--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 22.07.2026 10:15 17 okunma

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'dan Yabancı Kuralı Bombası: 'Değişmesi Lazım!'

UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turunda Gornik Zabrze'yi 1-0 mağlup eden Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, maç sonu çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kartal, yabancı oyuncu kuralının mevcut haliyle kulüplerin menfaatine olmadığını belirterek, değişikliğe gidilmesi gerektiğini savundu.

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'dan Yabancı Kuralı Bombası: 'Değişmesi Lazım!'

Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turunda Polonya temsilcisi Gornik Zabrze karşısında aldığı 1-0'lık galibiyetin ardından açıklamalarda bulunan teknik direktör İsmail Kartal, hem maçın genel analizi hem de gelecek sezonla ilgili önemli konulara değindi. Kartal'ın özellikle gündeme getirdiği yabancı oyuncu kuralı tartışması, ligimizde dengeleri değiştirebilecek nitelikte.

Kartal'dan Maç Analizi: Disiplin ve Oyun Hakimiyeti Vurgusu

Gornik Zabrze karşısında aldıkları galibiyeti değerlendiren Kartal, rakibin küçümsenecek bir takım olmadığını vurgulayarak, 'Çok disiplinli, fizik gücüne dayalı, geçiş oyunu oynayan bir takım. Böyle oynayacaklarını biliyorduk, bu yönde çalıştık.' ifadelerini kullandı. Maç boyunca oyunu domine ettiklerini belirten tecrübeli çalıştırıcı, 'En az 3-4 golle kazanabilirdik. Bunu da oyun olarak hak ettik. 2 topumuz direkten döndü. Maç başından sonuna kadar oyunu domine ettik. İkinci yarı kalemize gelemediler. Maç başından sonuna kadar 2 şut atabilmişler. İkinci yarı 1 tane dahi kornerleri yok.' diyerek, skorun oyunun önüne geçtiğini ima etti.

Oyun disiplinine dikkat çeken Kartal, 'Bu takımlar böyledir. Hiçbir şey yok zannedersiniz, oyunun büyüsüne kapılıp savunma zaafı verirseniz değerlendirirler. Oyuncularım da rakibe boşluk vermediler. Disiplinli oynadık. Çok pas yaparak, sürekli arayarak, sabırlı oynayarak maçın sonuna kadar aynı taktik disiplinle oynadık.' şeklinde konuştu. Oyuncularının performansını takdir eden Kartal, 'Oyuncularımı tebrik ediyorum' diyerek sözlerini tamamladı.

Samandıra'da Oluşan Pozitif Hava ve Kadro Planlaması

Fenerbahçe'nin bu sezonki yapılanmasına da değinen İsmail Kartal, Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde çok güzel bir çalışma ortamının olduğunu belirtti. 'Yeni sezon, yeni oyuncular, yeni antrenör ben geldim İsmail Kartal olarak, başkanımız geldi, yeni yönetim. Hep birlikte çalışıyoruz.' diyen Kartal, bu birlikteliğin takıma olumlu yansıyacağını düşündüğünü ifade etti. Oyunculardan Talisca, Asensio ve Greenwood gibi isimlerin kalitesini överken, takımın sadece yıldızlardan değil, fiziksel mücadeleden de güç alması gerektiğini belirtti. Kartal, 'Bu kadar kaliteli oyuncuları hepsini bir arada oynatamazsınız. Futbol sadece kaliteli oyuncularla değil fiziğe de dayalı bir oyun aynı zamanda. Mücadele etmek, topu kaptırınca reaksiyon vermeniz lazım. Maç maç, rakibe göre değerlendireceğiz.' sözleriyle kadro seçimlerinin dinamik olacağını söyledi.

Öte yandan, Nathan Ake'nin maç içinde yaşadığı hafif ağrı nedeniyle oyundan alındığını ve riske edilmediğini belirten Kartal, Asensio ve Greenwood gibi yeni transferlerin de takıma yavaş yavaş adapte olduğunu gözlemlediğini kaydetti. Bartuğ'un gösterdiği performansı ve formayı hak ettiğini dile getiren Kartal, genç oyuncunun rekabetçi bir ortamda gelişim göstereceğine inandığını ekledi. Rotasyonlu bir kadro yapılanmasının olduğunu ve oyuncuların verimli bir şekilde kullanılacağını da sözlerine ekledi.

İsmail Kartal'dan Yabancı Kuralı Eleştirisi: 'Değişmesi Lazım!'

Haberin en dikkat çekici bölümü ise İsmail Kartal'ın yabancı oyuncu kuralıyla ilgili yaptığı açıklamalar oldu. Mevcut kuralın kulüplerin menfaatine olmadığını savunan Kartal, 'Yabancı kuralının değişmesi lazım' diyerek net bir çağrıda bulundu. '12+2 olabilir. Geçen seneki kuralın devam etmesi bütün kulüplerin menfaatine.' diyen Kartal, mevcut uygulamanın Türk futbolunu nasıl olumsuz etkilediğini şu sözlerle açıkladı: '18 kulüpten 14-15 tanesi kuralın değişmesini istiyor. Biz bu 4 tane 23 yaş altı oyuncuyu kadroya transfer ederek yabancı ülkelere çalışmış oluyoruz. Bu bence normal bir şey değil. Değişmesi lazım. Biz de hesap - kitap yapıyoruz. Bizim için de çok zor kararlar olacak. İnşallah bu kural değişir de herkes rahatlar.'

Bu açıklama, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) yeni sezonda belirleyeceği yabancı oyuncu statüsüne ilişkin beklentileri artırdı. Birçok kulübün de benzer görüşleri paylaştığı biliniyor. Kartal'ın bu konudaki net duruşu, önümüzdeki dönemde kural değişikliği tartışmalarını daha da alevlendireceğe benziyor.

Bu haber, spor gündemindeki gelişmeleri aktarmak amacıyla hazırlanmıştır.

Murat Soydan

Murat Soydan

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Gündem 05.09.2026 01:45 3 okunma

Yıllar Sonra Gelen Gol Sevinci! Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da Tarihi Futbol Heyecanı Yeniden Başladı

Üç yıllık aranın ardından Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki mülteci kamplarında Filistin futbolu yeniden nefes aldı. Dev derbi niteliğindeki turnuva, sporseverleri ve bölge halkını coşkuyla bir araya getirdi.

Yıllar Sonra Gelen Gol Sevinci! Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da Tarihi Futbol Heyecanı Yeniden Başladı

Uzun bir sessizliğin ardından Filistin futbolu için umut dolu bir başlangıç yapıldı. Gazze Şeridi, işgal altındaki Batı Şeria ve Lübnan'da bulunan Filistin mülteci kamplarını kapsayan ve üç yıldır pandemi ve diğer zorluklar nedeniyle sekteye uğrayan futbol turnuvaları, muhteşem bir coşkuyla yeniden start aldı. Bu tarihi gelişme, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne sererken, on binlerce sporseverin merakla beklediği organizasyonlar start verdi.

Bölgeyi Saran Futbol Ateşi: İlk Maçlar Sahalarda

Geçtiğimiz günlerde startı verilen turnuvalar, hem sporcular hem de taraftarlar nezdinde büyük bir heyecan yarattı. Katılımcı takımlar, yıllardır süregelen zorluklara rağmen azim ve kararlılıkla sahadaki yerlerini alırken, attıkları her gol ve yaptıkları her kurtarış büyük alkış topladı. Özellikle Gazze'deki zorlu şartlara rağmen düzenlenen maçlar, sporun direnişin bir parçası olabileceğini bir kez daha kanıtladı. Batı Şeria'daki futbolseverler de bu heyecana ortak olurken, Lübnan'daki kamplarda yaşayan Filistinliler de uzun yıllar sonra gelen bu organizasyonla moral buldu.

Neden 3 Yıllık Ara Verildi ve Dönüşün Önemi Ne?

Bu önemli futbol turnuvalarının üç yıl boyunca düzenlenememiş olmasının ardında yatan sebepler oldukça karmaşıktı. Pandemi koşulları, bölgedeki güvenlik endişeleri ve ekonomik zorluklar, spor organizasyonlarının ertelenmesine yol açan başlıca faktörlerdi. Ancak bu yeni başlangıç, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Bölge halkı için sosyal bağları güçlendirme, gençlere umut verme ve günlük yaşamın stresinden uzaklaşma fırsatı sunuyor. Turnuvaların yeniden başlaması, Filistin sporunun geleceği adına da olumlu bir işaret olarak kabul ediliyor. Spor otoriteleri, bu turnuvaların uluslararası platformlarda da Filistin futbolunun tanınırlığını artıracağına inanıyor.

Geleceğe Yönelik Umutlar ve Sporun Rolü

Organizasyon komitesi yetkilileri, bu turnuvaların sadece başlangıç olduğunu ve gelecekte daha kapsamlı organizasyonlarla sporun Filistin'deki önemini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Sporun, gençlerin enerjisini doğru yönlendirme konusunda kritik bir rol oynadığına dikkat çekilirken, aynı zamanda kültürel tanıtım ve toplumsal dayanışma için de önemli bir araç olduğu vurgulandı. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki futbolseverler, takımlarına destek olmak için tribünlerde yerlerini alırken, sahadaki mücadele de büyük bir çekişmeye sahne oluyor. Bu yeniden doğan futbol ateşi, bölge halkı için uzun süredir ihtiyaç duyulan bir moral ve motivasyon kaynağı oldu.

Turnuvaların nasıl sonuçlanacağı ve hangi takımların kupayı kaldıracağı merakla beklenirken, şimdiden Filistin futbolu için yeni bir sayfa açıldığı aşikar. Bu heyecan verici rekabetin, sporun iyileştirici ve birleştirici gücüyle bölgeye barış ve neşe getirmesi temenni ediliyor.

Gündem 05.09.2026 01:16 4 okunma

Diplomasi Trafiğinde Büyük Güncelleme: Türkiye'nin Yeni Yüzleri 12 Ülkede Göreve Başlıyor!

Türkiye'nin dış ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası: Cumhurbaşkanı Kararı ile 12 ülkeye yeni büyükelçi ataması yapıldı. Görevden alınan büyükelçilerin yerine gelen isimler ve yeni görev yerleri duyuruldu.

Diplomasi Trafiğinde Büyük Güncelleme: Türkiye'nin Yeni Yüzleri 12 Ülkede Göreve Başlıyor!

Dış politika arenasında dengelerin sürekli değiştiği günümüz dünyasında, Türkiye'nin uluslararası alandaki temsiliyetini güçlendirecek kritik bir adım atıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla hayata geçirilen kararname, tam 12 ülkeye yeni büyükelçi ataması yapıldığını duyurdu. Bu atamalar, Türkiye'nin global ölçekteki diplomatik ağını yeniden şekillendirirken, stratejik öneme sahip bölgelerdeki varlığını da pekiştirmeyi hedefliyor.

Yeni Dönem: Hangi Ülkede Kim Göreve Başlıyor?

Yapılan atamalarla birlikte, farklı kıtalarda ve coğrafyalarda görev yapacak yeni büyükelçiler belirlendi. Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Ortadoğu'ya uzanan geniş bir yelpazede gerçekleştirilen bu görevlendirmeler, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasının bir yansıması olarak görülüyor. İşte yeni büyükelçilerin görev yapacağı ülkeler ve atanan isimler:

  • Burundi Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Haydar Kerem Divanlıoğlu getirildi.
  • Filipinler Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Kaan Esener atandı.
  • Avrupa'nın önemli ülkelerinden Finlandiya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Ayşe Hilal Sayan Koytak görevlendirildi.
  • Stratejik konumuyla dikkat çeken Bahreyn Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Necati Sancaktutan atandı.
  • Arap Yarımadası'nın önemli aktörlerinden Umman Sultanlığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Hüsayin Ergani getirildi.
  • Afrika kıtasında yer alan Namibya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Fikriye Aslı Güven atandı.
  • Uzak Doğu'nun dinamik ülkesi Kore Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Fatih Yıldız getirildi.
  • Afrika'daki bir diğer önemli ülke olan Sudan Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Fahri Türker Oba atandı.
  • Balkanlar'daki varlığımızı güçlendirecek şekilde Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Alper Aktaş görevlendirildi.
  • Doğu Afrika'da kilit bir ülke olan Somali Federal Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Ferhat Alkan atandı.
  • Batı Afrika'da yer alan Gambiya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Özgür Gökmen getirildi.
  • Afrika kıtasındaki bir diğer önemli ülke olan Mozambik Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ne Ayça Oşafoğlu İnam atandı.

Merkeze Alınan Büyükelçiler Kimler Oldu?

Diplomatik görev değişiklikleri kapsamında, daha önce görevde bulunan bazı büyükelçiler de merkeze alındı. Bu durum, diplomatik görev süresi dolan veya yeniden yapılandırma kapsamında alınan bir karar olarak değerlendiriliyor. Buna göre; Burundi Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Alp Işıklı ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fatih Ulusoy, yeni görevlendirmelerle birlikte merkeze çekilmiş oldu.

Diplomatik Değişimlerin Anlamı ve Gelecek Perspektifi

Gerçekleştirilen bu kapsamlı büyükelçi atamaları, Türkiye'nin aktif dış politika anlayışının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Yeni görev yerlerine atanan isimlerin, ilgili ülkelerle olan siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkileri daha da derinleştirmesi bekleniyor. Özellikle son dönemde artan jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik dalgalanmalar göz önüne alındığında, bu atamaların ulusal çıkarlarımızın korunması ve geliştirilmesi açısından stratejik bir öneme sahip olduğu düşünülüyor. Yeni büyükelçilerin, Türkiye'nin bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunma yönündeki çabalarını da sürdürmeleri hedefleniyor.

Bu büyükelçi değişimleri, sadece diplomatik temsilciliklerdeki personel değişikliği anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, Türkiye'nin küresel vizyonunu ve uluslararası arenadaki rolünü pekiştiren önemli bir hamle olarak kayıtlara geçiyor. Atanan yeni diplomatların, Türkiye'nin tanıtımına, ticari ilişkilerin geliştirilmesine ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik projelerde aktif rol alması bekleniyor. Önümüzdeki dönemde bu atamaların, Türkiye'nin dış ilişkilerine nasıl bir ivme kazandıracağı merak konusu olmaya devam edecek.

Gündem 05.09.2026 00:45 3 okunma

Doğum İzni Sürprizi: Meğer 24 Hafta Mıymış? Bakan Göktaş Açıkladı!

Bakan Mahinur Göktaş, katıldığı bir programda gündeme gelen doğum izni süresiyle ilgili önemli bir detayı duyurdu. Çalışan anneler için sürenin 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldığını hatırlatan Göktaş, kararın Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında alındığını belirtti.

Doğum İzni Sürprizi: Meğer 24 Hafta Mıymış? Bakan Göktaş Açıkladı!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş, katıldığı bir televizyon programında sorulan ve çalışan annelerin doğum izni süresi ile ilgili merak uyandıran bir soru üzerine önemli bir açıklamada bulundu. 'Kim Milyoner Olmak İster?' adlı bilgi yarışmasında gündeme gelen konu, Bakan Göktaş tarafından sosyal medya üzerinden de paylaşılarak vatandaşların doğru bilgiye ulaşması hedeflendi. Yarışmada D şıkkı olarak belirtilen doğru cevabın 24 hafta olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, bu vesileyle mevcut düzenlemeleri yeniden hatırlatma gereği duydu.

Yasal Düzenlemeler Güncellendi: 24 Haftalık Doğum İzni Devri Başladı

Bakan Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı gibi önemli bir vizyon çerçevesinde, çalışan tüm annelerin yasal haklarını genişletme yönünde atılan adımlara dikkat çekti. Bu kapsamda, daha önce 16 hafta olarak uygulanan doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarıldığı bilgisini paylaştı. Bu artış, özellikle yeni doğum yapmış annelerin hem kendileri hem de bebekleri için daha fazla dinlenme ve toparlanma süresi bulmalarını amaçlıyor. Bu düzenleme, yeni doğan bebeklerin ilk haftalarında anneyle güçlü bir bağ kurması ve annenin fiziksel/ruhsal sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor.

'Kim Milyoner Olmak İster?' Yarışmasına Teşekkür

Bakan Göktaş, konuyu gündeme taşıyarak doğru bilginin yayılmasına katkı sağlayan 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasına özel olarak teşekkürlerini iletti. Yarışmanın, hassas bir konu olan doğum izni süresini milyonlarca izleyiciye doğru bir şekilde aktarması, kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından değerli bulundu. Bakan Göktaş, yarışmacı Sevgül Batur'a ise minik torunuyla birlikte sağlıklı ve mutlu bir ömür dileyerek nazik bir jestte bulundu. Bu tür programların, önemli toplumsal konuların gündeme getirilmesinde ve doğru bilginin hızla yayılmasında etkili bir rol oynayabileceği belirtildi.

Doğum İzni Süresindeki Artışın Ailelere Etkisi

Bakanlık tarafından yapılan bu düzenlemenin, Türkiye'deki çalışan anneler ve aileler üzerindeki etkileri de merak ediliyor. 16 haftadan 24 haftaya çıkarılan doğum izni, kadınların iş hayatına daha dinlenmiş ve hazır bir şekilde dönmelerine olanak tanırken, aynı zamanda bebeklerin bakımına daha fazla odaklanmalarını sağlıyor. Uzmanlar, bu tür iyileştirmelerin kadınların iş gücüne katılımını sürdürmesi ve aynı zamanda annelik sorumluluklarını daha etkin yerine getirmesi açısından dengeli bir yaklaşım sunduğunu belirtiyor. Toplamda 8 haftalık ek izin süresi, hem annenin iyileşmesi hem de bebekle geçirilen kaliteli zamanın artması açısından önemli bir kazanım olarak görülüyor. Bu durumun, uzun vadede aile içi iletişimi güçlendirebileceği ve çocukların sağlıklı gelişimine olumlu katkılar sunabileceği öngörülüyor.

Bakanlığın bu konudaki çalışmaları ve aile politikalarına yönelik gelecekteki adımları da yakından takip edilecek. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş hayatındaki yerinin güçlendirilmesi amacıyla atılan bu tür adımların, ülke genelinde olumlu yankı uyandırması bekleniyor.

Gündem 05.09.2026 00:15 4 okunma

Türkiye Sallandı Mı? Son Depremler Nerede Yaşandı, Şiddeti Ne Kadar Oldu? İşte İl İl AFAD Verileri!

Bugün Türkiye'de deprem olup olmadığı ve en son meydana gelen sarsıntıların merkez üssü, büyüklüğü ve hissedildiği iller AFAD tarafından açıklandı. Merak edilen tüm detaylar...

Türkiye Sallandı Mı? Son Depremler Nerede Yaşandı, Şiddeti Ne Kadar Oldu? İşte İl İl AFAD Verileri!

Yurdun dört bir yanından gelen son dakika deprem haberleri, vatandaşların gündemine oturdu. Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle, her yeni sarsıntı büyük bir endişe yaratıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar, olası bir deprem senaryosuna karşı sürekli tetikte. Peki, bugün Türkiye'de deprem oldu mu? En son nerede, ne kadar şiddette bir sarsıntı yaşandı? İşte AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nin anlık verileriyle tüm detaylar...

Türkiye'nin Kalbi Depremle Mi Attı? Detaylar Açıklanıyor

Türkiye'nin deprem aktivitesi haritası, coğrafi konumu gereği oldukça hareketli. Bu nedenle, günün her anında meydana gelebilecek sarsıntılar, vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle günün erken saatlerinde veya gece vakti meydana gelen depremler, daha fazla dikkat çekiyor. 05 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Türkiye'nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremler, AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) tarafından anlık olarak duyuruluyor. Bu duyurular, hem yaşanan sarsıntının boyutunu anlamak hem de olası riskleri değerlendirmek açısından büyük önem taşıyor. Vatandaşlar, resmi kaynaklardan gelen bilgileri teyit etmek için sürekli olarak AFAD'ın deprem listelerini inceliyor.

Az Önce Nerede Sarsıntı Oldu? İl İl Son Depremlerin Adresi

Bugün yaşanan sarsıntıların merkez üssü, büyüklüğü ve kaç kişi tarafından hissedildiği gibi bilgiler, deprem veritabanlarında yerini alıyor. AFAD'ın yayınladığı son depremler listesi, Türkiye'nin hangi bölgesinde ne kadar şiddetli bir sarsıntı yaşandığına dair net bilgiler sunuyor. Bu listeler, depremin merkezinin karada mı yoksa denizde mi olduğunu, derinliğini ve en önemlisi hissedildiği yerleri ortaya koyuyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük metropollerde yaşayanlar, kendi şehirlerinde veya yakın çevrede yaşanan en ufak bir sarsıntıyı bile büyük bir merakla araştırıyor. Yapılan son analizlere göre, meydana gelen sarsıntının artçı mı yoksa yeni bir deprem mi olduğu da önemli bir ayrım olarak öne çıkıyor. Yetkililer, olası riskleri en aza indirmek için sürekli olarak bölgedeki sismik hareketliliği izlemeye devam ediyor.

Depremlerin Şiddeti ve Derinliği: AFAD Verileri Ne Diyor?

Depremlerin şiddeti, genellikle Richter ölçeği veya büyüklük olarak ifade edilirken, derinlik bilgisi de sarsıntının yüzeye ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Küçük bir deprem bile, sığ derinlikte meydana geldiğinde daha fazla hissedilebilir ve daha yıkıcı etkilere yol açabilir. Bu nedenle, AFAD tarafından açıklanan depremin büyüklüğü ve derinliği, olayın ciddiyetini anlamak için kritik verilerdir. Yapılan son dakika açıklamalarına göre, 05 Eylül 2026 tarihinde kaydedilen sarsıntıların detayları, bilimsel çevrelerce de yakından takip ediliyor. Vatandaşların deprem anında ve sonrasında yapması gerekenler konusunda bilgilendirilmesi de bu sürecin önemli bir parçasıdır. paniğe kapılmadan, yetkililerin açıklamalarını dikkate almak en doğru yaklaşım olacaktır. Deprem haberleriyle ilgili en çok sorulan sorular arasında, 'Yakınımdaki depremler nelerdir?' veya 'Bugün hangi illerde deprem oldu?' gibi sorular yer alıyor. Bu bilgilere, AFAD'ın resmi web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden anlık olarak ulaşmak mümkün.

Kandilli ve AFAD Son Dakika Deprem Listesi: Ne Zaman, Nerede, Ne Kadar Şiddetli?

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile AFAD, Türkiye'nin deprem verilerini derleyen ve kamuoyuyla paylaşan iki ana kurum. Bu iki kurumun yayınladığı listeler, gün içinde meydana gelen tüm sarsıntıları detaylı bir şekilde içeriyor. 05 Eylül 2026 tarihli son depremler listesi, güncel bilgileri merak edenler için önemli bir kaynak. Bu listelerde, depremin gerçekleştiği saat, koordinatları, büyüklüğü ve derinliği gibi teknik detaylar yer alıyor. Bölgesel deprem aktivitelerini izleyen bilim insanları, bu verileri kullanarak gelecekteki olası depremler hakkında tahminlerde bulunmaya çalışıyor. Ancak unutulmamalıdır ki, depremlerin kesin zamanını ve büyüklüğünü önceden tahmin etmek günümüz teknolojisiyle mümkün değil. Bu nedenle, her zaman depreme hazırlıklı olmak ve alınması gereken önlemleri bilmek hayati önem taşıyor. En son hangi bölgede deprem olduğu sorusu, en çok araştırılan konulardan biri olmaya devam ediyor.

Ekonomi 04.09.2026 02:45 5 okunma

ASELSAN Konya'dan Gençlere Dev Kapı: Nitelikli İş Gücü Yetişiyor, Savunma Sanayii Güçleniyor!

ASELSAN Konya ve İŞKUR, mesleki ve teknik lise mezunlarının savunma sanayiine kazandırılması amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı. Proje, gençlerin yetkinliklerini artırmayı ve milli savunma sanayiinin geleceğini şekillendirmeyi hedefliyor.

ASELSAN Konya'dan Gençlere Dev Kapı: Nitelikli İş Gücü Yetişiyor, Savunma Sanayii Güçleniyor!

Savunma sanayiinin parlayan yıldızı ASELSAN Konya, geleceğin nitelikli iş gücünü yetiştirmek ve Türk savunma sanayiini daha da ileriye taşımak amacıyla önemli bir adım attı. Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) ile ASELSAN Konya arasında imzalanan protokol, mesleki ve teknik Anadolu lisesi mezunlarına yönelik kariyer fırsatlarının kapılarını aralıyor. Bu stratejik iş birliği, genç yeteneklerin sektörel bilgi ve becerilerini gerçek dünya uygulamalarıyla pekiştirmesini sağlayacak.

Genç Yetenekler Savunma Sanayiinin Kalbinde Yetişiyor

Tören, Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Önder Çiftci ve ASELSAN Konya Genel Müdürü Serhan Özsoy'un katılımıyla gerçekleşti. Protokol kapsamında, mesleki ve teknik eğitim veren okullardan mezun olan gençler, teorik bilgilerini ASELSAN Konya'nın modern tesislerinde pratiğe dökme şansı bulacak. Bu program, öğrencilere eğitim hayatlarında edindikleri teorik bilgileri, savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu pratik becerilere dönüştürmeleri için eşsiz bir fırsat sunuyor. Gençlerin hem kişisel hem de mesleki gelişimlerine odaklanan bu proje, onları geleceğin savunma sanayii profesyonelleri olarak yetiştirmeyi amaçlıyor.

İŞKUR'dan Nitelikli İnsan Kaynağı Vurgusu

Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Önder Çiftci, iş birliğinin önemine dikkat çekerek, İŞKUR'un rolünü şu sözlerle ifade etti: "İş gücü piyasasının dinamik ihtiyaçlarına uygun, donanımlı insan kaynağının yetiştirilmesi ve özellikle gençlerimizin iş hayatına sağlam bir başlangıç yapmalarını sağlamak bizim için en öncelikli konulardan biridir. Bu iş birliği, bu vizyonumuzu daha da güçlendirecektir." Çiftci'nin bu açıklamaları, İŞKUR'un yerel kalkınma ve istihdam politikalarındaki aktif rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

ASELSAN: Milli Yetkinlik Hamlesiyle Geleceğe Yatırım

ASELSAN Konya Genel Müdürü Serhan Özsoy ise protokolün stratejik önemini vurguladı. Özsoy, “Nitelikli insan kaynağı, sürdürülebilir büyümenin ve üretimin temel taşıdır. İŞKUR ile yaptığımız bu anlaşma sayesinde, gençlerimizin hem sektörde değerli deneyimler kazanmalarını hem de savunma sanayiimizin gerektirdiği üst düzey yetkinlikleri geliştirmelerini hedefliyoruz” dedi. Özsoy ayrıca, bu girişimin Türkiye Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen 'Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi'nin mesleki ve teknik eğitime yönelik hedefleriyle de tam bir uyum içinde olduğunu belirtti. Bu proje, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlığını ve teknolojik üstünlüğünü pekiştirecek stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

Protokolün Detayları ve Gelecek Beklentileri

İmzalanan protokol, sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayacak. Katılımcılar, ASELSAN Konya'nın Ar-Ge merkezleri ve üretim tesislerinde staj ve uygulamalı eğitim programlarına dahil olacaklar. Bu süreçte, alanında uzman mühendisler ve teknisyenler tarafından mentorluk alacaklar. Programın sonunda başarılı olan katılımcılara, ASELSAN Konya bünyesinde istihdam imkanları da sunulabilecek. Bu durum, gençlerin hem meslek edinmelerini hem de ulusal savunma sanayiinin gelişimine doğrudan katkıda bulunmalarını sağlayacak. ASELSAN Konya ve İŞKUR'un bu ortak girişimi, Türkiye'nin teknoloji odaklı sanayi ekosistemini güçlendirme yolunda atılmış önemli bir adımdır ve gelecekte benzer iş birliklerinin de önünü açması beklenmektedir.

Bu iş birliği, Türk gençlerinin potansiyelini en üst düzeyde kullanmalarına olanak tanırken, aynı zamanda ülkenin stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Savunma sanayiinin yerlileşme ve millileşme yolundaki kararlılığı, bu tür projelerle somut hale gelmektedir.