İstanbul'da sermaye piyasalarında gerçekleştirilen devasa operasyonda Tera Holding ve iştirakleriyle bağlantılı 14 kişi tutuklandı. Fon paralarının zimmete geçirilip hisse senetlerini manipüle ettiği iddia edilen şüpheliler hakkında şok iddialar ortaya atıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü kapsamlı soruşturma, sermaye piyasalarındaki karanlık yüzü aydınlattı. Yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan ve aralarında Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri ile önemli şirket sahiplerinin de bulunduğu 20 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14'ü hakkında tutuklama kararı verilirken, bazı isimler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Fon Paralarıyla Hisseler Mi Şişirildi? Milyarlarca Liralık Vurgunun Perdesi Aralanıyor
Soruşturmanın merkezinde yer alan iddialar, fonlarda toplanan paraların manipülatif işlemlerle şirket hisse senetlerinin değerini yapay olarak yükseltmek için kullanıldığı yönünde. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün ifadeleriyle soruşturmayı derinleştirdi. Savcılık, Tezmen'e fon paralarının kendi hisselerini şişirmek için kullanılıp kullanılmadığını, şirket sahiplerinden elden para alınıp alınmadığını ve yaklaşık 9 milyar liralık toplam değeri 620 milyar liraya çıkan şirketlerdeki şaşırtıcı yükselişin sırrını sordu.
Emre Tezmen ifadesinde, Tera Grubu'ndaki stratejik yatırım kararlarını kendisinin verdiğini ancak fonların hangi hisseleri alıp sattığıyla doğrudan ilgisinin olmadığını savundu. Fonların grup şirketlerinin hisselerini almasının hukuken yasak olmadığını ve fiyat artışlarının kendisine doğrudan bir menfaat sağlamadığını öne sürdü. Ancak savcılık, MASAK raporuna dayandırarak, Tezmen'in 28 Ağustos 2026'da Özen Kuzu'ya tek seferde gönderdiği 1 milyar 159 milyon 772 bin liralık işlemin detaylarını sorguladı. Tezmen bu işlemin Prive Sigorta'nın satın alınmasıyla ilgili olduğunu düşündüğünü ancak ayrıntıları hatırlamadığını belirtti.
Üst Düzey Yöneticilerden Şok İfadeler: Hakim Ortak İradesi Vurgusu
Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ise kritik bir detayı ortaya çıkardı. Öztürk, alınan kararlarda sadece portföy yöneticisinin tek başına hareket edemeyeceğini vurgulayarak, "Böyle bir kararı kendi başına alması mümkün değildir. Bu karar, hakim ortağın üst yöneticilerinin verdiği bir karar olup hakim ortağın iradesinin yansımasıdır" dedi. Bu ifadeyle, kararların üst düzey bir irade tarafından yönlendirildiği ve manipülatif işlemlerin organize bir şekilde gerçekleştirildiği iddiaları güçlendi.
Tera Yatırım'ın yaklaşık 1,4 milyar lira olan piyasa değerinin bir yılda 280 milyar liraya ulaşmasının nedeninin sorulması üzerine Emre Tezmen, bu durumu bir "şişme yükseliş" olarak görmediğini ve değerin hala ucuz olduğunu iddia etti. Savcılık, Tezmen'e Tera PYŞ'nin temerrüde düşmesi nedeniyle parasını alamayan binlerce vatandaşın mağduriyetinde kendisini sorumlu görüp görmediğini de sordu. Tezmen, yaşananlardan üzgün olduğunu ancak Tera'nın veya yöneticilerinin kusuru bulunmadığını savunarak, bir günde gelen yaklaşık 300 milyar liralık para çekme talebini piyasadaki panik havasına bağladı.
'Portföy Yöneticiliği Kağıt Üzerinde Kaldı' İddiası ve SPK İncelemesi
Alper Öztürk, ifadesinde portföy yöneticiliğinin sadece kağıt üzerinde formaliteden ibaret kaldığını belirterek, Vişne hisselerindeki işlemlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Çalışanları uyardığını ve söz konusu işlemlerin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) incelemesine tabi olduğunu söyledi. SPK'nın Tera PYŞ'den savunma istemesinin ardından Öztürk'ün, tüm portföy yöneticiliği görevlerinden ayrılma kararı aldığını anlattığı öğrenildi. Öztürk, 12 Ocak 2026'da görevlerinden ayrılmış olsa da, ifadesinin alındığı tarihte Tera Portföy'de danışmanlık görevine devam ettiğini ve yurt dışı bankalardan finansman sağlanması ile girişim sermayesi projelerinde destek verdiğini ifade etti. Bu durum, Öztürk'ün Tera Grubu ile olan çalışma ilişkisinin tamamen sona ermediğini gösterdi.
Tutuklanan 14 kişi arasında yer alan isimler şöyle: Abdulkadir Özkan, Bülent Uygun, Nihat Kırmızı, Gözde Hacıoğlu, Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Büşra Alçelik, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Halil İbrahim Ege, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey. Bu isimlerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Halil İbrahim Ege, Büşra Alçelik ve Gözde Hacıoğlu ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında 3 şüphelinin ise hakimlikteki sorgusunun sürdüğü bildirildi. Bu gelişme, sermaye piyasalarındaki güven ve şeffaflık adına önemli bir adım olarak yorumlanıyor.