İmamoğlu Davasında Tanıklık Eden Yıldız'dan Şok İddialar: 'Yasadışı Yapılanmaların İçinde Olamazdım!'
Ekrem İmamoğlu davasında tanıklık eden Ertan Yıldız, savunmasında yasadışı yapılanmaların içinde yer alamayacağını belirterek istifa ettiğini açıkladı. Şirketlerdeki usulsüzlükleri ve finans kaynaklarını eleştirdi.
Tanık Ertan Yıldız'dan Çarpıcı İfadeler: İstifamın Ardındaki Gerçekler
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuksuz sanık Ertan Yıldız, savcılık karşısında verdiği ifadelerle dikkatleri üzerine çekti. Mahkemede savunmasını yapan Yıldız, “Yalan söyler, kaçar, pişmanlık duyar dediler. Ancak karşınızdayım, kaçmadım. Hakikatleri anlatmak için buradayım” diyerek savunmasına başladı. Yıldız, Ekrem İmamoğlu ile tanışıklığının 2014 yılındaki seçim çalışmaları öncesine dayandığını, Beylikdüzü'nde İmamoğlu'nun seçimi kazanmasının ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu belirtti. İş insanı kimliğiyle İmamoğlu ile siyasetçi olarak iyi bir ilişki kurduğunu ifade eden Yıldız, İmamoğlu'nun kendisine bir yemek sırasında “İBB Başkanı olursam seninle çalışmak isterim” teklifinde bulunduğunu ve bu teklifin kendisini manevi olarak heyecanlandırdığını söyledi.
İBB Başkan Danışmanlığı ve Şirketlerdeki Skandallar Zinciri
2019 yılında Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı olmasının ardından resmi başkan danışmanı olarak atanan Yıldız, göreve başladığında şirketlerin ciddi sorunlarla boğuştuğunu aktardı. İmamoğlu'nun kendisine, “Sen şirketler konusunda uzmansın. Seni iştirak şirketlerin sorumlusu yapmak istiyorum” dediğini belirten Yıldız, hayatı boyunca şirketlerle iç içe olduğu için bu teklifi kabul ettiğini ifade etti. Yıldız, görevden ayrıldığı Kasım 2023'e kadar Beltur ve Metro şirketlerinin zarar ettiğini, Beltur'un özellikle pandemi sürecinden olumsuz etkilendiğini vurguladı. Kendi yönetiminde 4,5 yıl boyunca şirketleri başarılı bir şekilde yönettiğini savunan Yıldız, ayrılık nedenini ise şöyle açıkladı: “Zaman içinde yönetim anlayışında ciddi değişiklikler oldu. Ya farklı bir sistemin içinde olmam gerekiyordu ya da bırakmam. Ben de bıraktım.”
Yasadışı Yapılanmalar ve Finansal Manipülasyon İddiaları
Yıldız, savunmasının en can alıcı noktalarından birinde, ilerleyen süreçte sistemin içine çekilmek istendiğini ancak reddettiğini dile getirdi. İmamoğlu'nun kendisini bir gün çağırdığında, tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in de orada olduğunu anlatan Yıldız, Keleş'in kendisine, “Artık para işleriyle uğraşmaktan yoruldum. Ertan bu işlerle ilgilensin” dediğini aktardı. Ancak Yıldız, bu teklifi de reddederek, “Sayın Başkan, bu işlere ben karar veririm. Ertan Bey istemiyorsa şimdilik kalsın” yanıtını aldığını belirtti. Kendisini o sistemin içine sokmak istediklerini ancak bu talebi geri çevirdiğini savunan Yıldız, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun sisteme dahil olmasının ardından İmamoğlu ile arasında sorunlar baş gösterdiğini, Gülibrahimoğlu’nun kendisinden hoşlanmadığını ve Keleş’i etkilediğini, bunun da İmamoğlu’yu etkilediğini iddia etti.
Cebeci Taş Ocağı ve İSTAÇ Zararları İddiası
Yıldız, bir toplantıda Gülibrahimoğlu'nun iştirak şirketlerinden birini zarara uğratacak şekilde bir teklif sunduğunu, İmamoğlu'nun ise “Gülibrahimoğlu nasıl istiyorsa öyle olacak” dediğini ve kendisini genel müdürlerin önünde ezdiğini ifade etti. Ayrıca, Cebeci bölgesinin taş ocağı olarak kullanılmasıyla çevreye büyük zararlar verildiğini ve İSTAÇ'ın yüz binlerce lira zarara uğratıldığını iddia etti. Bölgeye 5 yıl içinde yaklaşık 185 milyon ton hafriyat döküldüğünü, belediyenin bu dökümler için izin verdiğini, her gün yaklaşık 5 bin tırın bölgeye hafriyat taşıdığını ancak herhangi bir müdahalede bulunulmadığını söyledi. Yıldız, 170 bin ton hafriyat için izin alınan alana hiç hafriyat dökülmediğini, bu hafriyatın İSTAÇ'ın belirlenen alanlarına dökülmesi halinde 400 milyon dolarlık gelir elde edilebileceğini öne sürdü.
Market Kartları ve Sistem Analizi
Yıldız, bu tür olayların içinde yer alamayacağını anlayınca kendi işlerinin başına geçtiğini ve İmamoğlu'nun da kendisiyle görüşmediğini kaydetti. İhalelerin ticari boyutuna veya kararlarına karışma yetkisinin olmadığını belirten Yıldız, “Örgüt yöneticisi olmam, iştiraklerden sorumlu olmamla ilişkilendiriliyor. Bana hiçbir zaman ihalelerin yaklaşık maliyeti gelmez” diye konuştu. Bazı iştirak şirketlerinin genel müdürlerinin kendisi hakkındaki ifadelerinin doğru olmadığını, iştirakler koordinasyon yapısının illegal olmadığını savundu. Tutuklanmasına neden olan Capacity AVM ruhsatı olayına ilişkin ise, Bakırköy Belediyesi'nde icrai yetkisinin bulunmadığını ve herhangi bir kimseye talimat vermediğini söyledi. Mahkeme başkanı Selçuk Aylan'ın etkin pişmanlık ifadelerinin doğruluğunu sorması üzerine Yıldız, “Doğrudur, tamamen arkasındayım” yanıtını verdi. Market kartlarının amacı dışında kullanıldığı iddialarına ise, “Bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. İlçelere, belediye başkan adaylarına, CHP örgütlerine dağıtılmıştır” şeklinde yanıtladı. Fatih Keleş ile gerginliğin Murat Gülibrahimoğlu ile samimi olunan süreçte başladığını belirten Yıldız, “Bu sistem, kaynak yaratma için kurulan bir yapı. Birkaç ayağı var: Cebeci maden bölgesi, ihaleler, Medya AŞ gibi” ifadelerini kullandı.
Hakan Yılmaz
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.