--° -- --/--°
Spor 25.09.2026 00:45 1 okunma

Anadolu Efes Sahadan Silindi! Barça Son Periyotta Maçı Çaldı: Sayı Seliyle Gelen Şok Yenilgi

EuroLeague'de sezonun ilk haftasında Anadolu Efes, deplasmanda Barcelona'ya karşı üstün götürdüğü maçı son çeyrekte verdiği basit hatalarla kaybetti. Lacivert-beyazlılar, 89-82'lik skorla sahadan mağlup ayrıldı.

Anadolu Efes Sahadan Silindi! Barça Son Periyotta Maçı Çaldı: Sayı Seliyle Gelen Şok Yenilgi

EuroLeague'in 2026-2027 sezonu start aldı ve basketbolseverler nefes kesen bir mücadeleye tanıklık etti. Avrupa'nın dev kulüpleri arasındaki rekabette ilk haftanın önemli maçlarından birinde temsilcimiz Anadolu Efes, deplasmanda İspanyol devi Barcelona ile karşı karşıya geldi. Maçın büyük bölümünde üstünlüğü elinde tutan lacivert-beyazlılar, ne yazık ki son periyotta rakibine teslim olarak sahadan 89-82 mağlup ayrıldı.

Maça Fırtına Gibi Başlangıç: Farkı Açtılar!

Karşılaşmaya her zamanki gibi yüksek enerji ve kazanma arzusuyla başlayan Anadolu Efes, ilk dakikalardan itibaren parkede üstünlüğünü hissettirdi. Maçın henüz 5. dakikasında skorda yakaladığı 14 sayılık avantajla (6-20) tüm dikkatleri üzerine çeken temsilcimiz, ilk periyodu da 25-16 gibi net bir skorla önde tamamlayarak sahadan galip ayrılacağının sinyallerini verdi. Bu dominant başlangıç, Anadolu Efes'in bu sezonki hedeflerine ne kadar ciddi yaklaştığını gösteriyordu.

Barcelona'dan Nefes Kesen Geri Dönüş ve Soyunma Odası Avantajı

Ancak EuroLeague, sürprizlere ve geri dönüşlere her zaman açık bir arena. İlk periyodun şokunu çabuk atlatan ev sahibi Barcelona, ikinci çeyrekte parkeye bambaşka bir kimlikle çıktı. Özellikle Dario Brizuela'nın müthiş skorer oyunuyla oyuna ortak olan Katalan ekibi, farkı eritmeyi başardı. Çekişmeli geçen periyodun sonunda ise soyunma odasına 45-44'lük bir sayıyla, sadece bir sayı farkla önde girmeyi başardı. Bu geri dönüş, maçın ikinci yarısı için büyük bir heyecanın habercisiydi.

Üçüncü Periyot: Dengeli Mücadele ve Anadolu Efes'in Direnişi

Üçüncü periyot, tam anlamıyla bir taktik savaşına sahne oldu. İki ekip de birbirine üstünlük kurmakta zorlanırken, parkede büyük bir çekişme yaşandı. Anadolu Efes, tecrübeli oyuncusu Dario Saric'in pota altındaki etkili oyunu ve kritik sayılarıyla takımını ayakta tutmayı başardı. Lacivert-beyazlılar, bu mücadelesini de sürdürerek son periyoda 67-63'lük bir üstünlükle girmeyi bildi. Dört sayılık fark, şampiyonluk adaylarından iki takım arasındaki mücadelede hala her şeyin mümkün olduğunu gösteriyordu.

Kritik Hatalar ve Barça'nın Maçı Çalan Son Periyodu

Maçın kaderini belirleyen dördüncü periyot ise tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Üstünlüğünü korumak için sahada mücadele eden Anadolu Efes, bu kritik bölümde yaptığı basit top kayıpları ve kaçırdığı sayılarla rakibine altın tepside fırsatlar sundu. Barcelona, özellikle maçın son bölümlerinde kritik şutları sayıya çevirmeyi başaran Brizuela ve Kevin Punter gibi yıldızlarının liderliğinde müthiş bir geri dönüşe imza attı. Anadolu Efes'in hatalarını iyi değerlendiren ev sahibi ekip, parkeden 89-82'lik galibiyetle ayrılmayı başardı.

Bireysel Performanslar ve Maçın Öne Çıkanları

Bu zorlu mücadelede Barcelona adına Dario Brizuela 20 sayı ile galibiyetin mimarlarından olurken, Kevin Punter 19 sayı ile ona eşlik etti. Anadolu Efes cephesinde ise Mike James 22 sayı ile en skorer oyuncu olurken, Dario Saric 17 sayıyla takımının direncini ortaya koydu. Ancak bireysel çabalar, takımın dördüncü periyottaki konsantrasyon kaybını önlemeye yetmedi.

EuroLeague'de İlk Hafta ve Gelecek Beklentileri

EuroLeague 2026-2027 sezonunun ilk haftasında alınan bu sonuç, Anadolu Efes için sezonun geri kalanı adına önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Sahada gösterilen mücadelenin ve ilk yarıdaki üstünlüğün, maçın son bölümlerinde rakibe kaptırılması, takımın özellikle maç sonu konsantrasyonu ve kritik anlardaki performansını gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Barcelona gibi güçlü bir rakibe karşı deplasmanda elde edilen yenilgi, ligin ne kadar çekişmeli geçeceğinin de bir göstergesi. Anadolu Efes'in önümüzdeki haftalarda bu yenilgiyi telafi ederek ligdeki iddiasını sürdürmesi bekleniyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Gündem 25.09.2026 01:45 0 okunma

Libya Ateş Hattında! Türkiye'den Küresel Arenada Kritik Hamle: Fidan'dan Çözüm Formülü Çıktı!

Dışişleri Bakanı Fidan, New York'ta Libya'nın geleceğine dair kritik bir toplantıya katıldı. Türkiye'nin barış ve istikrar mesajları verirken, küresel aktörlerden Libya'da kapsamlı bir destek talep edildi.

Libya Ateş Hattında! Türkiye'den Küresel Arenada Kritik Hamle: Fidan'dan Çözüm Formülü Çıktı!

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası'nda New York'ta bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası barış ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıyan 'Libya’da Barış, Birlik ve Refah İçin Uluslararası Destek' başlıklı üst düzey bir toplantıda boy gösterdi. Bu önemli buluşma, küresel aktörlerin Libya'daki mevcut durumu ele almak ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla bir araya gelmesinin altını çizdi.

Küresel Güçler Libya İçin Tek Çatı Altında Buluştu

Toplantıya, Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Fransa, İtalya, Katar, Mısır ve Suudi Arabistan gibi bölge ve dünya siyasetinde söz sahibi ülkelerin yetkilileri katıldı. Bu geniş katılımlı zirvede, öncelikli olarak Libya'daki BM siyasi süreci ele alındı. Ülkenin yeniden yapılanması ve istikrara kavuşması için atılması gereken adımların masaya yatırıldığı toplantıda, aynı zamanda Libya halkının refahı ve ekonomik kalkınması için stratejiler geliştirildi. Güvenlik başlığı altında ise, bölgedeki istikrarsızlığın önlenmesi ve kalıcı barışın tesisi için ortak hareket planları üzerinde duruldu.

Fidan'dan Bölgesel İstikrar Vurgusu ve Türkiye'nin Taahhütleri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantıdaki konuşmasında Libya'nın istikrar ve güvenliğinin tüm bölge için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'nin bu yöndeki aktif ve yapıcı rolünü sürdüreceğini belirtti. Fidan, geçtiğimiz ağustos ayında gerçekleştirdiği Trablus ve Bingazi ziyaretlerine atıfta bulunarak, Türkiye'nin 'Tek Libya' politikası çerçevesinde, ülkenin birliğini sağlayacak bir hükümetin kurulması yönündeki tüm girişimleri güçlü bir şekilde desteklediğini yineledi. Bu politika, Libya'nın kendi iç dinamikleriyle bütünleşerek, dış müdahalelerden arınmış bir gelecek inşa etmesi hedefine dayanıyor.

Libyalıların Sahipliği ve Uluslararası Diyalog Çağrısı

Bakan Fidan, uluslararası toplumun Libya'da ayrım gözetmeksizin tüm taraflarla ve aktörlerle diyalog kurmasının altını çizdi. Libyalıların kendi kaderlerini tayin etme hakkına vurgu yapan Fidan, atılacak her adımın Libyalıların kendi sahipliğinde ve öncülüğünde atılması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, dışarıdan dayatılan çözümler yerine, Libya halkının iradesine dayalı sürdürülebilir bir barış sürecini teşvik etmeyi amaçlıyor. Kapsayıcı bir diyalog ortamı, ülkenin farklı kesimlerinin bir araya gelerek ortak bir gelecek vizyonu oluşturması için kritik bir zemin hazırlayacaktır.

Ekonomik ve Güvenlik Kurumlarının Güçlendirilmesi İçin Türkiye'nin Rolü

Toplantıda ayrıca, Libya'nın temel kurumlarının güçlendirilmesine yönelik somut adımlar da ele alındı. Bakan Fidan, Türkiye'nin, Libya'da ekonomi ve güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi için yürüttüğü kapasite geliştirme desteklerini hız kesmeden sürdüreceğini belirtti. Türkiye, bu alanda edindiği tecrübe ve birikimi Libya ile paylaşarak, ülkenin yeniden yapılanma sürecinde kilit bir rol oynamaya hazır olduğunu gösterdi. Önümüzdeki dönemde de kalkınma ve güvenlik gibi stratejik alanlarda ihtiyaç duyulan destekleri sağlamaya devam edeceğinin altını çizen Fidan, Libya'nın refahı ve istikrarı için atılacak her adımda Türkiye'nin yanlarında olacağını taahhüt etti. Bu destekler, ülkenin ekonomik bağımsızlığını kazanması ve güvenli bir geleceğe adım atması için büyük önem taşıyor.

Gündem 25.09.2026 01:15 0 okunma

İklim İçin Kritik Köprü Açıldı: İlk Pilot Ülkeler Belli Oldu, Devler Sahaya İndi!

COP31 Başkanı ve Bakan Murat Kurum'un öncülüğünde New York'ta düzenlenen tanıtım toplantısıyla 'İklim Uygulama Köprüsü' pilot ülkeleri açıklandı. Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan'ın dahil olduğu program, taahhütleri somut sonuçlara dönüştürmeyi hedefliyor.

İklim İçin Kritik Köprü Açıldı: İlk Pilot Ülkeler Belli Oldu, Devler Sahaya İndi!

New York'ta Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ev sahipliğinde gerçekleşen tarihi bir toplantıda, iklim değişikliğiyle mücadelede çığır açacak yeni bir mekanizmanın temelleri atıldı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yönettiği 'COP31 İklim Uygulama Köprüsü (Bridge) Pilot Ülkeler Tanıtım Toplantısı'nda, küresel iklim hedeflerini hayata geçirme potansiyeli taşıyan ilk pilot ülkeler resmen duyuruldu.

Küresel İklim Mücadelesinde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Toplantıda, COP31'in temel felsefesi olan 'Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon' yaklaşımının altını çizen Bakan Kurum, bu stratejinin iklim hedeflerine ulaşmada kilit rol oynayacağını vurguladı. Kurum, "Diyalogla, farklı ulusal koşulları ve ihtiyaçları anlamamızı sağlayacağız. Uzlaşı ile ortak çözümler etrafında buluşacağız. Aksiyon ise hedeflerimizi insanların hayatında, şehirlerimizde ve ekonomilerimizde somut sonuçlara dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı. Bu üçlü sacayağı, iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkili ve kapsayıcı bir yol haritası çizilmesini amaçlıyor.

'Köprü' Mekanizması Nedir? Uygulamadaki Boşlukları Nasıl Dolduracak?

İklim Uygulama Köprüsü'nün (Bridge) nasıl işleyeceğine dair detaylı bir sunum yapan Başkan Kurum, bu mekanizmanın hayata geçirilmesindeki temel motivasyonun, ülkelerin iklim hedeflerini hayata geçirme konusundaki karşılaştığı engeller olduğunu belirtti. Birçok ülkenin iklim hedefleri, kalkınma öncelikleri ve sektörel stratejileri olmasına rağmen, bu planları uygulanabilir yatırım programlarına ve projelere dönüştürmekte zorlandığını dile getiren Kurum, "Projeleri finansmana ve somut sonuçlara dönüştürürken önemli güçlüklerle karşılaşıyorlar" dedi. Diğer yandan, Birleşmiş Milletler sistemi, kalkınma bankaları, iklim fonları, uluslararası finans kuruluşları, ikili ortaklar ve özel sektör gibi önemli finansal ve teknik destek kapasitelerinin mevcut olduğunu hatırlatan Kurum, "Ancak bu imkanlarla ülkelerin öncelikleri her zaman doğru zamanda ve doğru şekilde buluşamıyor. Köprü tam olarak bu boşluğa cevap vermeyi amaçlıyor" açıklamasında bulundu.

Fon Değil, Bir Uygulama Rehberi

Başkan Kurum, Köprü'nün yeni bir fon veya mevcut kurumlara alternatif bir yapı olmadığını özellikle vurgulayarak, mekanizmanın amacının iklim hedeflerini ulusal kalkınma öncelikleri ve finansman imkanlarıyla daha güçlü biçimde buluşturmak olduğunu ifade etti. "Uygulamanın önündeki darboğazları tespit etmek, ülkelerin yatırım hazırlığını güçlendirmek ve mevcut uluslararası destek ekosisteminden daha etkin yararlanmalarını sağlamak istiyoruz" diyen Kurum, Köprü'nün ülke odaklı bir girişim olduğunu, var olan kapasite ve destek imkanlarını uygulama etrafında daha güçlü bir şekilde buluşturmayı hedeflediğini belirtti. Temel amaç, taahhütleri uygulamaya, uygulamayı yatırıma ve yatırımı da somut sonuçlara dönüştürmek.

İlk Pilot Ülkeler Sahneye Çıktı: Hangi Ülkeler Aday Gösterildi?

Yapılan bilgilendirme sonrasında, İklim Uygulama Köprüsü ile çalışmaya başlayan ilk pilot ülke grubunun Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan olduğu açıklandı. Bu ülkelerin seçilmesinin, Köprü mekanizmasının gelecekteki şekillenmesinde de önemli bir rol oynayacağına dikkat çekildi. Kurum, "Bu ülkeleri yalnızca Köprü'den yararlanacak ülkeler olarak görmüyoruz. Onların deneyimleri, ihtiyaçları ve geri bildirimleri Köprü'nün nasıl şekilleneceğine de doğrudan katkı sağlayacak. Çünkü Köprü'yü ülkeler için olduğu kadar, ülkelerle birlikte şekillenen bir girişim olarak görüyoruz" dedi. Bu yaklaşım, küresel iklim mücadelesinde ortak akıl ve işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Finansman ve Ortaklıklar: İklim Hedeflerine Giden Yol

Bakan Kurum, uygulamanın en kritik unsurlarından birinin finansman olduğunu belirterek, iklim finansmanını bir amaç değil, taahhütlerle sonuçlar arasındaki bir köprü olarak gördüklerini ifade etti. Hükümetleri, uluslararası kuruluşları, kalkınma bankalarını, iklim fonlarını, yatırımcıları ve özel sektörü bu önemli süreçte ortaklık kurmaya davet eden Kurum, Antalya'ya giderken hedeflerinin sadece bir girişim başlatmak olmadığını, aynı zamanda ilk ülkelerle somut ilerleme kaydetmek, yeni ülkeleri sürece dahil etmek, finans ve kalkınma aktörlerinin katılımını güçlendirmek ve COP31 sonrasında da ülkelerin uygulama çabalarına hizmet edecek kalıcı bir miras bırakmak olduğunu sözlerine ekledi.

Toplantıda ayrıca, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, COP32 Başkanı ve Etiyopya Dışişleri Bakanı Dr. Gedion Timothewos, COP29 Azerbaycan Baş Müzakerecisi Dışişleri Bakan Yardımcısı Yalçın Rafiyev ve Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakan Yardımcısı Kushla Munro gibi önemli isimler de hazır bulundu. Bu katılım, projenin küresel düzeydeki önemini ve uluslararası alanda gördüğü ilgiyi pekiştirir nitelikteydi.

Gündem 25.09.2026 00:15 0 okunma

Suriye'de Türkçenin Rüzgarı Esiyor: Müfredata Girdi mi? AK Parti'den Çarpıcı Açıklama!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu'dan Suriye'deki Türkmenlerin durumu ve dil vurgusu. Müfredata Türkçe'nin dahil olup olmadığına dair önemli detaylar...

Suriye'de Türkçenin Rüzgarı Esiyor: Müfredata Girdi mi? AK Parti'den Çarpıcı Açıklama!

AK Parti'nin Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Suriye'deki Türkmenlerin ülkenin geleceğindeki kritik rolüne dikkat çekti. Zorlu, yaptığı önemli bir açıklamada, Türkmenlerin Suriye'nin asli ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayarak, onların birlik ve huzurun en büyük teminatlarından biri olduğunu belirtti.

Suriye'de Dil Politikaları Yeniden Şekilleniyor mu?

Suriye'de uzun yıllardır devam eden çatışma ortamının ardından yeniden yapılanma süreci tüm hızıyla devam ederken, bölgedeki demografik ve kültürel yapının korunması büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, AK Parti'nin üst düzey isimlerinden gelen bu açıklama, Suriye'nin kuzeyindeki Türkmen nüfusunun kültürel kimliklerini güçlendirmeye yönelik adımların bir işareti olarak yorumlanıyor. Kürşad Zorlu'nun ifadeleri, Türkiye'nin bölgedeki soydaşlarının hak ve menfaatlerini gözetme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle eğitim ve dil politikalarına yapılan vurgu, bölgede yaşayan Türkmen çocuklarının anadilini öğrenmesi ve Türk kültürünü yaşatması adına atılabilecek adımlara işaret ediyor.

Türkmenlerin Konumu ve Geleceği Hakkında Kritik Mesajlar

Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'nun sözleri, sadece dil ve eğitimle sınırlı kalmayıp, Türkmenlerin Suriye'deki siyasi ve sosyal hayattaki entegrasyonu ve temsiliyetine dair de önemli mesajlar içeriyor. Türkmenlerin, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarı için vazgeçilmez bir unsur olarak görülmesi, Ankara'nın bölgeye yönelik stratejik bakış açısını yansıtıyor. Bu durum, Türkiye'nin Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bölgedeki tüm unsurların haklarının korunması için çaba gösterdiğini gösteriyor. Zorlu, Türkmenlerin Suriye'nin demografik mozaiğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, onların huzur ve güven içinde yaşamalarının, Suriye'nin genel istikrarı için de hayati önem taşıdığını vurguladı.

Eğitimde Türkçe'nin Yeri: Müfredat Güncellemesi Beklentisi

Suriye'deki eğitim sisteminde Türkçenin müfredata ne ölçüde entegre edileceği konusu, kamuoyunda merak uyandıran bir diğer önemli başlık. Türkmen bölgelerindeki okullarda anadil eğitiminin güçlendirilmesi, uzun süredir gündemde olan bir talep. AK Parti'nin bu konudaki hassasiyeti ve Zorlu'nun açıklamaları, Suriye'deki eğitim müfredatlarında Türkçe'nin daha etkin bir şekilde yer alması yönünde önemli adımlar atılacağının sinyallerini veriyor olabilir. Bu tür adımlar, sadece dilin korunmasıyla kalmayıp, aynı zamanda Türkmen gençlerinin eğitim olanaklarını genişletecek ve kültürel bağlarını kuvvetlendirecektir. Yapılacak olası müfredat güncellemelerinin, bölgedeki eğitim kalitesini artırması ve Türkmen toplumunun sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye'nin Bölge Politikalarındaki Önceliği

Türkiye, Suriye'deki iç savaşın başladığı ilk günden bu yana bölgedeki siyasi ve insani gelişmeleri yakından takip etmiş, Türkmenlerin haklarının korunması konusunda aktif rol almıştır. Bu çerçevede, AK Parti'nin üst düzey yöneticilerinden gelen bu açıklamalar, Türkiye'nin Suriye'deki Türkmen varlığına verdiği önemi teyit etmektedir. Zorlu'nun ifadeleri, Türkiye'nin bölge politikalarının temelinde insani değerler ve kardeşlik bağlarının yer aldığını bir kez daha göstermiştir. Türkmenlerin kimliklerini koruyarak barış ve istikrar içinde yaşamaları, Türkiye için öncelikli bir konu olmaya devam edecektir. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel politikasının bir yansıması olarak, farklı etnik ve kültürel grupların uyum içinde bir arada yaşamasını teşvik etme amacı taşımaktadır.

Gündem 24.09.2026 03:15 4 okunma

Erdoğan'dan New York Çıkarması: Kritik Buluşmalar ve Çarpıcı Mesajlar Geliyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de Türk ve Müslüman toplulukların önde gelen kuruluşlarının düzenlediği önemli bir etkinlikte konuştu. New York'taki buluşmada dikkat çeken açıklamalara imza atıldı.

Erdoğan'dan New York Çıkarması: Kritik Buluşmalar ve Çarpıcı Mesajlar Geliyor!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurul görüşmelerinin yapıldığı New York'ta önemli temaslarda bulunuyor. Uluslararası platformda Türkiye'nin sesini yükselten ve Türk diasporasıyla bağlarını güçlendiren Erdoğan, bu kez TASC, UID, MÜSİAD ve USCMO gibi güçlü kuruluşların ortaklaşa düzenlediği bir etkinlikte kürsüye çıktı. Salı akşamı gerçekleşen bu önemli buluşma, ABD'deki Türk ve Müslüman toplumunun kanaat önderlerini bir araya getirirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajları büyük bir dikkatle takip edildi.

Ekonomi 24.09.2026 02:45 4 okunma

Sermaye Piyasasında Şok Operasyon: Fon Milyarlarca Lira Debe Bıraktı, 14 Kişi Tutuklandı!

İstanbul'da sermaye piyasalarında gerçekleştirilen devasa operasyonda Tera Holding ve iştirakleriyle bağlantılı 14 kişi tutuklandı. Fon paralarının zimmete geçirilip hisse senetlerini manipüle ettiği iddia edilen şüpheliler hakkında şok iddialar ortaya atıldı.

Sermaye Piyasasında Şok Operasyon: Fon Milyarlarca Lira Debe Bıraktı, 14 Kişi Tutuklandı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü kapsamlı soruşturma, sermaye piyasalarındaki karanlık yüzü aydınlattı. Yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan ve aralarında Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri ile önemli şirket sahiplerinin de bulunduğu 20 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14'ü hakkında tutuklama kararı verilirken, bazı isimler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Fon Paralarıyla Hisseler Mi Şişirildi? Milyarlarca Liralık Vurgunun Perdesi Aralanıyor

Soruşturmanın merkezinde yer alan iddialar, fonlarda toplanan paraların manipülatif işlemlerle şirket hisse senetlerinin değerini yapay olarak yükseltmek için kullanıldığı yönünde. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün ifadeleriyle soruşturmayı derinleştirdi. Savcılık, Tezmen'e fon paralarının kendi hisselerini şişirmek için kullanılıp kullanılmadığını, şirket sahiplerinden elden para alınıp alınmadığını ve yaklaşık 9 milyar liralık toplam değeri 620 milyar liraya çıkan şirketlerdeki şaşırtıcı yükselişin sırrını sordu.

Emre Tezmen ifadesinde, Tera Grubu'ndaki stratejik yatırım kararlarını kendisinin verdiğini ancak fonların hangi hisseleri alıp sattığıyla doğrudan ilgisinin olmadığını savundu. Fonların grup şirketlerinin hisselerini almasının hukuken yasak olmadığını ve fiyat artışlarının kendisine doğrudan bir menfaat sağlamadığını öne sürdü. Ancak savcılık, MASAK raporuna dayandırarak, Tezmen'in 28 Ağustos 2026'da Özen Kuzu'ya tek seferde gönderdiği 1 milyar 159 milyon 772 bin liralık işlemin detaylarını sorguladı. Tezmen bu işlemin Prive Sigorta'nın satın alınmasıyla ilgili olduğunu düşündüğünü ancak ayrıntıları hatırlamadığını belirtti.

Üst Düzey Yöneticilerden Şok İfadeler: Hakim Ortak İradesi Vurgusu

Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ise kritik bir detayı ortaya çıkardı. Öztürk, alınan kararlarda sadece portföy yöneticisinin tek başına hareket edemeyeceğini vurgulayarak, "Böyle bir kararı kendi başına alması mümkün değildir. Bu karar, hakim ortağın üst yöneticilerinin verdiği bir karar olup hakim ortağın iradesinin yansımasıdır" dedi. Bu ifadeyle, kararların üst düzey bir irade tarafından yönlendirildiği ve manipülatif işlemlerin organize bir şekilde gerçekleştirildiği iddiaları güçlendi.

Tera Yatırım'ın yaklaşık 1,4 milyar lira olan piyasa değerinin bir yılda 280 milyar liraya ulaşmasının nedeninin sorulması üzerine Emre Tezmen, bu durumu bir "şişme yükseliş" olarak görmediğini ve değerin hala ucuz olduğunu iddia etti. Savcılık, Tezmen'e Tera PYŞ'nin temerrüde düşmesi nedeniyle parasını alamayan binlerce vatandaşın mağduriyetinde kendisini sorumlu görüp görmediğini de sordu. Tezmen, yaşananlardan üzgün olduğunu ancak Tera'nın veya yöneticilerinin kusuru bulunmadığını savunarak, bir günde gelen yaklaşık 300 milyar liralık para çekme talebini piyasadaki panik havasına bağladı.

'Portföy Yöneticiliği Kağıt Üzerinde Kaldı' İddiası ve SPK İncelemesi

Alper Öztürk, ifadesinde portföy yöneticiliğinin sadece kağıt üzerinde formaliteden ibaret kaldığını belirterek, Vişne hisselerindeki işlemlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Çalışanları uyardığını ve söz konusu işlemlerin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) incelemesine tabi olduğunu söyledi. SPK'nın Tera PYŞ'den savunma istemesinin ardından Öztürk'ün, tüm portföy yöneticiliği görevlerinden ayrılma kararı aldığını anlattığı öğrenildi. Öztürk, 12 Ocak 2026'da görevlerinden ayrılmış olsa da, ifadesinin alındığı tarihte Tera Portföy'de danışmanlık görevine devam ettiğini ve yurt dışı bankalardan finansman sağlanması ile girişim sermayesi projelerinde destek verdiğini ifade etti. Bu durum, Öztürk'ün Tera Grubu ile olan çalışma ilişkisinin tamamen sona ermediğini gösterdi.

Tutuklanan 14 kişi arasında yer alan isimler şöyle: Abdulkadir Özkan, Bülent Uygun, Nihat Kırmızı, Gözde Hacıoğlu, Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Büşra Alçelik, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Halil İbrahim Ege, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey. Bu isimlerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Halil İbrahim Ege, Büşra Alçelik ve Gözde Hacıoğlu ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında 3 şüphelinin ise hakimlikteki sorgusunun sürdüğü bildirildi. Bu gelişme, sermaye piyasalarındaki güven ve şeffaflık adına önemli bir adım olarak yorumlanıyor.