Ticaret Bakanı Bolat'tan Mal Varlığı İddialarına NET Yanıt: 'Kara Propaganda ve Linç Girişimi!'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hakkında çıkan mal varlığı ve yatırım iddialarına sert tepki göstererek, bunların 'kara propaganda' ve 'linç avcılığı' olduğunu belirtti. Bakan Bolat, tüm mal varlığı beyanlarının yasalara uygun ve şeffaf olduğunu vurguladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, son günlerde hakkında çıkan ve mal varlığı ile bazı yatırımlarını gizlediği yönündeki iddialara sosyal medya hesabından kapsamlı bir yanıt verdi. Bakan Bolat, ortaya atılan iddiaların tümüyle mesnetsiz olduğunu ve bir 'kara propaganda' ile 'siyasal linç avcılığı' girişimi olduğunu sert bir dille ifade etti. Bakanlık görevine geldiği günden bu yana tüm mal varlığı beyanlarının kanuni süreler içerisinde eksiksiz olarak ilgili devlet kurumlarına sunulduğunu ve bunun kontrole açık olduğunu vurgulayan Bolat, 'Bakanlık görevine başladığım tarihten itibaren şahsıma ve birinci derece aile yakınlarıma ait mal varlığına ilişkin tüm beyanlarımız, ilgili mevzuatın öngördüğü usul ve süreler içerisinde yetkili devlet kurumlarına düzenli olarak sunulmuştur, sunulmaya devam edilmektedir. Bugüne kadar hiçbir mal varlığımızı, gelir kaynağımızı veya tasarrufumuzu gizleme ihtiyacı duymadık. Mal beyanımız zaten devletin elindedir.' şeklinde konuştu.
Fon Soruşturmaları Üzerinden Yürütülen Linç Girişimi
Türkiye'deki yatırım fonları ve sermaye piyasaları hakkında genel bir bilgi veren Bakan Bolat, 16 Eylül tarihinde 7 yatırım kuruluşuyla ilgili başlatılan inceleme ve soruşturmalar üzerinden kendi adının gündeme getirilmeye çalışılmasının 'tümüyle bir kara propaganda, sosyal ve siyasal linç avcılığının yeni bir versiyonu' olduğunu dile getirdi. Bolat, Bakanlık görevinden önceki 43 yıllık özel sektör, akademik hayat ve iş dünyası tecrübesi boyunca biriktirdiği tasarruflarından bahsetti. Bakanlık görevine başladığı ve profesyonel mesleki faaliyetlerine ara verdiği dönemde, 37,8 milyon Türk Lirası tutarındaki aile tasarrufunun 26 Şubat 2024 tarihinde Hedef Yatırım Portföy bünyesinde, sukuk (kira sertifikası) niteliğindeki yasal para piyasası finansal enstrümanına yatırıldığını belirtti. Bu yatırımın mal beyanında da kayıtlı olduğunu ve söz konusu yatırımın üzerinden 2 yıl 8 ay geçtiğini hatırlattı. Bolat, bu paranın belirtilen süre boyunca aynı yatırım aracında kaldığını ve iftira niteliğindeki iddiaların aksine, sukuk hesabının kesinlikle kapatılmadığını ve devletin başlattığı soruşturmalar sonrasında da ilgili hesapta durduğunu ekledi.
'400 Koydu, 800 Aldı' İddiası Koca Bir Yalan!
Fon soruşturmasının başladığı 16 Eylül tarihinde veya öncesinde ya da sonrasında, söz konusu tasarruf üzerinde herhangi bir hisse senedi alım-satımı veya farklı bir yatırım operasyonu gerçekleştirilmediğini kesin bir dille ifade eden Bolat, 'Dolayısıyla bugün akşam yapılmaya çalışılan iddia ve itham bir iftira niteliğindedir. Kamuoyunda fondaki para şeklinde itibarsızlaştırmak amacıyla yaftalanmaya çalışılan aile tasarrufu, gerçekte sukuk olarak ifade edilen kira sertifikası niteliğindeki, kayıtlı ve yasal bir finansal yatırım aracıdır. Borsada işlem gören herhangi bir hisse senedi değildir, 16 Eylül tarihinden önce veya sonra kesinlikle tasarruf hesabı kapatılmış değildir. 400 koydu, 800 aldı ifadesi koskoca bir yalandır.' dedi. Bakan Bolat, son bir, üç ve altı aylık getiri bilgilerini de paylaşarak, kira sertifikalarının devlet tahvili, altın fonu, döviz fonu gibi, yasal ve meşru mevzuat çerçevesinde ihraç edilen ve yatırımcıların erişimine açık bir para piyasası aracı olduğunu hatırlattı. Ayrıca, sukuk-kira sertifikasının gelirinin de risksiz ve garantili olmadığını, ihraç eden kuruluşun yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde yatırımcının anapara kaybı yaşamasının dahi mümkün olduğunu belirtti.
Şeffaflık Vurgusu ve Hukuki Süreçler
Yaklaşık 2 yıl 8 aydır söz konusu tasarrufun bulunduğu hesap üzerinden herhangi bir hisse senedi piyasası operasyonu gerçekleştirilmediğini açıklayan Bolat, daha da önemlisi, Ömer Bolat adına bugüne kadar herhangi bir yatırım veya finans kuruluşunda yöneticilik, ortaklık veya imza yetkisinin bulunmadığını vurguladı. Bu nedenle şahsının söz konusu kuruluşların yönetimsel veya ticari faaliyetleriyle ilişkilendirilmesinin de 'külliyen yalan' olduğunu belirtti. Bakan Bolat, ne şahsının ne de ailesinin kripto varlık veya yurt dışı para yatırımı gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, devletine karşı herhangi bir vergi veya sigorta prim borcu bulunmadığını ve tüm mali hareketlerinin devletin ilgili kurumlarının kayıt ve denetim sistemleri altında olduğunu söyledi. 'Her şey şeffaftır.' diyen Bolat, devletin yetkili kurumlarının her türlü inceleme ve denetimine açık olduklarını yineledi. Bu gerçeklere rağmen, 2 yıl 8 aydır aynı sukuk-kira sertifikası yasal yatırım aracında bulunan ve halen kapatılmamış bir aile tasarrufunun, son dönemde yürütülen fon soruşturmalarıyla aynı çerçevede sunulmaya çalışılmasının hakikati ortaya koymak değil, 'çamur atma ve itibar yıpratma çabası' olduğunu söyledi. 63 yıllık hayatı ve 43 yıllık iş hayatının temelinin şeffaflık, doğruluk, dürüstlük ve kanunlara saygı olduğunu belirten Bolat, siyasi görevlerde bu tür mesnetsiz saldırıların olabileceğini ancak kendilerine 'kara propaganda iftirasının yapışmayacağını' ifade etti. Son olarak, kamuoyunu yanıltmaya, itibarını zedelemeye ve makama yönelik güveni sarsmaya dönük, hatta 8 yaşındaki torunlarını ağlatan bu tür yalan bilgi ve iftiralara yayan kişi ve kurumlar hakkında bütün hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını açıkça beyan etti.