düzeyde de ciddiye alınması ve ek kaynak aktarımının önemi konusunda bir uyarı niteliği taşıyor. Örgüt, salgının yayılma potansiyeline karşı da tetikte olmaya devam edeceklerini belirtiyor.

Sağlık Sistemleri Üzerindeki Baskı ve Küresel Etkiler

Bu denli büyük bir salgın, KDC'nin zaten kırılgan olan sağlık sistemini büyük bir baskı altına sokuyor. Vaka sayılarının artması, mevcut tıbbi kaynakların yetersiz kalmasına ve sağlık çalışanlarının tükenme noktasına gelmesine neden olabiliyor. Salgının bölgesel ve hatta küresel çapta yayılma riskinin de göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Uluslararası toplumun, bu insani felaketle mücadelede daha aktif rol alması ve KDC'ye destek olması büyük önem taşıyor. Öte yandan, salgının ekonomik ve sosyal etkileri de uzun vadede hissedilecektir.