--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 30.07.2026 10:00 19 okunma

Erdoğan Açıkladı: Türkiye Resmen Uluslararası Diplomasinin Kalbi Oluyor! Dev Zirveler Ankara'ya Akın Edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da açılışı yapılan havalimanı ve bağlantı yolları töreninde Türkiye'nin küresel diplomasi arenasında artan rolünü vurguladı. Ankara, peş peşe gerçekleşecek dev zirvelerle adından söz ettirecek.

Erdoğan Açıkladı: Türkiye Resmen Uluslararası Diplomasinin Kalbi Oluyor! Dev Zirveler Ankara'ya Akın Edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapımı tamamlanan Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları'nın açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'nın 25 ilçesindeki vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Erdoğan, projenin hayata geçmesinde emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkürlerini sundu. Tamamlanan pist, apron, taksi yolları ve Devlet Konukevi binası ile bağlantı yollarının Ankara, Türkiye ve havacılık sektörü için hayırlara vesile olmasını diledi.

2026 Zirveler Yılı: Türkiye'nin Küresel Arenadaki Yükselişi

Erdoğan, konuşmasında 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olduğunu belirterek, ülkenin her alanda en üst seviyelerde yer alma hedefinde kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Tüm kurum ve kadrolarıyla bu önemli senenin gerekliliklerini yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, Türkiye Yüzyılı vizyonuna giden yolda kimsenin Türkiye'nin hedeflerinden alıkoymasına, motivasyonunu kırmasına veya düzenini bozmasına izin vermeyeceklerini sert bir dille ifade etti. Sadece 85-86 milyon vatandaşı değil, kaderini Türkiye ile bir gören yüz milyonlarca kardeşin güçlü yarınları için mücadele ettiklerini söyledi.

Ankara Ev Sahipliği Yapacak Dev Uluslararası Zirveler

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklere de değinen Erdoğan, Haziran ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu'nun başarısına dikkat çekti. Devamında, Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi'nin Türkiye'de toplanacağını duyurdu. Kasım ayında ise 197 ülkeden 100 bini aşkın katılımcının beklendiği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları'nın 31.'sinin gerçekleştirileceğini belirtti. Ancak en dikkat çekici duyuru, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapılacak olmasıydı. Bu durum, Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumunun her geçen gün güçlendiğinin bir göstergesi.

Türkiye'nin Çekim Merkezi Rolü ve Ankara'nın Önemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sadece ev sahipliği yapacağı etkinliklerle değil, aynı zamanda yabancı heyet ziyaretlerindeki artışla da önemli bir çekim merkezi haline geldiğini belirtti. Özellikle Başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumunun her yıl daha da güçlendiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya gelen yabancı heyetlerin sayısında da gözle görülür bir artış yaşandığını söyledi. Sadece 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye'nin, Ankara, İstanbul ve Antalya gibi şehirleriyle artık uluslararası diplomasinin kalbinin attığı yer konumuna geldiğini ifade etti. Buna ek olarak Ankara'nın artan nüfusu ve gelişen sanayisinin, şehre yapılan her türlü yatırımın değerini daha da artırdığına dikkat çekti.

Esenboğa Havalimanı'nda Yüzde 400'lük Yolcu Artışı ve Yeni Terminalin Katkıları

Konuşmasında havalimanı trafiğiyle ilgili de önemli rakamlar paylaşan Erdoğan, 9 günlük bayram tatili süresince toplam 51.962 uçak trafiği ile 7 milyon 618 bin 100 yolcuya hizmet verildiğini açıkladı. Esenboğa Havalimanı'nın bu dönemde 2.557 uçuş ve 382 bin yolcu ile ülkenin en yoğun dördüncü havalimanı olduğunu belirtti. Erdoğan, 20 yıl önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı'nın, bugün yıllık yaklaşık 15 milyon yolcuya hizmet verdiğini söyleyerek, bu büyük artışın çevre yolu ve havalimanı güzergahında yarattığı trafik sıkışıklığına da dikkat çekti. Yeni Ankara Havalimanı tesislerinin hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem hava hem de kara yolu trafiğinde rahatlama yaşanacağını umduğunu dile getirdi.

Tarihi Bir Miras Yeniden Hayat Buldu: Ankara Havalimanı Modernize Edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı'nın sadece yeni bir proje olmadığını, aynı zamanda havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eserin ihya edildiğini vurguladı. 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın merkezi olan havalimanının, yeni yüzü ve imkanlarıyla yeniden ayağa kalktığını belirtti. Pist uzunluğunun 2.450 metreden 3.000 metreye, pist genişliğinin ise 42 metreden 60 metreye çıkarıldığı bilgisini paylaştı. Toplam 15.000 metrekarelik 2 adet dönüş cebi ve 160.000 metrekarelik yeni apron alanı ile 44 uçağın eş zamanlı park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturulduğu kaydedildi. Pist, apron ve taksi yolları ile toplam 60.000 metrekare kaplamalı imalat yapıldığı, tüm taksi yollarının yenilendiği ve aydınlatma sistemlerinin Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) standartlarına göre modernize edildiği bilgisi verildi. Ayrıca 4.800 metrekare kapalı alana ve 330 araç kapasiteli otoparka sahip Devlet Konukevi'nin de inşa edildiği bildirildi. Bu kapsamlı çalışmalarla Ankara Havalimanı'nın, genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmi uçuşlara hazır hale getirildiği belirtildi.

Başkent Havacılık Köprüsü ve Bağlantı Yolları Tamamlandı

Törende hizmete sunulan diğer önemli yatırımlar arasında Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yolları yer aldı. 140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprüsü'nün yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edildiği ve 10.000 tonluk tabliyesiyle Türkiye'de bir ilk olarak uygulanan bir teknolojiyle yapıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu yeni yapılar, havalimanına ulaşımı kolaylaştırarak, şehir içi ve şehirlerarası trafiğe önemli bir rahatlama sağlayacak.

Hakan Yılmaz

Hakan Yılmaz

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Ekonomi 12.09.2026 19:15 4 okunma

Sinemada Yapay Zeka Devrimi: Diesel'ın Kurucusunun Hayatı Ekranlarda Yeniden Yazıldı!

Venedik Film Festivali'nde prömiyeri yapılan 'Be Brave' belgeseli, yapay zeka ile yeniden yaratılan sahneleriyle sinema dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı. Diesel'ın efsanevi kurucusu Renzo Rosso'nun hayatını anlatan film, teknolojinin sanattaki sınırlarını zorluyor.

Sinemada Yapay Zeka Devrimi: Diesel'ın Kurucusunun Hayatı Ekranlarda Yeniden Yazıldı!

Sinema dünyası, Venedik Film Festivali'nde gösterime giren 'Be Brave' adlı belgeselle birlikte yapay zeka (YZ) teknolojisinin yaratıcı potansiyelini keşfetmeye başladı. Moda devi Diesel'ın renkli kurucusu Renzo Rosso'nun sıra dışı hayat hikayesini anlatan bu yapım, teknolojinin sanatsal anlatıdaki rolüne dair önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor. İtalyan yönetmen Francesco Carrozzini'nin imzasını taşıyan belgesel, gerçek röportajlar ve arşiv görüntülerini, YZ tarafından üretilen sahnelerle ustaca harmanlayarak izleyiciye sunuyor.

Yapay Zekanın Sanatsal Dokunuşu: Gerçekle Kurgu Arasındaki Sınır

Filmin en dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekanın yarattığı görsellerin gerçekliğe olan inanılmaz yakınlığı. Belgeseli izleyenler, hangi sahnelerin gerçek hangi sahnelerin ise dijital ortamda yeniden yaratıldığını ayırt etmekte zorlanabilecek. Bu durum, YZ'nin görsel sanatlar ve sinema alanındaki hızla gelişen yeteneklerini gözler önüne sererken, aynı zamanda yaratıcılık ve otantiklik üzerine de önemli soruları beraberinde getiriyor. Yönetmen Carrozzini, belgeselin tamamında YZ teknolojisini kullandıklarını belirtirken, özellikle Renzo Rosso'nun çocukluk gibi günümüze ulaşan görsel kaydının bulunmadığı dönemlerin dijital olarak yeniden canlandırılması büyük yankı uyandırdı. Rosso'nun çocukluk anılarını dijital ortamda konuşurken görmek beni çok duygulandırdı. ifadeleriyle duygularını dile getiren Rosso, teknolojinin hayatına kattığı bu yeni boyuttan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İlginç bir şekilde, belgeselde Rosso'nun gerçek görüntülerinin kullanıldığı iddia edilen sahneler bile, YZ'nin ustaca dokunuşlarıyla daha da geliştirilmiş görünüyor.

Sektörde YZ Endişeleri ve Geleceğe Bakış

Yapay zeka, eğlence ve yaratıcılık sektörlerindeki istihdam üzerindeki potansiyel etkileriyle küresel ölçekte tartışma yaratmaya devam ediyor. Venedik Film Festivali de bu hassas gündemi masaya yatırdı. Ünlü Amerikalı oyuncu George Clooney gibi isimlerin yanı sıra birçok yönetmen ve oyuncu, teknolojinin getirdiği risklere dikkat çekerek temkinli bir yaklaşım çağrısında bulundu. Belgeselin yapımcısı Lorenzo Mieli ise endişeleri kabul etmekle birlikte, sektörün yapay zekayı tamamen reddetmek yerine ona adapte olması gerektiğini vurguladı. Mieli'ye göre, teknolojinin kötüye kullanımını önlemek, bazı mesleklerin ortadan kalkmasını engellemek ve yapay zekanın etkili bir şekilde yönetilmesini sağlamak büyük önem taşıyor. Bu teknolojinin derinlemesine anlaşılması gerektiğini belirten Mieli, gelecekte yapay zekanın sadece sanatsal bir araç olarak konumlanmasını umduğunu ifade etti. Renzo Rosso da yapay zekanın sanatçıların yerini alacağı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, Yaratıcılığın yerini kesinlikle makine alamaz. İnsanlar temel olmaya devam ediyor. şeklinde konuştu. Rosso, geçmişte faks makineleri ve e-ticaret gibi yenilikçi teknolojileri benimseyen ilk isimlerden biri olarak, kendisini teknolojiye öncülük eden bir girişimci olarak tanımlıyor.

Diesel'ın İkonik Yolculuğu ve Rosso'nun Vizyonu

Renzo Rosso'nun hayatı, İtalya'nın kırsalında küçük bir kot pantolon atölyesinden küresel bir moda imparatorluğuna uzanan başarılı ve ilham verici bir öykü sunuyor. Alışılmışın dışında riskler almasıyla tanınan Rosso, başlangıçta hayat hikayesinin filme çekilmesine mesafeli yaklaşsa da, belgeselde yapay zeka kullanılacağı bilgisiyle projeye büyük bir ilgiyle dahil oldu. Diesel markasının bugünlere gelmesinde Rosso'nun cesur adımları ve vizyoner yaklaşımı kilit rol oynadı. 'Be Brave' belgeseli, festivalde yarışma dışı olarak gösterilerek, yapay zeka ve sinemanın geleceği hakkında önemli bir tartışma zemini oluşturdu. Gerçek röportajların da yer aldığı filmde, moda dünyasının tanınmış isimleri Anna Wintour ve John Galliano gibi isimlerin görüşleri de stilize edilmiş arka planlar eşliğinde sunuldu. Bu durum, teknolojinin geleneksel anlatım biçimleriyle nasıl bütünleşebileceğinin çarpıcı bir örneğini teşkil ediyor.

Teknoloji 12.09.2026 18:45 5 okunma

Rusya'dan Akıllara Durgunluk Veren Hamle: 800 Km Menzilli Yeni Balistik Füze Geliyor!

Ukrayna istihbaratı, Rusya'nın menzili 800 kilometreye ulaşabilen yeni bir balistik füze üzerinde çalıştığını ve yıl sonuna kadar testleri tamamlamayı hedeflediğini duyurdu. Bu gelişme, Rusya'nın stratejik füze kapasitesini önemli ölçüde artırma potansiyeli taşıyor.

Rusya'dan Akıllara Durgunluk Veren Hamle: 800 Km Menzilli Yeni Balistik Füze Geliyor!

Ukrayna Savunma Bakanlığı Ana İstihbarat Müdürlüğü (HUR), Rusya'nın savunma sanayii alanında kaydettiği son gelişmelere dair dikkat çekici bir rapor yayımladı. Rapora göre, Rusya Federasyonu, 800 kilometreye kadar menzile sahip yeni bir balistik füze geliştirme çalışmalarında sona yaklaştı. Ukrayna-NATO Parlamentolararası Konseyi toplantısında bir sunum gerçekleştiren HUR Başkan Yardımcısı Vadym Skibitskyi, söz konusu füzenin nihai testlerinin bu yılın sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını belirtti.

Stratejik Kapasiteyi Artıran Hamle

Skibitskyi, yaptığı açıklamada, bu testlerin, füzenin geliştirme sürecinin son aşamasını oluşturacağını ve Rusya'nın füzenin gerçek operasyonel koşullardaki performansını bu süreçte değerlendirmesini hedeflediğini vurguladı. Bu yeni balistik füzenin geliştirilmesi, Rusya'nın uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerini önemli ölçüde genişletebilecek bir adım olarak görülüyor. 800 kilometrelik bir menzil, mevcut kısa ve orta menzilli füze sistemlerine kıyasla coğrafi olarak çok daha geniş bir alanı tehdit etme potansiyeli anlamına geliyor. Mobil bir fırlatıcı sistemiyle kullanılması durumunda, füzenin farklı bölgelerden geniş bir coğrafyayı kapsayan hedeflere karşı etkili olabileceği öngörülüyor.

'Zircon' Bağlantısı Doğrulanmadı: Spekülasyonlar Devam Ediyor

Yeni füzenin hangi teknolojik altyapıya dayanacağı konusunda henüz kesinleşmiş bilgiler bulunmuyor. Ancak bazı Ukrayna kaynaklarında, bu sistemin yüksek hızlı hipersonik füzesi 3M22 Zircon'un bir türevi veya geliştirilmiş bir versiyonu olabileceğine dair değerlendirmeler yer alıyor. Buna karşın, Ukrayna istihbaratının yaptığı resmi açıklamada füzenin doğrudan Zircon olduğu belirtilmedi. Bu durum, Zircon ile olan potansiyel bağlantının şu an için bir istihbarat değerlendirmesi veya spekülasyon olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu iddialar, Ukrayna'nın geçtiğimiz ağustos ayının sonunda Zircon füzesine ait yeni teknik bilgileri kamuoyuyla paylaşmasının ardından daha fazla önem kazanmıştı. HUR, daha önce 3M22 Zircon'un üretim zinciri ve kritik bileşenleri hakkında detaylı bilgiler paylaşmıştı.

Rusya'nın Füze Üretimindeki Artış Eğilimi

Bu yeni 800 kilometrelik balistik füze iddiası, Rusya'nın genel balistik füze üretimini artırdığı bir döneme denk geliyor. Ukraynalı savunma analistleri, Moskova'nın, İskender-M taktik balistik füze sistemlerinde kullanılan 9M723 füzelerinin yanı sıra, Kuzey Kore üretimi KN-23/KN-24 ve Zircon gibi çeşitli füze sistemlerini Ukrayna topraklarına yönelik saldırılarda aktif olarak kullandığını belirtiyor. Ukrayna istihbaratının raporlarına göre, Rusya'nın sadece mevcut sistemlerini çeşitlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda uzun menzilli füze üretimini de artırmaya odaklandığı ve mevcut sistemlerinin operasyonel menzilini genişletmek için çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor. Eğer geliştirilen bu yeni 800 kilometrelik balistik füzenin testleri başarıyla tamamlanırsa, Rusya'nın Ukrayna'nın daha derinlerindeki stratejik hedeflere yönelik balistik füze kabiliyetlerinin kayda değer ölçüde güçlenmesi bekleniyor. Ancak, füzenin kesin tasarım detayları, fırlatma platformu, taşıyabileceği savaş başlığı türü ve gerçek operasyonel menzili gibi konularda Rusya tarafından doğrulanmış kapsamlı teknik bilgiler henüz kamuoyuna sunulmuş değil.

Ekonomi 12.09.2026 17:15 4 okunma

Borsa Yatırımcıları Dikkat! Yeni Fiili Dolaşım Oranları Tarih Veriyor: İşte Detaylar!

Milletlerarası Takas ve Saklama Bankası (MKK), borsada işlem gören şirketlerin fiili dolaşımdaki pay oranlarını hesaplamak için yeni bir metodolojiye geçiyor. 14 Eylül'den itibaren VAP ve KAP üzerinden erişilebilecek bu güncellemeler, yatırımcıların piyasa şeffaflığını artırmayı hedefliyor.

Borsa Yatırımcıları Dikkat! Yeni Fiili Dolaşım Oranları Tarih Veriyor: İşte Detaylar!

Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin halka açıklık oranlarını belirleyen fiili dolaşım oranlarına ilişkin önemli bir güncelleme yapılıyor. Milletlerarası Takas ve Saklama Bankası (MKK), Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı kararlar doğrultusunda, yeni bir hesaplama metodu ile fiili dolaşımdaki pay oranlarını yatırımcıların erişimine sunacak. Bu yenilik, piyasa şeffaflığını artırarak yatırım kararlarını daha sağlam temellere oturtmayı amaçlıyor.

Yeni Veri Dönemi Başlıyor: Yatırımcılar İçin Neler Değişecek?

MKK tarafından yapılan duyuruya göre, borsada işlem gören şirketlerin fiili dolaşımda bulunan pay oranları ve adedi, 14 Eylül 2026 tarihinden itibaren VAP (Veri Analiz Platformu) üzerinde bulunan “Saklama Verileri > Fiili Dolaşım Raporu” sayfasından takip edilebilecek. Bu yeni hesaplama metodu, özellikle 11 Eylül 2026 ve sonrasına ait verileri kapsayacak. Yatırımcılar artık, hisse senetlerinin ne kadarının halka açık olduğunu daha güncel ve detaylı bir şekilde öğrenebilecek. Bu durum, özellikle portföy yönetiminde ve hisse senedi seçimlerinde önemli bir veri noktası oluşturacak. Ayrıca, bu veriler Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinde de şirketlerin genel bilgi sayfalarında erişilebilir hale getirilecek.

SPK'dan Devrim Niteliğinde Adımlar: Pay Sahipliği Kuralları Yeniden Şekilleniyor

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) bu alanda aldığı kararlar, piyasalarda önemli bir dönüşümün habercisi niteliğinde. SPK, yakın zamanda aldığı kararlarla, borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği bildirim yükümlülüğü sınırını %3 olarak belirledi. Bu karar, küçük yatırımcıların da haklarının daha iyi korunmasını ve piyasa manipülasyonlarının önüne geçilmesini hedefliyor. Eski uygulamada, fiili dolaşımdaki pay oranı genellikle daha yüksek oranlarda takip ediliyordu. Ancak yeni düzenleme ile birlikte, daha düşük oranlarda bile pay sahipliği bildirimleri zorunlu hale gelecek. Bu, piyasa katılımcılarının daha dikkatli olmasını gerektirecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Dolaylı Pay Sahipliği Verileri ve Anlık Güncelleme Sistemi

Yeni düzenlemeler kapsamında, doğrudan %3 ve üzeri paya sahip gerçek ve tüzel kişiler ile serbest fonlar dahil dolaylı yoldan %10 ve üzeri paya sahip gerçek ve tüzel kişileri gösteren tablolar MKK tarafından anlık olarak güncellenecek. Bu sistem, piyasadaki büyük oyuncuların hareketlerini daha yakından izleme imkanı sunacak. Ancak MKK, bu dolaylı pay sahipliği verilerinin, pay alım teklifi yükümlülüğü gibi konularda doğrudan esas alınamayacağını belirtti. Bu verilerin temel amacının, malvarlıksal hakların oranına ilişkin bilgi sunmak olduğu vurgulandı. Dolayısıyla, bu veriler bir gösterge niteliğinde olacak, ancak hukuki sonuçları farklı düzenlemelerle belirlenecek.

Fiili Dolaşım Oranı Ne Anlama Geliyor?

MKK'nın açıklamalarına göre, “fiili dolaşımdaki pay” kavramı, artık “halka açıklık oranını gösteren temel kavram” olarak tanımlanacak. Bu tanım, piyasalardaki şeffaflığı daha da artıracak. Fiili dolaşımdaki pay oranının hesaplanma yöntemi ise şöyle açıklanıyor: MKK'nın izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanan fiili dolaşımdaki pay adedinin, MKK'nın takip edebildiği toplam pay adedine bölünmesi suretiyle elde edilecek. Bu net ve anlaşılır hesaplama yöntemi, yatırımcıların hisse senetlerinin gerçek serbest piyasa değerini daha doğru anlamalarına yardımcı olacak. Bu değişikliklerin, uzun vadede Türk sermaye piyasalarının daha güvenilir ve cazip hale gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Spor 12.09.2026 16:45 4 okunma

Fenerbahçe'de İsmail Kartal Depremi! İstifa Kararı Yerine Getirildi, Yerine Kim Geliyor?

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın Roma maçı sonrası ani istifası kabul edilmedi, ancak deneyimli çalıştırıcı kararından dönmedi. Takımın başına geçici olarak kimin geçeceği belli oldu.

Fenerbahçe'de İsmail Kartal Depremi! İstifa Kararı Yerine Getirildi, Yerine Kim Geliyor?

Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğunda yaşanan belirsizlik, dün akşam oynanan Roma maçı sonrası beklenmedik bir gelişmeyle doruğa ulaştı. UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki kritik mücadele sonrasında İsmail Kartal'ın istifa kararı, camiada şok etkisi yarattı. Başkan Aziz Yıldırım'ın ilk etapta istifasını kabul etmediği Kartal'dan sürpriz bir hamle daha geldi.

Kartal Kararından Dönmedi: Zorlu Görüşmeler Sonuçsuz Kaldı

Samandıra Can Bartu Tesisleri'ne gelmeyen ve antrenmanda yer almayan deneyimli teknik adamın bu tutumu üzerine harekete geçildi. Fenerbahçe Futbol Direktörü Oğuz Çetin, apar topar Anadolu Kavağı'ndaki İsmail Kartal'ın evine gitti. Tecrübeli çalıştırıcı ile uzun süren bir görüşme yapıldı. Tüm ikna çabalarına rağmen, İsmail Kartal'ın istifa kararından geri dönmediği ve bu konudaki kesin tavrını sürdürdüğü öğrenildi. Bu durum, sarı-lacivertli ekipte teknik direktörlük belirsizliğini daha da artırdı.

Yeni Dönem Başlıyor: Geçici Teknik Patron Belli Oldu

İsmail Kartal'ın ayrılık kararının kesinleşmesinin ardından gözler, takımın başına kimin geçeceğine çevrildi. Fenerbahçe'den yapılan bilgilendirmeye göre, geçici süreyle takımın sorumluluğunu yardımcı antrenör Dirk Kuyt üstlenecek. Hollandalı teknik adamın, pazartesi günü deplasmanda oynanacak Gaziantep FK maçında takımın başında yer alacağı belirtildi. Bu beklenmedik görevlendirme, özellikle taraftarlar arasında merak uyandırdı.

İstifanın Ardındaki Şok Neden: Su Şişesi Olayı

Yaşanan bu gelişmelerin temelinde yatan sebep ise oldukça çarpıcı. Fenerbahçe'nin Roma ile oynadığı Şampiyonlar Ligi maçı sırasında, tribünden İsmail Kartal'a bir su şişesi fırlatılmasının, deneyimli hocanın ani istifa kararında başrol oynadığı öğrenildi. Başkan Aziz Yıldırım, maç sonrası yaptığı açıklamada bu durumu net bir şekilde dile getirerek, 'Bu akşam tribünden İsmail Kartal'ın kafasına su şişesi atıldı. Sebep bu.' ifadelerini kullanmıştı. Bu olayın, Kartal'ın kariyerindeki önemli bir dönüm noktası olduğu düşünülüyor.

Kartal'dan Veda Mesajı: 'Asla Geri Dönmemek Kaydıyla'

İstifası sonrası İsmail Kartal'ın, '3 aydır buradayım. Sezon başından bugüne kadar oyuncularımla yapmış olduğum antrenmanlar, kamplar... Başkan ve yöneticiler bize her konuda yardımcı olmaya çalıştılar. Çok güzel günlerdi. Bu akşam ben görevimden istifa ediyorum. Bir daha asla geri dönmemek kaydıyla. Oyuncu kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Kulübün önünü açmak için böyle bir karar aldım.' şeklindeki sözleri, ayrılığın ne denli kesin olduğunu gözler önüne serdi. Kartal'ın bu vedası, takım içindeki motivasyon ve geleceğe dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Başkan Yıldırım'dan Sert Tepki: 'Camianın Değerlerine Kimse Sahip Çıkmıyor'

Başkan Aziz Yıldırım ise İsmail Kartal'ın istifasına yönelik yaptığı açıklamada, olayın ani geliştiğini ve kendilerinin de hazırlıksız yakalandığını belirterek, tepkisini ortaya koydu. Yıldırım, 'İstifa edeceğinden haberim olsa gelir miydim buraya? Hiçbirimizin haberi yoktu. Niye mi istifa etti? Camianın değerlerine kimse sahip çıkmıyor. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne kaldı diye 'tükaka' oldu. Fenerbahçe niye kaldı diye bir anlayış geziyor.' diyerek, bazı kesimlerin takıma ve kulübe karşı sergilediği tavrı sert bir dille eleştirdi. Yıldırım, taraftarın takıma olan yaklaşımını ve beklentilerini de sorgulayarak, 'Herkes başkan, yönetim, antrenörün yerine karar veriyor. Böyle bir şey yok!' şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, Fenerbahçe'de yaşananların sadece sportif değil, aynı zamanda duygusal ve sosyolojik boyutları olduğunu da gösteriyor.

Spor 11.09.2026 01:45 5 okunma

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal İddiası: 'Kafasına Şişe Atanlara Kulüp Sahip Çıkar mı?'

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, teknik direktör İsmail Kartal'ın görevine devam edeceğini açıkladı. Yıldırım, Kartal'a yönelik yapılan baskıları ve kafaına şişe atılması olayını kınayarak camiayı birlik olmaya çağırdı.

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal İddiası: 'Kafasına Şişe Atanlara Kulüp Sahip Çıkar mı?'

Fenerbahçe'nin çiçeği burnunda başkanı Aziz Yıldırım, takımın teknik direktörü İsmail Kartal ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Roma ile oynanan ve 1-1 berabere biten maçın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldırım, Kartal'ın istifa kararını ve bu kararın ardındaki nedenleri çarpıcı ifadelerle değerlendirdi. Yıldırım, 'İsmail'in halini gördünüz. Bu kadar sıkıntıya insan dayanabilir mi?' diyerek, teknik direktörün maruz kaldığı baskıya dikkat çekti.

Camianın Baskısı ve İsmail Kartal'ın Durumu

Başkan Aziz Yıldırım, özellikle sosyal medyadaki olumsuz yorumların teknik direktör üzerindeki etkisine vurgu yaparak, 'Benim sosyal medyam yok. Bu yüzden rahatım ama sosyal medya hesabı olanlar var. Yazdıklarınızdan etkileniyorlar. Lütfen doğru olanları yazın.' çağrısında bulundu. Kartal'ın yaşadığı en çarpıcı olaylardan birinin, maç sırasında kafasına su şişesi atılması olduğunu belirten Yıldırım, bu durumun kendisini derinden üzdüğünü ifade etti. Bu olayın İsmail Kartal'ın istifa kararında önemli bir etken olduğunu dile getiren Yıldırım, 'Ondan dolayı üzüntülü. Sebep bu.' dedi.

Şampiyonlar Ligi Başarısı ve Eleştiriler

18 yıl aradan sonra Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılmasının başlı başına bir başarı olduğunu savunan Aziz Yıldırım, bu durumu alkışlamak yerine eleştirenleri sert bir dille eleştirdi. 'Doğruları analiz edin. Oradan suçlama yapmayın. Mayıs ayı gelince görürsünüz.' diyen Yıldırım, '18 yıl sonra bir hoca ve yönetim UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılıyor. Bunu alkışlayacağınıza, gömüyorsunuz. Fenerbahçeliyim diyen yorumcuların hepsi Fenerbahçe'ye ihanet ediyor.' şeklinde konuştu. Camianın beklentilerini anlayışla karşıladığını ancak bazen bu beklentilerin gerçekçi olmadığını ima eden Yıldırım, 'Başarısızlık var diye geldik. Fenerbahçeliler ağlıyordu. Şimdi de çocuklar seviniyor.' sözleriyle mevcut durumu özetledi.

İsmail Kartal'ın Görevine Devam Edeceği Vurgusu

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, İsmail Kartal'ın görevine devam edeceğinin altını çizen Başkan Yıldırım, 'İsmail Kartal, görevinin başındadır. İsmail Kartal'a da bu camia sahip çıksın.' çağrısında bulundu. Kafasına şişe atılan bir teknik adama bu şekilde sahip çıkılamayacağını belirten Yıldırım, takımın Roma karşısında iyi bir oyun sergilediğini ve 1 puan aldığını hatırlattı. 'Sahada taktik savaşı vardı. Bunu görmemek ayıp.' diyerek, maçın analizinde yapılan eksikliklere dikkat çekti.

Tecrübe ve Baskıyla Başa Çıkma

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'ın istifa etme nedenlerini kendisiyle konuştuğunu ve teknik direktörün yoğun baskı altında olduğunu, hatta bu yüzden ilaç almak zorunda kaldığını öğrendiğini aktardı. Kendi başkanlık dönemindeki tecrübelerine atıfta bulunarak, 'İsmail Kartal, bizim evladımız. 20 senelik başkanlık dönemimde iki hoca hariç sezon bitmeden teknik direktörle yolları ayırmadım. Tecrübemiz olmasa biz de bu stresi kaldıramayız.' dedi. Kartal'ın istifasının kendileri için de sürpriz olduğunu belirten Yıldırım, 'Aniden istifa etti. Bunları siz yazıyorsunuz, adam da istifa ediyor. Adama çanak tutuyorsunuz. Herkes sosyal medyadan adama yükleniyor.' diyerek medya ve sosyal medyanın rolüne dikkat çekti.

Aile Olma Vurgusu ve Taraftara Çağrı

Fenerbahçe camiasının bir aile gibi hareket etmesi gerektiğini savunan Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'a doğrudan 'Devam edeceksin. dedim ve bitti.' diyerek net bir mesaj verdi. 'Ben onun büyüğüyüm. Biz bir aileyiz.' ifadeleriyle bu bağlılığı vurgulayan Yıldırım, 'Durum 1-1 ken kafasına şişe geldi. Oradan da taraftar anlamadan bağırıyor.' diyerek, taraftarların daha sağduyulu olması gerektiğini ima etti. Televizyonda yorum yapan bazı kişilerin insanları kulüpten uzaklaştırdığını belirten Yıldırım, 'Hiç kimse yalan haber yapmasın. Tenkit edin ama yalan yazmayın.' diyerek sözlerini noktaladı.