--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 26.08.2026 03:15 26 okunma

İmamoğlu Davasında Tanıklık Eden Yıldız'dan Şok İddialar: 'Yasadışı Yapılanmaların İçinde Olamazdım!'

Ekrem İmamoğlu davasında tanıklık eden Ertan Yıldız, savunmasında yasadışı yapılanmaların içinde yer alamayacağını belirterek istifa ettiğini açıkladı. Şirketlerdeki usulsüzlükleri ve finans kaynaklarını eleştirdi.

İmamoğlu Davasında Tanıklık Eden Yıldız'dan Şok İddialar: 'Yasadışı Yapılanmaların İçinde Olamazdım!'

Tanık Ertan Yıldız'dan Çarpıcı İfadeler: İstifamın Ardındaki Gerçekler

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuksuz sanık Ertan Yıldız, savcılık karşısında verdiği ifadelerle dikkatleri üzerine çekti. Mahkemede savunmasını yapan Yıldız, “Yalan söyler, kaçar, pişmanlık duyar dediler. Ancak karşınızdayım, kaçmadım. Hakikatleri anlatmak için buradayım” diyerek savunmasına başladı. Yıldız, Ekrem İmamoğlu ile tanışıklığının 2014 yılındaki seçim çalışmaları öncesine dayandığını, Beylikdüzü'nde İmamoğlu'nun seçimi kazanmasının ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu belirtti. İş insanı kimliğiyle İmamoğlu ile siyasetçi olarak iyi bir ilişki kurduğunu ifade eden Yıldız, İmamoğlu'nun kendisine bir yemek sırasında “İBB Başkanı olursam seninle çalışmak isterim” teklifinde bulunduğunu ve bu teklifin kendisini manevi olarak heyecanlandırdığını söyledi.

İBB Başkan Danışmanlığı ve Şirketlerdeki Skandallar Zinciri

2019 yılında Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı olmasının ardından resmi başkan danışmanı olarak atanan Yıldız, göreve başladığında şirketlerin ciddi sorunlarla boğuştuğunu aktardı. İmamoğlu'nun kendisine, “Sen şirketler konusunda uzmansın. Seni iştirak şirketlerin sorumlusu yapmak istiyorum” dediğini belirten Yıldız, hayatı boyunca şirketlerle iç içe olduğu için bu teklifi kabul ettiğini ifade etti. Yıldız, görevden ayrıldığı Kasım 2023'e kadar Beltur ve Metro şirketlerinin zarar ettiğini, Beltur'un özellikle pandemi sürecinden olumsuz etkilendiğini vurguladı. Kendi yönetiminde 4,5 yıl boyunca şirketleri başarılı bir şekilde yönettiğini savunan Yıldız, ayrılık nedenini ise şöyle açıkladı: “Zaman içinde yönetim anlayışında ciddi değişiklikler oldu. Ya farklı bir sistemin içinde olmam gerekiyordu ya da bırakmam. Ben de bıraktım.”

Yasadışı Yapılanmalar ve Finansal Manipülasyon İddiaları

Yıldız, savunmasının en can alıcı noktalarından birinde, ilerleyen süreçte sistemin içine çekilmek istendiğini ancak reddettiğini dile getirdi. İmamoğlu'nun kendisini bir gün çağırdığında, tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in de orada olduğunu anlatan Yıldız, Keleş'in kendisine, “Artık para işleriyle uğraşmaktan yoruldum. Ertan bu işlerle ilgilensin” dediğini aktardı. Ancak Yıldız, bu teklifi de reddederek, “Sayın Başkan, bu işlere ben karar veririm. Ertan Bey istemiyorsa şimdilik kalsın” yanıtını aldığını belirtti. Kendisini o sistemin içine sokmak istediklerini ancak bu talebi geri çevirdiğini savunan Yıldız, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun sisteme dahil olmasının ardından İmamoğlu ile arasında sorunlar baş gösterdiğini, Gülibrahimoğlu’nun kendisinden hoşlanmadığını ve Keleş’i etkilediğini, bunun da İmamoğlu’yu etkilediğini iddia etti.

Cebeci Taş Ocağı ve İSTAÇ Zararları İddiası

Yıldız, bir toplantıda Gülibrahimoğlu'nun iştirak şirketlerinden birini zarara uğratacak şekilde bir teklif sunduğunu, İmamoğlu'nun ise “Gülibrahimoğlu nasıl istiyorsa öyle olacak” dediğini ve kendisini genel müdürlerin önünde ezdiğini ifade etti. Ayrıca, Cebeci bölgesinin taş ocağı olarak kullanılmasıyla çevreye büyük zararlar verildiğini ve İSTAÇ'ın yüz binlerce lira zarara uğratıldığını iddia etti. Bölgeye 5 yıl içinde yaklaşık 185 milyon ton hafriyat döküldüğünü, belediyenin bu dökümler için izin verdiğini, her gün yaklaşık 5 bin tırın bölgeye hafriyat taşıdığını ancak herhangi bir müdahalede bulunulmadığını söyledi. Yıldız, 170 bin ton hafriyat için izin alınan alana hiç hafriyat dökülmediğini, bu hafriyatın İSTAÇ'ın belirlenen alanlarına dökülmesi halinde 400 milyon dolarlık gelir elde edilebileceğini öne sürdü.

Market Kartları ve Sistem Analizi

Yıldız, bu tür olayların içinde yer alamayacağını anlayınca kendi işlerinin başına geçtiğini ve İmamoğlu'nun da kendisiyle görüşmediğini kaydetti. İhalelerin ticari boyutuna veya kararlarına karışma yetkisinin olmadığını belirten Yıldız, “Örgüt yöneticisi olmam, iştiraklerden sorumlu olmamla ilişkilendiriliyor. Bana hiçbir zaman ihalelerin yaklaşık maliyeti gelmez” diye konuştu. Bazı iştirak şirketlerinin genel müdürlerinin kendisi hakkındaki ifadelerinin doğru olmadığını, iştirakler koordinasyon yapısının illegal olmadığını savundu. Tutuklanmasına neden olan Capacity AVM ruhsatı olayına ilişkin ise, Bakırköy Belediyesi'nde icrai yetkisinin bulunmadığını ve herhangi bir kimseye talimat vermediğini söyledi. Mahkeme başkanı Selçuk Aylan'ın etkin pişmanlık ifadelerinin doğruluğunu sorması üzerine Yıldız, “Doğrudur, tamamen arkasındayım” yanıtını verdi. Market kartlarının amacı dışında kullanıldığı iddialarına ise, “Bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. İlçelere, belediye başkan adaylarına, CHP örgütlerine dağıtılmıştır” şeklinde yanıtladı. Fatih Keleş ile gerginliğin Murat Gülibrahimoğlu ile samimi olunan süreçte başladığını belirten Yıldız, “Bu sistem, kaynak yaratma için kurulan bir yapı. Birkaç ayağı var: Cebeci maden bölgesi, ihaleler, Medya AŞ gibi” ifadelerini kullandı.

Hakan Yılmaz

Hakan Yılmaz

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Spor 16.10.2026 02:45 3 okunma

Beşiktaş'ın Avrupa'daki Kilidi Açıldı: Murillo'dan Gol ve Mutluluk Dolu Açıklamalar!

UEFA Avrupa Ligi'nde Hoffenheim karşısında Beşiktaş'ın galibiyet gollerinden birine imza atan Amir Murillo, maç sonrası yaptığı açıklamalarla hem takımının başarısını hem de kendi performansını değerlendirdi. Murillo'nun gol sevinci ve takım arkadaşlarına övgüsü dikkat çekti.

Beşiktaş'ın Avrupa'daki Kilidi Açıldı: Murillo'dan Gol ve Mutluluk Dolu Açıklamalar!

UEFA Avrupa Ligi'nde heyecan dolu bir mücadeleye sahne olan 2. hafta karşılaşmasında temsilcimiz Beşiktaş, sahasında Alman ekibi Hoffenheim'ı 3-2'lik skorla mağlup ederek hanesine 3 puanı yazdırdı. Siyah-beyazlıların galibiyetinde önemli payı olan isimlerden biri de takımın sağ bek oyuncusu Amir Murillo oldu. Beşiktaş'ın ilk golünü kaydeden Panama'lı yıldız, maçın ardından yaptığı açıklamalarla hem kendi performansından hem de takımın genel durumundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Murillo'dan Takım Oyunu Vurgusu: "Hep Birlikte Kazandık!"

Karşılaşma sonrası mikrofonlarımıza konuşan Murillo, galibiyetin kendileri için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti. "Öncelikle bugün 3 puan için çok mutluyuz." diyen başarılı oyuncu, takım olarak sergiledikleri mücadeleye dikkat çekti. Murillo, "Bireysel olarak ve takım performansımız çok bütün bir haldeydi, bütün olarak oynadık. Elimizden geleni yaptık ve attığımız goller de maç içerisinde yaptıklarımızın sonucu oldu." ifadeleriyle, galibiyetin sadece bireysel çabalardan değil, takımın kenetlenmişliğinden kaynaklandığını vurguladı. Bu sözler, Beşiktaş'ın sahadaki oyun disiplini ve takım kimyası açısından ne kadar önemli bir adım attığının göstergesi olarak yorumlandı.

Bireysel Başarı ve Takıma Katkı

Kendi performansına dair sorulan sorulara da içtenlikle yanıt veren Murillo, daha önceki açıklamalarını da hatırlatarak, ortaya koyduğu mücadelenin takımın başarısı için olduğunu söyledi. "Daha önce de söylediğim gibi, bu takım olarak yaptıklarımızın sonucu. Ben de elimden geleni yapıyorum." diyen Murillo, galibiyeti ne kadar istediklerini ve bunu başardıklarını belirterek, "Bugün kazanmayı çok istedik ve kazandık." şeklinde konuştu. Geleceğe dair umutlu olduğunu belirten sağ bek, "Bu şekilde devam etmek ve takıma yardımcı olmak istiyorum." diyerek, taraftarlara ve camiaya gelecek maçlar için de mesaj verdi. Murillo'nun bu özverili tavrı, Beşiktaş taraftarları tarafından da takdirle karşılandı.

Kornerden Gelen Gol: "Doğru Yerde, Doğru Zamanda Oldum!"

Maçın kaderini değiştiren gollerden birine imza atan Murillo, bu golün perde arkasını da araladı. Avrupa Ligi'ndeki golünün perde arkasını anlatan Murillo, takımın hafta boyunca yaptığı hazırlıkların sahaya yansıdığını belirtti. "Bütün hafta hazırlandığımız şeyleri saha içerisinde yapmaya çalışıyoruz." diyen oyuncu, korner pozisyonunda yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ben de korner pozisyonunda doğru yerdeydim, top bana geldi, ben de golü attım." Bu açıklama, Beşiktaş'ın set oyunları ve duran top organizasyonlarındaki etkinliğini de gözler önüne serdi. Teknik ekibin taktik çalışmalarının ve oyuncuların sahadaki doğru pozisyon almasının birleşimiyle gelen gol, Murillo'nun önemini bir kez daha kanıtladı. Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'ndeki bir sonraki maçları merakla beklenirken, Murillo'nun performansı gelecek adına umut veriyor.

Bu galibiyet, Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'ndeki iddiasını güçlendirirken, takımın moral ve motivasyonunu da en üst seviyeye çıkardı. Murillo gibi kilit oyuncuların gösterdiği performans, siyah-beyazlıların bu sezon Avrupa'da önemli başarılar elde edebileceği yönündeki beklentileri artırıyor. Teknik direktörün taktiksel dehası ve oyuncuların sahadaki özverili mücadelesi birleşince, Beşiktaş'ın Avrupa arenasında daha nice zaferlere ulaşması kaçınılmaz görünüyor.

Ekonomi 16.10.2026 02:15 3 okunma

MSCI'dan Türk Hisseleri İçin Şok Karar: Endeks Hareketleri Donduruldu! Yatırımcılar Dikkat!

MSCI, Türkiye piyasasındaki şeffaflık endişeleri nedeniyle Türk hisse senetlerine yönelik endeks değişikliklerini geçici olarak askıya aldı. Bu kritik karar, Türkiye'nin piyasa sınıflandırmasını yeniden değerlendirme tehdidini de beraberinde getiriyor.

MSCI'dan Türk Hisseleri İçin Şok Karar: Endeks Hareketleri Donduruldu! Yatırımcılar Dikkat!

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, finans dünyasında büyük yankı uyandıran bir duyuruyla Türkiye'deki hisse senedi piyasalarına yönelik önemli bir adıma imza attı. Kurumsal yatırımcıların Türkiye'deki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerde uygulayabileceği iddia edilen koordineli işlemlere ilişkin derin endişeler taşıyan MSCI, Türk hisse senetleri için belirli endeks değişikliklerini derhal geçerli olmak üzere dondurduğunu açıkladı. Bu beklenmedik karar, piyasalarda kısa sürede etkisini gösterirken, yatırımcıların gözü MSCI'ın bir sonraki hamlesine çevrildi.

Piyasa Bütünlüğü Tehlikede Mi? MSCI'ın Endişeleri Neler?

MSCI'ın 2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında yaptığı değerlendirmeler, Türkiye'deki halka açık bazı küçük şirketlere odaklandı. Yapılan açıklamada, kurumsal yatırımcıların bu şirketlerdeki fonlar aracılığıyla sahip oldukları paylar üzerinden olası koordineli işlemlere dair ciddi endişeler dile getirildi. MSCI'a göre bu tür manipülatif hareketler, hisse senetlerinin serbest dolaşım oranlarının güvenilirliğini zedeleyebilir ve genel piyasa bütünlüğünü olumsuz etkileyebilir. Bu durumun, yatırımcıların adil ve şeffaf bir piyasada işlem görme hakkını kısıtlayabileceği belirtildi.

MSCI, bu endişelerin giderilmesi için atılması gereken adımları da net bir şekilde ortaya koydu. Şirketlerin nihai pay sahiplerine dair ayrıntılı ve zamanında bilgi sağlaması, koordineli işlemlere karşı etkin denetim ve yaptırım mekanizmalarının kurulması ve serbest dolaşım yapısı bozulan menkul kıymetlerin tespitine yönelik şeffaf, kurallara dayalı bir sistemin oluşturulması gerektiği vurgulandı. Bu talepler, Türkiye'deki sermaye piyasalarının daha sağlam ve güvenilir bir zemine oturması için kritik önem taşıyor.

Türkiye'den Adımlar Atıldı Ancak Yeterli mi?

MSCI'ın açıklamalarının ardından Türk yetkililerin konuyla ilgili çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdiği bilgisi de paylaşıldı. Ancak MSCI, bu adımların henüz başlangıç aşamasında olduğuna dikkat çekerek, daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle kurumsal yatırımcıların talep ettiği, koordineli işlemlere karşı güvenilir ve sürdürülebilir yaptırımların uygulanması ile Türk hisse senetlerinin serbest dolaşım oranlarının bağımsız olarak doğrulanmasına olanak tanıyan açıklama standartlarının geliştirilmesi bekleniyor. Bu yapısal iyileştirmelerin piyasa genelinde tutarlı bir şekilde uygulanması, MSCI'ın Türkiye'ye bakış açısını değiştirebilecek en önemli faktör olarak öne çıkıyor.

Endeks Değişiklikleri Askıya Alındı: Neler Olmayacak?

Bu bekleme sürecinde MSCI, Türkiye'deki hisse senetlerine yönelik bazı önemli endeks işlemlerini geçici olarak durdurdu. Bu kapsamda, MSCI tarafından gerçekleştirilecek olan endeks incelemeleri veya kurumsal işlemlerden kaynaklanan belirli değişiklikler hayata geçirilmeyecek. Konuyla ilgili detaylar şöyle:

  • MSCI, Türk hisse senetlerinin Yabancı Yatırımcı Oranlarında (FIF) veya Hisse Sayılarında (NOS) herhangi bir artış uygulaması yapmayacak.
  • Türkiye'nin önemli endekslerinden biri olan MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi'ne (IMI) yeni hisse eklenmesi söz konusu olmayacak.
  • Şirketlerin mevcut büyüklük segmentlerinden üst kategorilere geçişine de izin verilmeyecek.

Bu kararlar, piyasada hareketliliği bir süreliğine kısıtlarken, MSCI'ın gelişmeleri yakından izlediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Türkiye'nin Piyasa Sınıflandırması Tehlikede Mi?

MSCI, Türkiye'nin sermaye piyasalarındaki gelişmeleri ve alınan önlemlerin etkinliğini yakından takip etmeye devam edeceğini belirtti. Yapılan açıklamada, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme kaydedilememesi halinde, Türkiye'ye yönelik ilave tedbirlerin değerlendirilebileceği ifade edildi. Bu durum, Türkiye'nin mevcut durumda sahip olduğu 'Gelişmekte Olan Piyasa' statüsünün kaybedilme riskini de beraberinde getiriyor. Hatta MSCI, Türkiye endekslerinin 'Sınır Piyasa' veya 'Bağımsız Piyasa' statüsüne yeniden sınıflandırılması ihtimalinin bile masada olduğunu duyurdu. Nihai değerlendirmenin ise 2027 Yıllık Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında yapılacağı bildirildi. Bu süreç, Türk finans piyasaları için kritik bir dönüm noktası olabilir.

Spor 16.10.2026 01:45 3 okunma

PFDK'dan Süper Lig'e Şok Karar! 5 Kulüp Ağır Cezalarla Sarsıldı: Sahada ve Saha Dışında Kurallar İhlal Edildi!

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trendyol Süper Lig'de yaşanan disiplin olaylarına karşı sert tavrını sürdürdü. 5 büyük kulüp para cezalarına çarptırılırken, iki futbolcuya da men cezası verildi. İşte detaylar...

PFDK'dan Süper Lig'e Şok Karar! 5 Kulüp Ağır Cezalarla Sarsıldı: Sahada ve Saha Dışında Kurallar İhlal Edildi!

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesindeki Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trendyol Süper Lig'de geride bıraktığımız haftalarda yaşanan sportmenlik dışı hareketler ve kurallara aykırı davranışlar nedeniyle önemli kararlar aldı. Futbolun etik değerlerini koruma adına atılan bu adımlar, ligdeki rekabetin daha adil bir zeminde sürdürülmesi amacını taşıyor. Kurulun aldığı kararlar, 5 farklı kulübü kapsayan para cezaları ve iki futbolcuya verilen men cezalarıyla dikkat çekiyor.

Süper Lig'in Devleri PFDK'nın Radarında: Ağır Para Cezaları Kapıda!

Trendyol Süper Lig'in 7. haftasında oynanan müsabakalar mercek altına alındı. Yapılan incelemeler sonucunda, çeşitli disiplin ihlallerinde bulunan 5 kulüp, PFDK tarafından para cezalarına çarptırıldı. Bu cezalar, kulüplerin mali yönden etkileneceği gibi, aynı zamanda sahadaki ve saha kenarındaki davranışlarının da daha dikkatli olması gerektiği yönünde bir uyarı niteliği taşıyor. Rekabetin kızıştığı ligde, centilmenlik ilkelerine bağlı kalmanın önemi bir kez daha vurgulandı.

PFDK'nın açıkladığı kararlara göre, Trabzonspor'a disiplin ihlallerinden dolayı 780 bin lira gibi önemli bir para cezası kesildi. Bu rakam, bu haftanın en yüksek cezası olarak kayıtlara geçti. Kocaelispor ise 755 bin lira ile ikinci sırada yer aldı. Zirve yarışında iddialı olan Galatasaray, Beşiktaş ve bu sezon ligde dikkat çeken çıkışıyla öne çıkan Amed Sportif Faaliyetler de disiplin kurallarını ihlal eden kulüpler arasında yer aldı. Bu üç kulübün her birine 280'er bin lira para cezası uygulandı. Bu cezalar, kulüplerin neden disipline sevk edildiği ve hangi olayların bu cezalara yol açtığı konusunda merak uyandırıyor.

Sahadan Men Cezaları: İki Yıldız Oyuncu Kadro Dışı!

Para cezalarının yanı sıra, PFDK saha içindeki sportmenliğe aykırı hareketler nedeniyle oyunculara da ceza verdi. Bu sezonki performansıyla dikkat çeken Eyüpspor'un önemli oyuncularından Ahmed Abdullahi, aldığı ceza ile takımını 3 maç boyunca yalnız bırakacak. Bu durum, Eyüpspor'un gelecek haftalardaki mücadeleleri açısından önemli bir dezavantaj olarak görülüyor. Diğer yandan, Trabzonspor'un oyuncularından Melih Kabasakal da 1 maç men cezası ile cezalandırıldı. Bu cezalar, oyuncuların saha içindeki davranışlarının ne kadar önemli olduğunu ve kurallara uymanın her zaman öncelikli olması gerektiğini gösteriyor.

Disiplin Cezalarının Genel Etkisi ve Geleceğe Yansımaları

PFDK tarafından verilen bu cezalar, Trendyol Süper Lig'de sadece bu haftayla sınırlı kalmayacak. Bu kararlar, sezon boyunca yaşanabilecek benzer ihlaller için de bir emsal teşkil edecek. Federasyonun, fair play ruhunu hakim kılma ve futbolun evrensel değerlerini koruma konusundaki kararlılığı, bu tür yaptırımlarla pekişiyor. Kulüplerin ve oyuncuların, önümüzdeki dönemde maçlara daha dikkatli çıkması, teknik heyetlerin ve yöneticilerin de saha içi ve dışı iletişimlerinde daha hassas olması bekleniyor. Bu tür disiplin olaylarının azaltılması, ligin genel kalitesini ve izleyici memnuniyetini de olumlu yönde etkileyecektir. Futbolseverler, takımlarından hem sportif başarı hem de centilmence bir duruş bekliyor.

PFDK'nın bu denli geniş çaplı cezalar vermesi, sezonun kalan bölümünde yaşanabilecek olaylara karşı da bir ön uyarı niteliği taşıyor. Özellikle kritik maçların oynanacağı bu dönemde, takımların daha sakin ve kontrollü bir oyun sergilemesi, hakem kararlarına saygı göstermesi ve rakip oyunculara yönelik olumsuz davranışlardan kaçınması büyük önem taşıyor. Bu tür adımlar, Türkiye futbolunun uluslararası alanda da daha saygın bir konuma gelmesine katkı sağlayacaktır.

Spor 16.10.2026 01:15 3 okunma

Beşiktaş'ın Hoffenheim Zaferi Sonrası Italiano'dan ŞOK AÇIKLAMALAR: 'Sahada Savaşan Savaşçıları Gördüm!'

UEFA Avrupa Ligi'nde Hoffenheim deplasmanında 3-2'lik galibiyetle ayrılan Beşiktaş'ta Teknik Direktör Vincenzo Italiano, mücadelenin ardından sergilenen mücadeleden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sahada savaşan savaşçıları gördüm!" dedi.

Beşiktaş'ın Hoffenheim Zaferi Sonrası Italiano'dan ŞOK AÇIKLAMALAR: 'Sahada Savaşan Savaşçıları Gördüm!'

Beşiktaş'tan Hoffenheim Deplasmanında Tarihi Galibiyet!

UEFA Avrupa Ligi 2. hafta mücadelesinde Almanya deplasmanında Hoffenheim ile karşılaşan Beşiktaş, nefes kesen bir mücadele sonunda sahadan 3-2 galip ayrılarak önemli bir başarıya imza attı. Sahaya çıktıkları ilk andan itibaren galibiyet parolasıyla mücadele eden siyah-beyazlılar, rakibin sert savunmasına ve baskısına rağmen harika bir performans sergiledi. Teknik Direktör Vincenzo Italiano, mücadelenin ardından yaptığı açıklamalarla galibiyetin önemini ve takımın gösterdiği performansı vurguladı.

'Sahada Savaşan Savaşçıları Gördüm!'

Maç sonu mikrofonlara konuşan Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, takımının ortaya koyduğu mücadeleden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Gerçekten çok iyiydik. Bu, bizim için çok önemli bir galibiyet. Ben de bu sonuçtan dolayı çok mutluyum. Rakibimiz Hoffenheim da oyunun belirli bölümlerinde bizi oldukça zorladı ve zaman zaman bizi sıkıntılı anlar yaşattı. Ancak oyuncularım sahada hak ederek kazandı. Özellikle Oh’un performansı beni çok sevindirdi, harika bir iş çıkardı. Aslında tüm takım, sahada gösterdiği muazzam performansla galibiyeti getiren ana unsurlardandı. Bu galibiyetle Avrupa Ligi'nde ikide iki yaptık, bunun için ayrıca çok mutluyum. Bu başarıda emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum." Italiano, özellikle sıkışık fikstürde oyuncuların performanslarına dikkat çekerek, az süre alan oyuncuların ne kadar hazır olduklarını gösterdiklerini belirtti.

Orkun İçin Kötü Haber: 'Umarım Yakında Döner!'

Teknik Direktör Italiano, takımın genç yeteneği Orkun Kökçü'nün durumu hakkında da bilgi verdi. Kökçü'nün maç sırasında yaşadığı sakatlık nedeniyle oyuna devam edemediğini belirten tecrübeli çalıştırıcı, "Orkun için çok üzgünüm. Ayağında küçük bir acı hissetti. Yere bastığında kötü bir his yaşadığı için risk almak istemedik. Konuştuğumuzda hızlıca iyileşebileceğini söyledi ancak şu an için durumu belirsiz. Umarım en kısa sürede aramıza döner," ifadelerini kullandı. Italiano, takımın her oyuncusuna %100 ihtiyaç duyduğunu ve önlerindeki zorlu maç trafiği ve fikstür yoğunluğu düşünüldüğünde, tüm kadronun tam olarak hazır olması gerektiğinin altını çizdi.

Avrupa'da İstikrar ve Taraftara Çağrı

Hoffenheim deplasmanında elde edilen bu galibiyetin, takımın deplasmanlardaki olası sıkıntılarının üstesinden gelmesinde önemli bir özgüven sağlayacağını ifade eden Italiano, "Bugün stadyumun neredeyse yarı yarıya dolduğunu söyleyebilirim. Bu durumun hakkını vermemiz ve taraftarlarımıza en iyisini göstermemiz gerekiyor. Onlar her zaman bizim arkamızdalar, bizi inanılmaz derecede destekliyorlar. Bu muhteşem destek için taraftarlarımıza bir kez daha sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum." dedi. Önlerinde henüz 6 maç olduğunu ve aynı konsantrasyonla devam etmeleri gerektiğini vurgulayan Italiano, "Bugün çok zor bir deplasmanda, çok iyi bir takıma karşı galip geldik. Trabzonspor deplasmanı da bizim için zorlu olacak ve iyi bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Bu 3 puan çok kıymetli," diye ekledi.

Hedef Net: Üst Tura Yükselmek!

Beşiktaş'ın Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, takımının Avrupa Ligi'ndeki nihai hedefinin gruptan çıkmak ve üst tura yükselmek olduğunu net bir dille ifade etti. "Biz gruptan çıkmak için her şeyi yapacağız," diyen Italiano, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buraya gelmek için bu kadar çok çalıştık ve mücadele ettik. Bu yüzden Avrupa'da en iyisini yapmak zorundayız. Bugünkü oyunumuzdan ve gösterdiğimiz performanstan çok memnunum. Eğer bu şekilde devam edersek, üst tura çıkabiliriz. Bunun sözünü verebilirim. Bu sene Avrupa'da iyi bir iş çıkaracağımıza inanıyorum." Takımın bu zorlu deplasmandan 3 puanla ayrılmasının, gelecek maçlar için büyük bir moral kaynağı olacağını belirtti.

Ekonomi 16.10.2026 00:45 3 okunma

Maliyenin Yeni İkinci Başkanı Kim Oldu? Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar'dan Kritik Göreve Atama!

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda önemli bir atama gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı görevine getirildi. Bayrakdar'ın maliye alanındaki derin tecrübesi dikkat çekiyor.

Maliyenin Yeni İkinci Başkanı Kim Oldu? Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar'dan Kritik Göreve Atama!

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda kritik bir görev değişimi yaşandı. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, uzun yıllardır Gelir İdaresi Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Bekir Bayrakdar, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı görevine atandı. Bu atama, Türkiye'nin mali ve ekonomik politikalarının şekillendirilmesinde kilit rol oynayacak üst düzey bir pozisyona yapıldı.

Maliye Bürokrasisinin Tecrübeli İsmi Bekir Bayrakdar Kimdir?

1971 yılında Kocaeli'nde dünyaya gelen Bekir Bayrakdar, akademik kariyerini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamladı. 1995 yılındaki mezuniyetinin ardından, maliye alanındaki profesyonel yolculuğuna Hesap Uzman Yardımcısı olarak adım attı. 1996 ile 2004 yılları arasında Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı'nda çeşitli kademelerde görev alarak deneyim kazandı.

Bayrakdar'ın kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri de Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı'ndaki görevleri oldu. 2004-2008 yılları arasında Defterdar Yardımcısı Vekilliği, Gelir İdaresi Grup Müdürü Vekilliği ve Vergi Dairesi Başkanı Vekilliği gibi sorumluluklar üstlendi. Ardından, İstanbul Defterdarlığı'nda 2008-2014 yılları arasında Defterdar olarak görev yaparak, İstanbul gibi devasa bir metropolün vergi işleyişine yön verdi.

Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Bayrakdar, 2014-2015 yıllarında Muhasebat Genel Müdürlüğü'nde Genel Müdür olarak görev yaptı. 2015-2019 yılları arasında ise İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'na başkanlık ederek, bu önemli görevi başarıyla sürdürdü. 2019 yılından bu yana ise Türkiye'nin vergi gelirlerini toplamakla yükümlü en önemli kurumlarından biri olan Gelir İdaresi Başkanlığı'nın en tepesinde yer alıyordu.

Geniş Finansal Deneyim: Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Sertifikalar

Bekir Bayrakdar'ın mali yönetim ve finans alanındaki tecrübesi, sadece bürokratik görevleriyle sınırlı kalmadı. Profesyonel hayatı boyunca çeşitli önemli kuruluşların yönetim kurullarında da aktif rol aldı. Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (2008-2010), Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (2010-2014), ADABANK A.Ş. (2014-2019) ve TAKASBANK A.Ş. (2019-2023) gibi şirketlerde yönetim kurulu üyeliği yaptı. Bu görevler, Bayrakdar'ın finansal piyasalar ve şirket yönetimi konularındaki derin bilgisini pekiştirdi.

Ayrıca, Bayrakdar'ın Yeminli Mali Müşavirlik sertifikası ve Bağımsız Denetçilik lisansı bulunması, mali konulardaki uzmanlığının resmi belgelerle de tescillendiğini gösteriyor. Bu sertifikalar, onun uluslararası standartlarda mali analiz ve denetim yapabilme yetkinliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Merkez Bankası Denetleme Kurulu Üyeliği ve Yeni Görevi

Bekir Bayrakdar, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı görevine atanmadan önceki son resmi pozisyonu, 1 Mayıs 2023 tarihinden itibaren yürüttüğü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Denetleme Kurulu Üyeliği idi. Bu görev, Türkiye'nin para politikalarının denetimi açısından büyük önem taşıyordu. Şimdi ise, daha geniş bir yetki alanını kapsayan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı göreviyle, Türkiye ekonomisinin yönetilmesinde daha merkezi bir rol üstlenecek.

Bekir Bayrakdar'ın Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığı'na atanması, ekonomi yönetiminde istikrar ve deneyim vurgusu olarak yorumlanıyor. Bayrakdar'ın Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer önemli görevlerindeki başarıları, yeni görevinde de önemli çalışmalara imza atacağının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu atamanın, Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik politikalara nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.