--° -- --/--°
Spor 14.09.2026 00:15 1 okunma

Selçuk İnan'dan Galatasaray Maçı Sonrası Çarpıcı Sözler: 'Oyuncularımın Eforundan Memnunum Ama...'

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Galatasaray'a karşı aldıkları 1-0'lık mağlubiyetin ardından takımının performansını değerlendirdi. İnan, oyuncularının mücadelesinden memnun olduğunu belirtirken, final paslarındaki eksikliklere dikkat çekti.

Selçuk İnan'dan Galatasaray Maçı Sonrası Çarpıcı Sözler: 'Oyuncularımın Eforundan Memnunum Ama...'

Trendyol Süper Lig'in 5. haftasında Galatasaray deplasmanında mücadele eden Kocaelispor, RAMS Park'ta aldığı 1-0'lık mağlubiyetle sahadan puansız ayrıldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor'un genç teknik direktörü Selçuk İnan, karşılaşmayı ve takımının genel performansını değerlendirdi. Galatasaray'ın gücünün bilincinde olduklarını ve buna göre bir strateji belirlediklerini ifade eden İnan, özellikle ilk yarıdaki savunma disiplininden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Oyuncular Sahada Savaş Verdi: 'Efor ve Mücadele Üst Düzeydi'

Galatasaray'ın evinde baskılı başlayacağını öngördüklerini belirten İnan, planlarının doğru bir duruş sergilemek, iyi mücadele etmek ve kaptıkları toplarla hızlı hücuma çıkmak üzerine kurulu olduğunu söyledi. Bu stratejinin büyük ölçüde işlediğini ve özellikle defansif kurgularının çok sağlam olduğunu vurguladı. Rakibe çok az net pozisyon verdiklerini ancak duran toplar ve karambol anlarında zaman zaman sıkıntılar yaşayabildiklerini ekledi. Buna rağmen, oyuncularının gösterdiği efor ve sahadaki duruşlarından oldukça memnun olduğunu sözlerine ekledi. İnan, Galatasaray gibi zorlu bir deplasmanda, mevcut koşullarda bu denli bir mücadele sergilemenin kolay olmadığını ve takımının bu konuda üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptığını belirtti. Kendi takımlarının direkten dönen bir topu olduğunu ve maçın sonlarında da yakaladıkları fırsatları değerlendiremediklerini ifade eden İnan, final paslarındaki kalite eksikliğinin kendilerini puan veya puanlardan uzaklaştırdığını ifade etti.

'Genç Oyuncular İçin Baskı Normal, Taraftara Teşekkür Borcum Var'

Maçın genelinde oyunu dirençli geçirdiklerini belirten Selçuk İnan, savunma yapmanın zorluğuna dikkat çekti. Rakip kalede daha fazla gözükebileceklerini ve geçişleri daha sağlıklı yapabileceklerini ancak bu anlarda kalitelerini yeterince gösterememelerinin sıkıntı yarattığını dile getirdi. Saha içinde yüksek bir efor ve mücadele olduğunu gözlemlediğini belirten genç teknik adam, takımda yer alan genç oyuncuların böylesine bir atmosferde baskı hissetmesinin son derece doğal olduğunu ifade etti. Bu süreçte kendilerini desteklemek için RAMS Park'a gelen Kocaelispor taraftarlarına ise gönülden teşekkür etti. Taraftarların takımlarını her koşulda desteklediğini ve bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen İnan, maç öncesi taraftarlardan duyduğu bir sözü de paylaştı: 'Sonuçtan bağımsız desteklemeye gidiyoruz. Yense de yenilse de biz takımımıza inanıyoruz ve onların yanında olacağız.' Bu sözlerin kendileri için büyük anlam ifade ettiğini ve hem kendisi hem de oyuncuları için büyük bir şans olduğunu belirtti.

Hedefler Belirsiz Ama Mücadele Sürecek: 'Her Kulvarda Sadece Kazanmak İstiyoruz'

Bu sezon genç bir kadro kurdukları için henüz net bir hedef belirlemenin zor olduğunu dile getiren Selçuk İnan, Anadolu'da bir takımla iki sezon üst üste çalışmanın getirdiği zorluklara da değindi. Büyük değişimlerle bir çalışma yürüttüğünü ve bunun en büyük sınavı olduğunu söyledi. Başkanına ve camiaya kendisine duydukları güvenden dolayı teşekkür eden İnan, bu güveni boşa çıkarmadığını düşündüğünü ancak bunun kendisi için yeterli olmadığını ifade etti. Takımın yaş ortalamasını düşürdüklerini, oyuncu kadrosunu gençleştirdiklerini ve maaş limitini indirdiklerini belirten İnan, finansal açıdan zorlu bir süreçten geçtiklerini ve bu şartlarda hedef koymanın güç olduğunu belirtti. Ancak bir hayal ve hedeflerinin mutlaka olduğunu, bunu net bir şekilde ifade etmekten kaçındığını söyledi. Temel amaçlarının, hangi kulvarda olurlarsa olsunlar sadece maç kazanmak olduğunu vurguladı. Genç, mücadeleci bir takımları ve onları seven bir taraftar kitleleri olduğunu sözlerine ekledi.

Selçuk İnan'dan Galatasaray Taraftarına Vefa Mesajı

Galatasaray'ın unutulmaz isimlerinden biri olan Selçuk İnan, eski takımının taraftarlarına da bir mesaj gönderdi. Türkiye'deki futbol ikliminin zaman zaman kendisini anlaşılmamış hissettirdiğini belirten İnan, doğru işler yapsanız bile bazen olumsuz bir algı oluşabildiğini ve kendinizi savunmak zorunda kaldığınızı ifade etti. Bu durumun kendisini yorduğunu ancak kalbinde Galatasaray taraftarının her zaman yer aldığını ve geçmişte hiçbir zaman bu kulübe karşı kötü bir söz sarf etmediğini veya ettirmediğini söyledi. Taraftarların kendisine gösterdiği teveccühün zamanla değişebileceğini ancak geçmişte önemli başarılar yakaladığı takımlardan ayrıldığında 'hain' ilan edildiğini belirten İnan, bunun profesyonel bir duruş sergilemiş olsa dahi yaşanabildiğini dile getirdi. Bugün Galatasaray taraftarlarından büyük bir sevgi gösterisi görmediğini, ancak belki yıllar sonra Kocaelispor veya Trabzonspor taraftarlarından da benzer bir tepki görebileceğini söyledi. Tüm bu süreçlere rağmen vicdanının rahat olduğunu, işini severek, saygıyla ve profesyonellikle yaptığını belirten İnan, profesyonel işinden asla ödün vermediğini vurguladı. Kendisine karşı gösterilen tavrın başının üzerinde yeri olduğunu, ancak olayları yorumlama şeklinin artık kendisiyle ilgili olduğunu ifade etti.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Gündem 14.09.2026 00:45 0 okunma

MEB'den Eğitimde Devrim Niteliğinde Yenilikler: Yeni Dönem Başlıyor, Okullar Tarih mi Yazıyor?

2024-2025 eğitim öğretim yılı başlıyor! Yeni 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' ilk kez uygulanacak, okullarda 'Gazze'ye Duyarlılık' etkinlikleri ve önemli düzenlemeler gündemde.

MEB'den Eğitimde Devrim Niteliğinde Yenilikler: Yeni Dönem Başlıyor, Okullar Tarih mi Yazıyor?

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlıyor! Milyonlarca öğrenci ve öğretmen, tatilin ardından ders zilinin çalmasıyla birlikte okullara dönecek. Ancak bu yılki başlangıç, sadece bir tatil sonu anlamına gelmiyor. Eğitim sisteminde köklü değişiklikler getiren 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ilk uygulamaları hayata geçirilirken, okullarda pek çok yenilik öğrenci ve velileri bekliyor.

Yeni Maarif Modeli Devreye Giriyor: Hangi Sınıflar Etkilenecek?

Kademeli olarak hayata geçirilen yeni müfredat, 2024-2025 eğitim öğretim yılında ana sınıfı ve uygulama sınıfları başta olmak üzere, ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflarda, ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflarda, lise hazırlık, 9, 10 ve 11. sınıflarda uygulanmaya başlanacak. Bu geniş kapsamlı geçiş, eğitimde yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Yeni modelin amacı, öğrencileri 21. yüzyılın gerektirdiği bilgi, beceri ve değerlerle donatmak olarak açıklanıyor.

Gazze'ye Duyarlılık Etkinlikleri ve Çocuk Hakları Vurgusu

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yeni eğitim yılına başlarken anlamlı bir etkinliğe de imza atacak. İlk hafta boyunca okullarda 'Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın' temalı etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinlikler, çocukların oyun oynama, güvenli büyüme, eğitim hakkı gibi temel haklarına odaklanırken, Gazze'de yaşanan insani drama dikkat çekmeyi amaçlıyor. Dört ana tema etrafında şekillenecek olan bu çalışmalarda, öğrencilerin sanatsal becerilerini kullanarak barış, güvenlik ve dayanışma mesajları vermesi teşvik edilecek. Uçurtma tasarımları, resim sergileri ve Gazze'deki çocuklara yönelik mektup yazma gibi faaliyetler öne çıkacak. Velilerin de katılımının teşvik edileceği bu etkinlikler, 18 Eylül'e kadar sürecek.

Ücretsiz Ders Kitapları Hazır: Dijital Materyaller de Zenginleşti

Öğrencilerin eğitim materyallerine erişimi konusunda önemli bir adım daha atıldı. Bu yıl okul öncesinden mesleki eğitime kadar tüm kademeler için 283 milyonun üzerinde ders kitabı hazır hale getirildi. Kitapların yanı sıra, özellikle okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerine yönelik 'Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri' gibi yenilikçi materyaller de ilk kez dağıtılacak. Ayrıca, Türk Dünyası'nı konu alan 'Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu' ve 'Türk Dünyası Kültür Atlası' gibi eğitsel kaynaklar da öğrencilerin kültürel birikimini zenginleştirmeyi hedefliyor.

Okul Güvenliği ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Önceliklendirildi

Eğitim öğretim yılına başlarken alınan bir diğer önemli karar ise okul güvenliği ve öğrenci disipliniyle ilgili. Bakanlık tarafından tüm illere gönderilen genelgeye göre, okullarda giriş-çıkışlar daha kontrollü hale getirilecek, yaya ve araç trafiği ayrılacak, acil durum tahliyeleri için gerekli bakım onarım çalışmaları yapılacak. En dikkat çekici düzenlemelerden biri ise cep telefonu kullanımıyla ilgili. Öğrencilerin ve öğretmenlerin ders sırasında cep telefonu kullanması yasaklanacak. Bununla birlikte, veli görüşmeleri tamamen 'Okul Randevu Sistemi' üzerinden yapılacak ve randevusuz ziyaretlere izin verilmeyecek. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında öğrencilere yönelik rehberlik çalışmaları da artırılacak.

Oyun Odaklı Eğitim Anlayışı ve Tatil Takvimi

Yeni eğitim modelinin temel taşlarından biri de 'Maarifin Kalbinde Oyun' teması olacak. Oyunun, çocuğun gelişimindeki önemini vurgulayan MEB, yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ağırlık verecek. Geleneksel çocuk oyunlarının da eğitim sürecine entegre edileceği belirtildi. Bu yılın tatil takvimi de netleşti. İlk ara tatil 16-20 Kasım tarihleri arasında yaşanacak. Yarıyıl tatili 25 Ocak - 5 Şubat 2027 tarihleri arasında gerçekleşecek. İkinci dönem ara tatili ise 8-12 Mart tarihlerinde uygulanacak. Eğitim-öğretim yılı ise 25 Haziran Cuma günü sona erecek.

Ekonomi 12.09.2026 19:15 4 okunma

Sinemada Yapay Zeka Devrimi: Diesel'ın Kurucusunun Hayatı Ekranlarda Yeniden Yazıldı!

Venedik Film Festivali'nde prömiyeri yapılan 'Be Brave' belgeseli, yapay zeka ile yeniden yaratılan sahneleriyle sinema dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı. Diesel'ın efsanevi kurucusu Renzo Rosso'nun hayatını anlatan film, teknolojinin sanattaki sınırlarını zorluyor.

Sinemada Yapay Zeka Devrimi: Diesel'ın Kurucusunun Hayatı Ekranlarda Yeniden Yazıldı!

Sinema dünyası, Venedik Film Festivali'nde gösterime giren 'Be Brave' adlı belgeselle birlikte yapay zeka (YZ) teknolojisinin yaratıcı potansiyelini keşfetmeye başladı. Moda devi Diesel'ın renkli kurucusu Renzo Rosso'nun sıra dışı hayat hikayesini anlatan bu yapım, teknolojinin sanatsal anlatıdaki rolüne dair önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor. İtalyan yönetmen Francesco Carrozzini'nin imzasını taşıyan belgesel, gerçek röportajlar ve arşiv görüntülerini, YZ tarafından üretilen sahnelerle ustaca harmanlayarak izleyiciye sunuyor.

Yapay Zekanın Sanatsal Dokunuşu: Gerçekle Kurgu Arasındaki Sınır

Filmin en dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekanın yarattığı görsellerin gerçekliğe olan inanılmaz yakınlığı. Belgeseli izleyenler, hangi sahnelerin gerçek hangi sahnelerin ise dijital ortamda yeniden yaratıldığını ayırt etmekte zorlanabilecek. Bu durum, YZ'nin görsel sanatlar ve sinema alanındaki hızla gelişen yeteneklerini gözler önüne sererken, aynı zamanda yaratıcılık ve otantiklik üzerine de önemli soruları beraberinde getiriyor. Yönetmen Carrozzini, belgeselin tamamında YZ teknolojisini kullandıklarını belirtirken, özellikle Renzo Rosso'nun çocukluk gibi günümüze ulaşan görsel kaydının bulunmadığı dönemlerin dijital olarak yeniden canlandırılması büyük yankı uyandırdı. Rosso'nun çocukluk anılarını dijital ortamda konuşurken görmek beni çok duygulandırdı. ifadeleriyle duygularını dile getiren Rosso, teknolojinin hayatına kattığı bu yeni boyuttan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İlginç bir şekilde, belgeselde Rosso'nun gerçek görüntülerinin kullanıldığı iddia edilen sahneler bile, YZ'nin ustaca dokunuşlarıyla daha da geliştirilmiş görünüyor.

Sektörde YZ Endişeleri ve Geleceğe Bakış

Yapay zeka, eğlence ve yaratıcılık sektörlerindeki istihdam üzerindeki potansiyel etkileriyle küresel ölçekte tartışma yaratmaya devam ediyor. Venedik Film Festivali de bu hassas gündemi masaya yatırdı. Ünlü Amerikalı oyuncu George Clooney gibi isimlerin yanı sıra birçok yönetmen ve oyuncu, teknolojinin getirdiği risklere dikkat çekerek temkinli bir yaklaşım çağrısında bulundu. Belgeselin yapımcısı Lorenzo Mieli ise endişeleri kabul etmekle birlikte, sektörün yapay zekayı tamamen reddetmek yerine ona adapte olması gerektiğini vurguladı. Mieli'ye göre, teknolojinin kötüye kullanımını önlemek, bazı mesleklerin ortadan kalkmasını engellemek ve yapay zekanın etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak büyük önem taşıyor. Bu teknolojinin derinlemesine anlaşılması gerektiğini belirten Mieli, gelecekte yapay zekanın sadece sanatsal bir araç olarak konumlanmasını umduğunu ifade etti. Renzo Rosso da yapay zekanın sanatçıların yerini alacağı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, Yaratıcılığın yerini kesinlikle makine alamaz. İnsanlar temel olmaya devam ediyor. şeklinde konuştu. Rosso, geçmişte faks makineleri ve e-ticaret gibi yenilikçi teknolojileri benimseyen ilk isimlerden biri olarak, kendisini teknolojiye öncülük eden bir girişimci olarak tanımlıyor.

Diesel'ın İkonik Yolculuğu ve Rosso'nun Vizyonu

Renzo Rosso'nun hayatı, İtalya'nın kırsalında küçük bir kot pantolon atölyesinden küresel bir moda imparatorluğuna uzanan başarılı ve ilham verici bir öykü sunuyor. Alışılmışın dışında riskler almasıyla tanınan Rosso, başlangıçta hayat hikayesinin filme çekilmesine mesafeli yaklaşsa da, belgeselde yapay zeka kullanılacağı bilgisiyle projeye büyük bir ilgiyle dahil oldu. Diesel markasının bugünlere gelmesinde Rosso'nun cesur adımları ve vizyoner yaklaşımı kilit rol oynadı. 'Be Brave' belgeseli, festivalde yarışma dışı olarak gösterilerek, yapay zeka ve sinemanın geleceği hakkında önemli bir tartışma zemini oluşturdu. Gerçek röportajların da yer aldığı filmde, moda dünyasının tanınmış isimleri Anna Wintour ve John Galliano gibi isimlerin görüşleri de stilize edilmiş arka planlar eşliğinde sunuldu. Bu durum, teknolojinin geleneksel anlatım biçimleriyle nasıl bütünleşebileceğinin çarpıcı bir örneğini teşkil ediyor.

Teknoloji 12.09.2026 18:45 5 okunma

Rusya'dan Akıllara Durgunluk Veren Hamle: 800 Km Menzilli Yeni Balistik Füze Geliyor!

Ukrayna istihbaratı, Rusya'nın menzili 800 kilometreye ulaşabilen yeni bir balistik füze üzerinde çalıştığını ve yıl sonuna kadar testleri tamamlamayı hedeflediğini duyurdu. Bu gelişme, Rusya'nın stratejik füze kapasitesini önemli ölçüde artırma potansiyeli taşıyor.

Rusya'dan Akıllara Durgunluk Veren Hamle: 800 Km Menzilli Yeni Balistik Füze Geliyor!

Ukrayna Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Müdürlüğü (HUR), Rusya'nın savunma sanayii alanında kaydettiği son gelişmelere dair dikkat çekici bir rapor yayımladı. Rapora göre, Rusya Federasyonu, 800 kilometreye kadar menzile sahip yeni bir balistik füze geliştirme çalışmalarında sona yaklaştı. Ukrayna-NATO Parlamentolararası Konseyi toplantısında bir sunum gerçekleştiren HUR Başkan Yardımcısı Vadym Skibitskyi, söz konusu füzenin nihai testlerinin bu yılın sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını belirtti.

Stratejik Kapasiteyi Artıran Hamle

Skibitskyi, yaptığı açıklamada, bu testlerin, füzenin geliştirme sürecinin son aşamasını oluşturacağını ve Rusya'nın füzenin gerçek operasyonel koşullardaki performansını bu süreçte değerlendirmesini hedeflediğini vurguladı. Bu yeni balistik füzenin geliştirilmesi, Rusya'nın uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerini önemli ölçüde genişletebilecek bir adım olarak görülüyor. 800 kilometrelik bir menzil, mevcut kısa ve orta menzilli füze sistemlerine kıyasla coğrafi olarak çok daha geniş bir alanı tehdit etme potansiyeli anlamına geliyor. Mobil bir fırlatıcı sistemiyle kullanılması durumunda, füzenin farklı bölgelerden geniş bir coğrafyayı kapsayan hedeflere karşı etkili olabileceği öngörülüyor.

'Zircon' Bağlantısı Doğrulanmadı: Spekülasyonlar Devam Ediyor

Yeni füzenin hangi teknolojik altyapıya dayanacağı konusunda henüz kesinleşmiş bilgiler bulunmuyor. Ancak bazı Ukrayna kaynaklarında, bu sistemin yüksek hızlı hipersonik füzesi 3M22 Zircon'un bir türevi veya geliştirilmiş bir versiyonu olabileceğine dair değerlendirmeler yer alıyor. Buna karşın, Ukrayna istihbaratının yaptığı resmi açıklamada füzenin doğrudan Zircon olduğu belirtilmedi. Bu durum, Zircon ile olan potansiyel bağlantının şu an için bir istihbarat değerlendirmesi veya spekülasyon olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu iddialar, Ukrayna'nın geçtiğimiz ağustos ayının sonunda Zircon füzesine ait yeni teknik bilgileri kamuoyuyla paylaşmasının ardından daha fazla önem kazanmıştı. HUR, daha önce 3M22 Zircon'un üretim zinciri ve kritik bileşenleri hakkında detaylı bilgiler paylaşmıştı.

Rusya'nın Füze Üretimindeki Artış Eğilimi

Bu yeni 800 kilometrelik balistik füze iddiası, Rusya'nın genel balistik füze üretimini artırdığı bir döneme denk geliyor. Ukraynalı savunma analistleri, Moskova'nın, İskender-M taktik balistik füze sistemlerinde kullanılan 9M723 füzelerinin yanı sıra, Kuzey Kore üretimi KN-23/KN-24 ve Zircon gibi çeşitli füze sistemlerini Ukrayna topraklarına yönelik saldırılarda aktif olarak kullandığını belirtiyor. Ukrayna istihbaratının raporlarına göre, Rusya'nın sadece mevcut sistemlerini çeşitlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda uzun menzilli füze üretimini de artırmaya odaklandığı ve mevcut sistemlerinin operasyonel menzilini genişletmek için çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor. Eğer geliştirilen bu yeni 800 kilometrelik balistik füzenin testleri başarıyla tamamlanırsa, Rusya'nın Ukrayna'nın daha derinlerindeki stratejik hedeflere yönelik balistik füze kabiliyetlerinin kayda değer ölçüde güçlenmesi bekleniyor. Ancak, füzenin kesin tasarım detayları, fırlatma platformu, taşıyabileceği savaş başlığı türü ve gerçek operasyonel menzili gibi konularda Rusya tarafından doğrulanmış kapsamlı teknik bilgiler henüz kamuoyuna sunulmuş değil.

Gündem 12.09.2026 18:15 4 okunma

12 Eylül Utanç Gününün Ardından Erdoğan'dan Yürek Burkan Mesaj: 'Hâlâ Hissediyoruz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbenin mağdurlarının yaşadığı acıların unutulmadığını ve ülkenin kalkınma sürecine vurulan bu darbelere bir daha izin verilmeyeceğini vurguladı.

12 Eylül Utanç Gününün Ardından Erdoğan'dan Yürek Burkan Mesaj: 'Hâlâ Hissediyoruz'

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde derin izler bırakan 12 Eylül 1980 askerî darbesinin 46. yıl dönümünde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan anlamlı bir mesaj geldi. Sosyal medya üzerinden yayımlanan açıklamada, Erdoğan darbenin yol açtığı acıları ve mağduriyetleri dile getirerek, o karanlık günlerin izlerinin halen milletin hafızasında tazeliğini koruduğunu belirtti.

O Günlerin Acıları Hafızalarda Canlandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe döneminde haksız yere zulme uğrayan, işkence gören ve adil olmayan yargılamalarla karşı karşıya kalan vatandaşların yaşadığı derin sıkıntıların, aradan geçen yıllara rağmen hala yüreklerde hissedildiğini ifade etti. 'O meşum günlerde mağdur edilen, eziyet gören, haksız yere idamla yargılanan vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları hâlen yüreğimizde hissediyoruz' sözleriyle, geçmişin yaralarının ne kadar derin olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu acıların unutulmayacağını altını çizdi.

Geleceğe Kurulan Tuzak: 12 Eylül Darbesi

Erdoğan, 12 Eylül darbesinin sadece bir askerî müdahale olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğine yönelik sinsi bir tuzak olduğunu dile getirdi. Ülkenin gelişim ve kalkınma yolunda ilerlemesini engellemeyi amaçlayan bu tür müdahalelerin, milletin birlik ve beraberliğine yapılmış bir saldırı olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı, 'Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül’ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız' diyerek, geçmişte yaşanan travmaların tekrarına kesinlikle izin verilmeyeceği mesajını verdi.

Kalkınma Yolculuğuna Vurulacak Darbeye Geçit Yok

Türkiye'nin sürekli bir kalkınma ve ilerleme çabası içinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ilerleyişin geçmişte olduğu gibi darbelerle sekteye uğratılmasına müsaade etmeyeceklerini sert bir dille ifade etti. 'Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz' şeklindeki kararlı açıklaması, ülkenin istikrar ve gelişme odaklı gelecek vizyonunun bir göstergesi oldu. Erdoğan, geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılarak, geleceğin daha aydınlık ve güçlü bir Türkiye'si için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Bu mesaj, sadece bir anma niteliği taşımanın ötesinde, Türkiye'nin demokratikleşme sürecindeki hassasiyetini ve geçmişte yaşanan olumsuzluklardan ders çıkararak daha sağlam adımlarla ilerleme kararlılığını ortaya koyuyor. 12 Eylül'ün getirdiği karanlık tabloya karşı, milletin feraseti ve devletin kararlılığıyla aydınlık bir gelecek inşa etme vurgusu öne çıkıyor.

Gündem 12.09.2026 17:45 5 okunma

Milyonlarca İhtiyaç Sahibi İçin Destek Kapısı Aralandı! Esnaflar 'İyilik Var' Diyecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hayata geçirdiği 'İyilik Var' projesi ile 81 ildeki esnaflar, ürün ve hizmetlerini ihtiyaç sahipleriyle buluşturacak. Yeni platform, gönül köprüleri kurmayı hedefliyor.

Milyonlarca İhtiyaç Sahibi İçin Destek Kapısı Aralandı! Esnaflar 'İyilik Var' Diyecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, toplumun her kesimini kucaklayan devrim niteliğinde bir projeyi duyurdu. 'İyilik Var' adlı yeni web sitesi ve mobil uygulamanın kullanıma açıldığını müjdeleyen Bakan Göktaş, projenin detaylarını paylaştı. Bu yeni platform sayesinde, ülkemizin dört bir yanındaki esnaflar, ürünlerini, hizmetlerini ve hatta uzmanlıklarını, en çok ihtiyaç duyan vatandaşlarla buluşturabilecek. Bu adım, sosyal dayanışma ve yardımlaşma kültürümüzü dijital platformlarla pekiştirmeyi amaçlıyor.

Gönül Köprüleri Dijitalleşiyor: 'İyilik Var'ın Gücü Adına

Bakan Göktaş'ın açıklamalarına göre, 'İyilik Var' platformu, esnaflar ile ihtiyaç sahipleri arasında doğrudan bir köprü kuracak. Daha önce 'İyilik Kapısı' olarak bilinen bu sistem, şimdi daha geniş bir erişim ağına kavuşuyor. 'Artık 81 ilimizde esnafımız, ürünlerini, hizmetlerini ve uzmanlıklarını ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızla buluşturacak,' diyen Bakan Göktaş, projenin toplumsal faydasına dikkat çekti. Bu uygulama ile esnaflar, elindeki stokları veya sunabileceği hizmetleri platform üzerinden duyurabilecek ve ihtiyaç sahipleri de bu ilanlara kolayca ulaşarak başvuru yapabilecek. Bu durum, hem esnafların ürünlerini değerlendirmesine hem de ihtiyaç sahiplerinin temel gereksinimlerini karşılamasına olanak tanıyacak.

Teknolojinin İyilikle Buluştuğu Nokta: Kimler Faydalanacak?

Projenin temel amacı, teknolojiyi kullanarak yardım süreçlerini daha şeffaf, hızlı ve etkin hale getirmek. İhtiyaç sahibi vatandaşlar, kimlik bilgileri ve ihtiyaç durumlarına göre sistem tarafından değerlendirilecek ve uygun desteklere yönlendirilecek. Esnaflar ise, sunacakları ürün veya hizmet türüne göre platformda yer alacak. Bu iş birliği modeli, özellikle yerel ekonomiyi canlandırma potansiyeli de taşıyor. Küçük esnafın büyük kitlelere ulaşmasını sağlarken, aynı zamanda toplumsal bir ihtiyacın giderilmesine de katkıda bulunacak. Bakanlık yetkilileri, sistemin güvenli ve erişilebilir olması için titizlikle çalıştıklarını, veri gizliliğine azami özen gösterdiklerini belirtti. Üye olma ve ilan verme süreçlerinin son derece kullanıcı dostu olarak tasarlandığı öğrenildi.

Geleceğe Yönelik Umut Veren Bir Başlangıç

'İyilik Var' platformunun, yalnızca bir yardım ağı olmanın ötesinde, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir model olması hedefleniyor. Bu sistem, ilerleyen dönemlerde farklı alanlardaki ihtiyaçlar için de genişletilebilir bir yapıya sahip. Örneğin, meslek edindirme kurslarından, sanatsal atölyelere kadar pek çok farklı hizmetin de bu platform üzerinden sunulması mümkün olabilecek. Bu sayede, dezavantajlı grupların topluma entegrasyonu hızlanacak ve sosyal refah seviyesi yükselecek. Bakan Göktaş, projenin hayata geçmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, 'Hep birlikte daha güzel bir Türkiye için iyilik yaymaya devam edeceğiz,' mesajını verdi. Proje, kısa sürede binlerce esnafın ve ihtiyaç sahibinin ilgisini çekmesi bekleniyor.